Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/13069 E. , 2024/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2022/1852 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi taraf
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/13069 E. , 2024/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/318 E., 2022/1852 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/1852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (sanık lehine) ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığından beraatine karar verilmesi, meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığına ve sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ile mağdurun birbirlerini tanımadıkları, olay gecesi sokakta karşılaştıkları, aralarında tam olarak belirlenemeyen sebeple tartışma çıktığı, sanığın mağduru göğüs bölgesinden tek bıçak darbesi ile yaraladığı, mağdurun adlî muayene raporuna göre dalak alt poldeki yaralanmanın görüldüğü, ipek bağlarla arteriyol yaralanmasının stabil hale geldiği, parankim yaralanmasına splenorafi uygulandığı, sol toraksa tüp torakostomi uygulandığı, diyaframın onarıldığı, mağdurun hayati tehlike geçirdiği anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükmünün uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Mağdur ile sanığın birbirlerini tanımayıp aralarında öldürmeyi gerektirecek derecede husumet bulunmadığı, olay günü taraflar arasında bir sebeple çıkan tartışmada sanığın tek bıçak darbesi ile mağduru yaralaması, engel bir durum bulunmamasına rağmen sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu dikkate alınmadan sanığın neticesi sebebiyle ağırlamış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinde yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması yerine kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan suç vasfı nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/318 Esas, 2022/1852 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.