Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/2019 E. , 2025/6 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1397 E., 2021/2372 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzeri
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/2019 E. , 2025/6 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1397 E., 2021/2372 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/880 Esas, 2020/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/1397 Esas, 2021/2372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç niteliğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Dava dosyasında bulunan olay yeri incelemesi raporu ile fotoğraflar ve olayın meydana geldiği apartman girişine ait güvenlik kamera görüntülerinin bulunduğu CD birlikte değerlendirildiğinde, eksik inceleme nedeniyle bozma öneren Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2021/1397 Esas, 2021/2372 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, katılan ...'ye karşı kurulan hüküm yönünden oy çokluğuyla, katılan ...'e karşı kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar ışığında; Güvenlik kamera görüntülerinin soruşturma aşamasında çözümüne ilişkin 09/05/2017 tarihli CD Çözüm Tutanağı içeriğine göre; “Saat 17:17’de müşteki ...’nın sol elinde pazar arabası ile yürüyerek apartmana doğru geldiği, giriş kapısı önünde aniden ürktüğü ve yukarı doğru baktığı, hızlıca binaya doğru geldiği, gelirken yukarıya doğru elini salladığı görülüyor” şeklindeki tespit dikkate alındığında tüfek ile atış anı, atış yapılan yer ve bu sırada katılanlar ... ve ...'nin konumları konusunda keşif yapılarak, görüntü çözümüne ilişkin rapor da dikkate alınarak katılanların yeri, atış mesafesi hususunda rapor aldırılmasa bile olayın üzerinden 8 yıla yakın bir zaman geçtiği, dosyadaki görüntü kaydının açısına göre sanığın 10 metre yukarıdan ve binanın başlangıcından 5 metre uzaklıkta zemine isabet eden toplu haldeki 9 adet saçmaların yaklaşık 12-13 metre mesafeden yapıldığı, zemine isabet eden bu saçma tanelerinden katılanlar ... ve ...'nın ne kadar uzakta olduklarının veya özellikle sanık açısından hedef dışı olan katılan ...'nin ne kadar uzakta olduğu tespit edilememiş veya dosyadaki maddi delillere göre tespit edilemeyecek durumda bulunması karşısında özellikle katılan ...'nin isabet almaması sebebiyle mutlakiyetten söz edilemeyeceği, Olayın sıcağı sıcağına ifadeleri alınan tanık ...'ın birinci atıştan sonra sanığın tüfeği ikinci mermiyi koymaya çalıştığı sırada "seni öldüreceğim, ana avrat sinkaf edeceğim." dediğini ifade etmesi, Tanık ...'da ikinci atışın yapılmadığını, sanığın bu sırada "... senin ananı avradını sinkaf edeceğim, gavat oğlu gavat, seni öldüreceğim." dediğini ifade etmesi, Müşteki ...'ın ilk ifadesinde sanığın birinci atıştan sonra kendilerine doğru "ananı avradını sinkaf edeceğim, seni öldüreceğim." dediğini ifade etmesine ve müşteki ...'a karşı hakaret suçundan yargılanıp mahkum edilmesine göre sanığın bu tehdit ve hakaretleri kendisine yönelik yapmayıp sadece kocasına yönelik yaptığının açıkça anlaşılması, Yine müşteki ...'ı ilk ifadesinde sanığın kendisine "sizi yaşatmayacağım, bir sefer elimden kurtuldun bir daha kurtulamayacaksın." diye söylendiğini ifade etmesine göre de sanığın atış yaparken kendisini hedeflemiş olduğunun belirgin olması, Sanığın katılan ...'e yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine ilişkin karara katılmakla birlikte katılan ...'nın isabet almaması, sanığın ... ile daha önce bir sorun yaşamaması ve olay sırasındaki davranışlarından onu hiç bir şekilde hedef almadığının belli olması, herşeyden önemlisi olayda her iki katılanın yaralanması durumunda keşif yapılarak hedeflenen katılan ...'e yönelik yapılan atış sırasında katılan ...'nin de isabet alacağının mutlak bir şekilde ortaya çıkması durumunda mutlakiyetten söz edilerek sanık hakkında katılan ...'ye yönelikte öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesinin mümkün olduğu, olayımızda ise her iki katılınında isabet almadığı bir durumda varsayıma dayalı olarak bu atış sırasında ...'nin de isabet alabileceği ihtimali düşüncesinden hareketle mahkumiyet kararı verilmesinin mümkün olmadığı kanaati ile sanığın katılan ...'yi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.