İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/1634 Karar: 2024/6968 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/1634 K.2024/6968

1. Ceza Dairesi 2023/1634 E. , 2024/6968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1836 E., 2019/91 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık ... ha

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/1634 E. , 2024/6968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1836 E., 2019/91 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık ... ha

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/1634 E. , 2024/6968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1836 E., 2019/91 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 1.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçu için öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen beraat kararına ilişkin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(g) maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2015/381 Esas, 2017/274 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.01.2019 tarihli ve 2018/1836 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, teşebbüsün derecesine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin sanık ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-(g) maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.01.2019 tarihli ve 2018/1836 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... ile katılan arasında siyasi görüş sebebiyle anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanığın babası ağabeyinin bu olayı konuşmak için katılanı aradıkları tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın yanında taşıdığı bıçak ile katılanı basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek şekilde kolundan ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde batın bölgesinden yaraladığının anlaşılması karşısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasının 141, 5271 sayılı Kanun’un 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut dellilerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen dellilerin açıkça gösterilmesi,sabit görülen fiiler ile bunların hukuki nitelendirmelerinin ayrı ayrı ve açıkça yapılması suretiyle deliller ile sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirlenmesi gerekmesine rağmen; İlk derece mahkemesince suç vasfının tayini bakımından yetersiz gerekçeyle kurulan hükmün esastan reddine karar verilmesi, Kabule göre de; Aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan sanığın babası ve ağabeyi ile birlikte katılanı bulduklarında kavganın başladığı, hareketli kavga ortamında sanığın yanında taşıdığı bıçak ile doktor raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı, katılandaki iki adet bıçak darbesinden bir tanesinin yaşamını tehlikeye soktuğu, diğer darbenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamaya sebebiyet verdiği, katılanın kolundan kan aktığını gören sanığın, engel neden olmaksızın eylemine kendiliğinden son verdiği ve olay yerinden kaçtığı, doktor raporları, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre sanığın eyleminin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaati ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla