Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1326 E. , 2023/7802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3229 E., 2022/3303 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1326 E. , 2023/7802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3229 E., 2022/3303 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.08.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/331Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/3229 Esas, 2022/3303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.01.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri 1.Sanığın eyleminin meşru müdafaa olarak değerlendirilmesi gerektiğine, 2.Eylemin kasten yaralama olarak vasıflandırılması gerektiğine, 3.Gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4.Haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık ile katılanın resmi nikahlı evli oldukları fakat anlaşmalıkları nedeniyle ayrı yaşadıkları, olay günü sanığın kendi beyanı ile konuşmak ve barışmak için katılanın yanına gittiği, katılanın sanığı eve kabul ettiği, evde çıkan tartışmanın ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayan karşılıklı kavgaya dönüştüğü, sanığın bıçakla katılanı adli tıp raporuna göre batın sol alt kadranda ayrı ayrı herbiri öldürücü özellikte, altı tane de vücudun farklı bölgelerinde herbiri basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olmak üzere birçok kez bıçakladığı ve ardından evden ayrıldığı, katılanın kardeşine ve kayınbiraderine haber vererek eve çağırdığı ve ayrıca acil yardım hattını aradığı dikkate alındığında sanığın katılanı bıçakla çok sayıda darbe ile kasten öldürmeye teşebbüs ettiğinin kabulü ile sanık hakkında eşini nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. 23.05.2022 tarihli Adli Rapor dosyada mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Meşru müdafaa yönünden 1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. 2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir. 3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir. 4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir. 5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın eşi katılanın yanına konuşup barışmak için gittiği ve çıkan tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü olayda sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına karşın katılanı bıçakla çok sayıda darbe ile ... tehlike geçirecek şekilde yaralayarak kasten öldürmeye teşebbüs ettiği ve meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Suç vasfı yönünden Adli rapora göre katılanın vücudundaki bıçakla oluşturulan yaraların yeri ve sayısı, suçta kullanılan elverişli silah, suçun işleniş şekli, yaralanma yerleri ve yaraların yapılma şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, sanığın eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye teşebbüse yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde anılan hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Gönüllü vazgeçme hükümleri yönünden Sanığın katılanı çok sayıda bıçak darbesi ile yaralayarak kasten öldürmeye teşebbüs ettikten sonra evden ayrıldığı, sadece oğlunu arayarak annesi ile ilgilenmesini söylediği, katılanın kardeşine ve kayın biraderine haber verdiği ve katılanın acil yardım hattını arayarak ambulans talep ettiği , katılanın ayrıca ablası ...'ı aradığı, ...'ın aracı ile geldiği, bu sırada oğlu ...'in de geldiği olayda sanığın vazgeçme iradesini ortaya koyan aktif çabasının, sonucun gerçekleşmesini önlemeye yönelik etkin eylemi mevcut olmadığından gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Haksız Tahrik yönünden Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayacak şekilde çıkan kavgada sanığın katılanı birçok yerinden bıçakladığı dikkate alındığında sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu ve uygulanan indirim miktarının doğru olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. E.Teşebbüs hükümleri uygulanırken belirlenen ceza yönünden Sanık ile katılanın evli oldukları ve aralarında anlaşmazlıklar bulunduğu, sanığın eve gelmesinden sonra katılan ile aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın 23.05.2022 tarihli Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesinden adli tıp uzmanından alınan ayrıntılı adli rapora göre katılana vurduğu bıçak darbelerinden batın sol alt kadrandaki iki adedinin öldürücü nitelikte olduğu olayda, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen zararın ağırlığı ve oluşan tehlike dikkate alınarak makul düzeyde bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 18 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (D) bendinde teşebbüs nedeniyle verilen ceza miktarına yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/3229 Esas, 2022/3303 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi. ŞSÖ/CAK TH(AT)