Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/13777 E. , 2023/6756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1011 E., 2022/1236 K. SUÇ : Tasarlayarak öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/13777 E. , 2023/6756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1011 E., 2022/1236 K. SUÇ : Tasarlayarak öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2020/173 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/1011 Esas, 2022/1236 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, suç vasfının nitelikli kasten öldürme olduğuna, sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, sübuta, haksız tahrikin derecesine ve takdiri indirime ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, suç vasfına, tasarlama olmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Maktul ...'in sanık ...'nin kardeşi, sanık ...'nin ise amcası olan ... ...yi 2012 yılında öldürmesi nedeniyle yargılandığı ve hapis cezası aldığı, maktulün Kartal Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, hükümlü izin belgesine göre 05.04.2018-12.04.2018 tarihleri arasında ceza infaz kurumundan izne ayrıldığı, CD İnceleme Tutanağı'nda yer alan görüntülere göre olay tarihinde maktul evinin önünde aracına bindiği esnada, aracının arkasında bulunan beyaz renkli Nissan Qashqai marka araçtan inen siyah maskeli şahıs tarafından silahla vurulduğu ve hayatını kaybettiği, yapılan araştırmada söz konusu aracın sanık ... adına kayıtlı olduğu, olay yerinde mermi kovan ve çekirdeklerinin ele geçirildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.05.2018 tarihli uzmanlık raporunda ele geçen kovan ve mermilerin 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun bildirildiği, Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 03.10.2018 tarihli otopsi raporunda detayları yer aldığı üzere "maktulün vücudunda 4 (dört) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası bulunduğunun, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, sternum ve kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin" bildirildiği, sanık ...'nin suçlamayı kabul ettiği, sanık ...'nin ise olay günü sabahından sonra kayıplara karıştığı, yakalama kararı çıkarılsa da ... bir süre bu kararın infaz edilemediği, soruşturma aşamasında beyanlarının alınamadığı,sanık ...'un olay esnasında yalnız olmadığının sabit olduğu, sanık ... eylemi Ahmad isimli bir şahısla birlikte gerçekleştirdiğini beyan etse de, sanık ...'ın olay sabahı kayıplara karışmasının, sabah evden yanına telefon almadan çıktığını beyan etmesinin ve kullanımında olan 0536 940 .. .. numaralı hattın en son olay günü sabah 07:48 sıralarında baz verdikten sonra bir daha baz bilgisi vermemesinin, aynı hattın olay tarihinden önce birkaç kez maktulün adresinin civarlarında keşif yapıyorcasına baz bilgisinin bulunmasının, olayda kullanılan aracın sanık ... adına kayıtlı olmasının ve yukarıda belirtildiği üzere tanıklar Pınar ve ...'in soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanık ...'ın kullanımında olduğu dile getirdikleri araçla uyumluluk göstermesinin, sanık ...'ın olay günü ortadan kaybolarak ... bir süre yakalamalı olmasının, hatta mahkûmiyetinin istendiği mütalaa sonrasında da konutunu terk etmemek şeklindeki adlî kontrol tedbirini ihlal edip karar celsesinde bulunmamasının tesadüf olamayacağı; sanık ...'ın sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek maktulün ceza evinden izne ayrıldığı zamanı haber aldıktan sonra belirli bir süre maktulün evinin civarlarını gözlemledikleri, olay günü maktul evden çıkmazdan bir süre önce olay yerine gelerek beklemeye başladıkları, maktul evden çıktığında da sanıklardan birisinin 34 SE 9489 plakalı sanık ...'ın aracından inerek yüzünde maske olacak biçimde eylemi gerçekleştirdiği ve sanıkların olay yerinden uzaklaştıkları, maktulün 2012 yılında sanık ...'ın kardeşi, sanık ...'un ise amcası olan ... Nuri Nişanci isimli şahsı öldürmesi nedeniyle haksız tahrik altında sanıkların bu eylemi tasarladıkları ve icra ettikleri, esasen sanık ...'un da gerçekte var olduğu dahî belli olmayan Suriyeli Ahmad isimli bir şahısla eylemi gerçekleştirdiğini ifade etmesinin ve bu noktada silahı kullanıp maktule ateş etmek fiilini icra eden konusunda yukarıda izah edildiği üzere çelişkili sözler sarf etmesinin, eylemi diğer sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini gizlemek maksadına yöneldiği kanaatine varıldığı ve bu yönde sanıkların cezalandırıldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Katılanlar vekilinin suç vasfının kan gütme saikiyle öldürme olduğuna, sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğine; sanık ... müdafiinin suç vasfına, tasarlama olmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine yönelen temyiz itirazları yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyaya konu öldürme eyleminden önceki öldürme olayına konu dosyadaki asli failin maktul olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla "öldürenin öldürülmesi" nin söz konusu olduğu, bu durumda ise sanığın münhasıran kan gütme saikiyle hareket edilemeyeceği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim düzeyinin isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Dosya içeriğine göre; sanık ...’ın, duruşmada, olay yeri olan maktulün evinin civarında dünürlerinin oturduğunu beyan ettiği, bu açıklamanın teyidi bakımından sanığın beyanının olay tarihi itibariyle gerçek olup olmadığının tespit edilmesi, suç tarihinde kullanılan otomobilin olay günü başka bir kameraya görüntü verip vermediğinin araştırılması şayet böyle bir görüntü mevcut ise söz konusu kayıtların temini ve maktulün hangi tarihlerde izinli olarak Cezaevinden çıktığı araştırılarak bu tarihlerde sanık ...'ın maktulün evi çevresinde dolaşıp dolaşmadığının HTS kayıtları ile karşılaştırılması ile tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi; Kabule göre de; 1. Sanık ...'ın, suçun işlenmesi sırasında sanık ...'un yanında bulunarak ona cesaret verdiği ve suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, kendisine ait otomobilin suçta kullanıldığı, park halindeki otomobilden hiç inmediğinden olayın oluşunda müşterek bir hakimiyetinin bulunmadığı, bu şekilde sanık ...'un maktule yönelik eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kaldığı gözetilmeden, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında müşterek fail sıfatıyla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Maktulden kaynaklanan ve sanığın kardeşini öldürmekten ibaret haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği dikkate alındığında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari düzeyden uzaklaşılarak bir indirim yapılması gerekirken asgari düzeyde (24 yıl) bir indirim uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/1011 Esas, 2022/1236 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/1011 Esas, 2022/1236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.