Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/2548 E. , 2022/9006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevin ifası sırasında birden fazla kişiyi aynı kastla yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarih, 2016/272 Esas ve 2019/255 sayılı kararı ile; sanıklar hakkında maktullere yöne
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/2548 E. , 2022/9006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevin ifası sırasında birden fazla kişiyi aynı kastla yaralama sonucu ölüme neden olma HÜKÜM : ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarih, 2016/272 Esas ve 2019/255 sayılı kararı ile; sanıklar hakkında maktullere yönelik görevin ifası sırasında birden fazla kişiyi aynı kastla yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından açılan kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı mülga TCK’nin 102/4, 104/2, CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine dair karar. TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ...müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... ... müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... vekilleri, katılan ... vekili TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümlerin sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ..., ..., ..., Sidar Çam, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... vekilleri, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın yapılan temyiz incelemesinde; Gereği görüşülüp düşünüldü: Bir kısım sanık müdafilerinin hüküm türü gözetildiğinde yasal şartları oluşmadığından, bir kısım katılanlar vekilinin ise hak ve yetkisi bulunmadığından duruşma istemlerinin CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; sanık ... yönünden suç tarihinden önce ölen dava dışı aynı ad ve soyadlı bir başka kişiye ait nüfus kaydının yazılması, sanıklar ... (eski soyadı Karpuz) ve ...’in (eski soyadı Güngörmez) soyadlarını değiştirdikleri, ancak hem eski hem yeni soyadlarıyla mükerrer olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak görülmüştür. Sanıklar ..., ..., ..., ... (eski soyadı ...), ..., ..., ... hakkında maktul ...’e yönelik 12/07/2001, sanık ... hakkında ise 04/01/2002 tarihli iddianameler ile anılan maktule yönelik 765 sayılı mülga TCK’nin 450/3. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davalarında (... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/264 sayılı dosyasında bozma üzerine verilen birleştirme kararı ile) ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2014 tarih ve 2007/383 Esas, 2014/256 Karar sayılı kararıyla kurulan beraat hükümlerinin Dairemizin 11/05/2016 tarih ve 2015/5344 Esas, 2016/2498 Karar sayılı bozma ilamı öncesi temyiz edilmeksizin kesinleşmiş oldukları halde, mahkemece bu kişilerin sanık olarak yazılması ve hüküm fıkrasında isnat edilen eylemlere yönelik haklarında hüküm kurulan sanıkların belirtilmemesi de dikkate alınarak anılan sanıklar hakkında kurulan kamu davalarının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin kararı hukuki değerden yoksun kabul edilmiş ve bu kapsamda sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri de inceleme dışı bırakılmıştır. Tebliğnamede sanık olarak belirtilen, ... ve ...’in soyadlarını değiştirmiş olmaları nedeniyle mükerrer yazılması, sanıklar ... (eski soyadı ...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin ise önceden kesinleşmiş olması nedeniyle, anılan sanıklar hakkında temyiz incelemesine konu hüküm bulunmaması nedeniyle inceleme dışı bırakılmış; mahkemenin, temyiz incelemesine konu sanıkların maktullere yönelik eyleminin vasfının tayini hususundaki kabul, takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan bozma öneren düşünceye de iştirak edilmemiştir. Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içerikleri dikkate alınarak, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ... hakkında maktullere yönelik görevin ifası sırasında birden fazla kişiyi aynı kastla yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından açılan kamu davasının 765 sayılı mülga TCK’nin 102/4, 104/2, CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine dair hükümleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde; 1) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ...’a isnat edilen suç yönünden dava zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile lehe olan 765 sayılı mülga TCK’nin 102/4, 104/2, CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine dair bozma üzerine kurulan hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... vekilleri, katılan ... vekilinin suç niteliğine, sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ... müdafilerinin sanıklar hakkında düşme değil beraat hükümleri kurulması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA, 2) UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...’in hüküm tarihinden önce 16/06/2005 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahallinde araştırılması suretiyle sanık ... hakkında açılan kamu davasının TCK’nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinin zorunluluk arz etmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 17.11.2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Hukuka uygunluk nedenlerinden olan “kanunun emrini yerine getirme”yi düzenleyen 765 sayılı TCK’nin 49/1 ve 5237 sayılı TCK'nin 24/1. maddesi değerlendirilirken sanıkların eyleminin ne olduğu belirlendikten sonra, bu eylemin görevleri sebebiyle tabi oldukları mevzuat kapsamında olup olmadığı saptanmalı, eğer bu sınırlar kapsamında eylem gerçekleşti ise hukuka uygunluk nedenine dayanılarak beraat kararı verilmeli, hukuka uygunluk nedeninde sınırın aşıldığı düşüncesi hasıl olduysa suç tarihi dikkate alınarak 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK hükümleri ayrı ayrı karşılaştırılarak hüküm kurulmalı, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi göz önüne alınarak zamanaşımı süresi de buna göre hesaplanmalıdır. Sanıkların savunmaları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, doktor raporları, ayrıntılı otopsi raporlarının kapsamı, tutanaklar ve tüm dosya içeriğine göre; olay tarihinde ... E-Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu/hükümlü olarak bulunan maktullerin de içinde bulunduğu grubun, diğer koğuşla bulunanlarla birlikte eşyalara zarar verip, zarar verdiği eşyalardan temin ettikleri silahtan sayılan aletlerle slogan atarak isyan girişiminde bulunmaları ve koğuş kapılarını kırmak istemeleri üzerine güvenlik görevlisi olarak olay yerine giden sanıkların elektrik kesintisi nedeniyle alacakaranlık olan bir ortamda kask, cop ve kalkanlarıyla cezaevine girdikleri, mahkûmların ellerindeki bir kısım nesneleri sanıklara fırlattıkları, bazı mahkûmların ise sanıklara vurmak istedikleri, arbede sırasında sanıkların önlerine çıkan maktulleri şiddetli biçimde darp etmeye başladıkları, ancak olay sırasında hangi sanığın hangi maktule vurduğunun tam olarak tespit olunamadığı, sanıkların cop ve kalkan darbeleriyle maktullerin otopsi raporlarında ayrıntıları tespit edildiği üzere yaralandıkları ve akabinde öldükleri anlaşılan olayda; birden fazla kişiyi hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın aşılması suretiyle faili belirlenemeyen bir şekilde öldüren sanıkların eylemlerinin öncelikle 5237 sayılı TCK’nin 30/3. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı mahkemece tartışılmalı, bu kapsamda kaldığı tespit edilirse hukuka uygunluk nedeni dikkate alınarak beraat kararı verilmeli, aksi halde anılan Kanun’un 27/1. maddesine göre verilecek hükümler ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 450/5, 463, 50/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca tespit edilecek cezaların karşılaştırılmasından sonra sanıklar lehine olan kanun dikkate alınarak mahkûmiyet kararları verilmesi gerekirken, yanılgılı vasıflandırma ile eylemin kastı aşan adam öldürme olarak değerlendirilmesi suretiyle açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu düşündüğümden, sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.