Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/9288 E. , 2024/1421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2491 E., 2020/1503 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Kurum vekili TEBLİĞNAME G
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/9288 E. , 2024/1421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2491 E., 2020/1503 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/234 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2019/2491 Esas, 2020/1503 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; sübuta haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine; 2. Katılan kurum vekilinin temyiz istemi; üst hadden ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suça sürüklenen çocuk ... ile katılan ... arasında hala yeğen şeklinde akrabalık ilişkisinin bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun babasının cezaevine girmesinden dolayı suça sürüklenen çocuğun halası olan katılanı bu durumun sorumlusu olarak gördüğü, bu nedenle taraflar arasında dört yıldan bu yana husumet bulunduğu ve pek çok kez suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında anlaşmazlık ve kavgalar yönünden konunun adli mercilere intikal ettirildiği; suç tarihi olan 31.03.2018 günü Şişli ilçesi Kuştepe mahallesinde katılanı gören suça sürüklenen çocuğun kendisi ile konuşmak istediğini söyleyerek katılanı yanına çağırdığı ve birden üzerinde taşıdığı bıçağı çekerek katılanın sol göğsünün üzerine sapladığı, bu eylemi sırasında da katılana hitaben "annem ve babam seni öldürmemi söyledi" şeklinde bağırdığı ve akabinde suça sürüklenen çocuğun eylemlerine devam ederek bıçakla katılanı vücudunun muhtelif yerlerinden bir çok kez bıçakladığı, bunun üzerine katılanın suça sürüklenen çocuğa tekme ile vurduğu, suça sürüklenen çocuğun yere düştüğü, fırsattan yararlanan katılanın kaçmaya başladığı ancak suça sürüklenen çocuğun eylemlerini yineleyerek katılanı takip ederek yetiştiği ve tekrar katılanı bıçaklamaya başladığı anlaşılmıştır. 2. Suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, adli raporlar, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, kolluk ve araştırma tutanakları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında eskiye dayanan husumetin varlığı, katılanın göğüs sol üstten 2 kere, göğüs sol alttan 1 kere olmak üzere 3 kere ve her biri öldürücü mahiyette yaralandığı olayda suç vasfının ve buna bağlı yaptırımların isabetli şekilde belirlendiği, katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın olmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2019/2491 Esas, 2020/1503 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kendi halası ...'ya karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında yerel mahkemece sanığın eylemi sabit görülerek verilen mahkumiyet kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onaylanmış olup bu kararın temyizi üzerine dosya dairemize gelmekle dairemiz çoğunluğunca onanmıştır. Suça sürüklenen çocuğun olay sırasında halasını 5 ayrı yerinden bıçakladığı Türk Ceza Kanunu'nun 35 maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri gereği sanık hakkında öngörülen 9-15 yıllık ceza makasında oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında makul oran olan 12 yıl ile azami oran olan 15 yıl arasında bir cezaya hükmedilmesi, bir tek hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmalarda Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda 12 yıllık ceza verilmekte olup dosyamızda sanığın katılanı toplam 5 kez bıçakla yaraladığı bu yaralamalardan üçünün ayrı ayrı hayati tehlike oluşturup mide, karaciğerde hasara yol açtığı, hemopnömotoraksa neden olduğu, katılanın bağırsaklarının dışarı çıktığı ve olayın katılanın direnmesi yanında tanık olarak hazırlıkta ifade veren ancak sonradan korktuğu için ifadesinden vazgeçen tanık...'ın sopayla sanığa müdahalesi sonucunda sanığın eylemini sonlandırdığı (engel halin mevcut olduğu) dikkate alınarak sanığa makul seviye ile azami seviye arasında (12-15 yıl arasında) bir ceza verilmesi gerekirken eksik ceza tayin edildiğinden bahisle bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemizin 12 yıllık cezayı onaylayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 2 İhtisas Dairesinin raporuna göre katılan ...'nın muayenesinde 2., 5. ve 6. ...'da birer olmak üzere toplamda 3 adet her biri ayrı ayrı toraksa nafiz kesici alet yaralanmasını olduğu 6. interkostaldaki yaralanmanın batna nafiz olup mide parferasyonu ve karaciğer sol lateralinde kısmi yüzeysel kesi meydana getirdiği, 5. interkostaldaki kesinin göğüs içindeki oluşturduğu kanamanın durdurulduğu ve göğüse tüp yerleştirildiği, katılan'da ayrıca sağ el avuç içinde 2 adet yaralanmanın da mevcut olduğu (savunma kesisi) böylece toplam 5 adet kesici alet yarasının mevcut olduğu göğüs sol yarım sol üstte tanımlanan göğüse nafiz solda hemopnömotoraksa neden olan her iki yaranın ayrı ayrı kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturduğu göğüs sol altta tanımlanan göğüse ve batna nafiz mide ve karaciğerde lezyona neden olan delici ve kesici alet yaralanmasının da ayrıca kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturdu sağ el avuç içerisindeki yumuşak doku lezyonunun basit bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğu bildirilmiştir. Katılan ... kolluk aşamasında verdiği ifadesinde sanık ... ...'in öz ağabeyi ... oğlu olduğunu abisinin cezaevine girmesinden kendisini sorumlu tuttuğu için 4 yıldan beri sanık ile aralarında husumet bulunduğunu bu nedenle sanık hakkında kolluğa şikayetlerinin de mevcut olduğunu, olay günü saat 22.00 sularında sokak üzerinde kendisini gören sanığın kendisiyle konuşmak istediğini söyleyerek yanına çağırdığını bu sırada belinden çıkarttığı bıçağı sol göğsünün üzerine sapladığını ve kendisine hitaben "annem ve babam seni öldürmemi söyledi" dediğini daha sonra vücudunun çeşitli yerlerine bıçak saplamaya devam ettiğini can havliyle şahsa tekme atıp yere düşürdüğünü ve kendisinin kaçmaya başladığını fakat şahsın kendisini kovalayarak saçından tutup tekrar karın ve göğüs bölgesinden bıçakladığını o esnada gelinleri olan ...'in kendilerini görerek Alpay'ı sopayla kovaladığını kendisinin de imkanlarıyla hastaneye geldiğini, olayı gören görgü tanıklarının olduğunu ancak cezaevinden çıkacak olan ağabeyinden korktukları için gerçeği söylemekten çekindiklerini ifade etmiştir. Tanık ... soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; Olay günü sokakta bulunduğu sırada kuzeni olan ...'in bira şişesi ile geldiğini gördüğünü ve yine akrabaları olan ...'ya seslenerek yanına çağırdığını ... gelince tartışmaya başladıklarını kendisinin de ayırmak için yanlarına gittiğini sanık belinden çıkarttığı bıçağı ayırmaya çalıştığı için kendisine salladığını kendisi kaçınca...'yu defalarca karnından ve göğsünden bıçaklayarak oradan kaçtığını daha sonra çevirdikleri bir araçla...'yu hastaneye götürdüklerini söylemiş ancak mahkeme aşamasındaki ifadesinde kolluk ifadesini kabul etmeyerek olayla ilgili bilgisi olmadığını ifade etmiştir. Tanık ... mahkemede verdiği ilk ifadesinde; olay tarihinde yemek yediğini sesler gelince dışarıya baktığında ...'nın ... ile birlikte hastaneye gittiğini gördüğünü kendisinin de yardım amaçlı onlarla hastaneye gittiğini olay yerinde sanık ...'ı görmediğini ve onu sopa ile kovalamadığını bildirmiştir. Tanık...mahkemedeki ifadesinde; kendisinin cezaevinde uyuşturucu madde satmaktan 4 yıldır yattığını ailece uyuşturucu madde ticareti yaptıklarını cezaevine girmeden önce kız kardeşi olan katılan ...'ya para verdiğini ancak kardeşinin kendisi cezaevinde iken kendisine ekonomik olarak yardımcı olmadığını ancak bu olayla bir alakasının bulunmadığını söylemiştir. Dairemiz çoğunluğu ile aramızdaki anlaşmazlığın nedeni sanığın sabit olan kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan teşebbüs nedeniyle sanığa verilecek cezanın belirlenmesi hususundadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları dikkate alındığında kasten adam öldürme suçundan verilen temel ceza olan müebbet hapis cezasından Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi gereği teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 9-15 yıllık ceza süreleri içerisinde olaya uygun ceza belirlemesinin yapıldığı ve bu hususta Dairemizin yerleşik içtihatlarının mevcut olup uygulamanın oturduğu bu uygulamaya göre sanıktan katılana yönelik öldürmeye teşebbüs sayılan hareketler nedeniyle bir adet kesici delici alet yaralanmasıyla katılan da 1 adet hayati tehlike oluşturulmuş ise verilecek cezanın 12 yıl olarak makul seviyede belirlendiği somut olayda sanıktan katılana yönelik toplam 5 adet kesici delici alet yarası olup bu yaralanmalar sonucunda dosyadaki tıbbi belgelere göre katılanın göğüs ve karın bölgesinde oluşan toplam 3 adet toraksa nafiz, mide, karaciğer yaralanması oluşturan ve hemopnömotoraksa sebebiyet veren, hayati tehlikeye neden olan yaralar dışında iki adet de savunma amaçlı katılanın elini kaldırması nedeniyle sağ el avuç içinde savunma kesilerinin oluştuğu olayın katılanın kendisini savunması ve tekme atması sonucu sanığın düşmesine rağmen tekrar kalkarak bıçaklamaya devam ettiği orada bulunan tanık ...'nun bu olaya müdahale ettiğinin katılan beyanıyla sabit olduğu ve ancak sanığın babası olan tanık ... korkusundan tanık ...'nun hazırlık aşamasındaki olaya kendisinin gördüğüne dair ve yine diğer tanık Meryem'in sopayla sanığı kovaladığına dair beyanlarından mahkeme aşamasında vazgeçtikleri sabit olup üç ayrı yaralanmanın her birinin ayrı ayrı tehlike oluşturması sonucu oluşan zarar ve tehlikenin ağırlığı sanığın kendi saldırısından iradesiyle vazgeçmeyip 3. bir kişinin sopayla müdahale etmesi sonucu öldürme eylemini tamamlayamaması şeklinde gelişen tehlikenin yoğunluğunu gösteren olaylar dikkate alındığında sanığa verilen cezanın Dairemizin içtihatlarına uygun şekilde makul ile azami seviye olan 12 ile 15 yıl arasında bir miktar ceza belirlenmesi gerekirken 12 yıl (makul seviyede) olarak verilen yerel mahkeme kararını sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğinden bahisle Dairemizce bozulması gerekirken onanmasına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.