İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/4450 Karar: 2025/4012 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/4450 K.2025/4012

1. Ceza Dairesi 2023/4450 E. , 2025/4012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/377 E., 2021/2828 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs yardım etme, azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi,

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/4450 E. , 2025/4012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/377 E., 2021/2828 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs yardım etme, azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi,

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/4450 E. , 2025/4012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/377 E., 2021/2828 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs yardım etme, azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında; mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1.a, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2.e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/377 Esas, 2021/2828 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılmasına karar verilerek düzeltilerek esastan reddine, b) Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine, c) Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1.g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik azmettirmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 38/1, 82/1.a, 35 ve 53. maddeleri uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d) Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1.g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1.a, 35, 39, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle cezalandırılması gerektiğine, sanıklar ... ve ... hakkında tekerrrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine, B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suç vasfına, C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine, suç vasfına, takdiri indirim hükümlerinin ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlenmediğine, suç vasfına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar ... ve ...'in eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık ... yönünden takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, ... ve ... hakkında tekerrür hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin yasal şartların oluşmadığı, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyeti için yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerdeki bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; sanık ...'in sanık ...'in azmettirmesiyle, olaydan önce yaptığı araştırmalar neticesinde, katılan ...'ın işyerini tespit ederek, olaydan bir gün önce yanında temyiz dışı... ile birlikte katılanın işyerinin olduğu sokağa gittiği, ...'ın o gün işyerinde olmaması ya da işyerinden dışarı çıkmaması gibi tam tespit edilemeyen bir nedenle eylemini gerçekleştiremeden, olay yerine geldikleri aracı da orada bırakarak, oradan ayrıldıkları, ertesi gün yine aynı işyerine bu kez, savunmasına göre olayın bir kaç saat öncesinde Konya'dan Ankara'ya gelen sanık ...'ın sanık ...'in yanına gelerek birlikte olayın gerçekleştiği sokağa geldikleri, yine ifadesine göre, 20-25 dakika kadar katılan ...'ın dışarı çıkmasını bekledikleri, ...'ın dışarı çıkmasıyla birlikte sanık ...'ın aracı hareket ettirdiği ve katılanların yanlarından geçerken tevil yollu ikrarından anlaşılacağı üzere aracı yavaşlattığı ve sanık ...'in olaydan sonra olay yerinde yapılan inceleme neticesinde kovanların konumlarınca da doğrulandığı gibi seyir halindeyken katılana doğru çok sayıda ateş ettiği ve katılanı hayati tehlike geçirir şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; a) Sanık ...'in eylemi tek başına gerçekleştiremeyeceği kanısıyla bir gün öncede olay yerine başkaca bir kişiyle gitmesi ...'ın olay anında aracı yavaşlatıp sanık ...'e eylemi gerçekleştirebilmesi konusunda ortam hazırlaması ve sonrasında aracı hızlandırarak olay yerini terk etmeleri hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanık ...'ın, sanık ...'in katılan ...'a yönelik eylemi üzerinde fikir ve irade birliği kurarak hakimiyet sağladığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde aynı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak katıldığının kabulü ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, b) Sanık ...'ın savunmasına göre; olay saatinden kısa bir zaman önce Konya İlinden Ankara'ya gelerek sanık ...'in yanına geldiği ve devamında olay mahalline giderek üzerine atılı suçu gerçekleştirdiği anlaşılan olayda; sanık ...'ın sanık ... yönünden yasal unsurları oluşan tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçuna iştirak ettiğine, sanık ...'in olay öncesi yaptığı araştırmaları ve bir gün öncesinde olay yerine giderek keşif yaptığına ilişkin bilgisinin olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşıldığından, somut olayda fail olarak olay yerinde bulunan sanık ... yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 40. maddesi kapsamında bağlılık kuralından bahsedilemeyeceği de göz önünde bulundurularak sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81 ve 35. maddeleri kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulü yerine yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım etme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Katılan ...'ın ekmek fırını işletmecisi olduğu, sanıklardan ...'in ise fırın çalıştırmadığı ancak; aralarında sanık ...'in de bulunduğu çeşitli fırın işletmecilerinden temin ettiği ekmekleri, market ve bakkal gibi ekmek satan yerlere uygun fiyatla temin ettiği, kar marjı düşen ...'ın da bu durum nedeniyle sanık ... ve onun gibi sanık ...'e ekmek veren fırıncılara karşı husumet beslediği ve bu kapsamda sosyal medya hesabından aralarında ...'in bulunduğu kişileri kastederek " bakın fırıncı arkadaşlar, sizi son kez uyarıyorum, bu ... denilen o... çocuğuna, o.... evladına ekmek veren, bakkalına ekmek yetişmez diye ekmek götüren, hatta ve hatta selam veren o.... çocuğudur, ekmeğinizi verene kadar götürün karınızı verin lan karınızı, o... çocukları" şeklinde paylaşımda bulunduğu, bunun akabinde sanık ...'in azmettirmesiyle sanıklar ... ve ...'ın mağduru öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; katılandan sanığa yönelen hakaretten ibaret eylemleri nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanık ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/377 Esas, 2021/2828 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/377 Esas, 2021/2828 Karar sayılı kararının haksız tahrik, suç vasfı, iştirak derecesi yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, üye ...'in sanık ...'ın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçunu oluşturduğuna yönelen karşı oyu ve oy çokluğuyla, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Hükmün gerekçesinde açıklandığı üzere, sanık ...'in "öldürmeye teşebbüse yardım" suçunun sabit olduğu noktasında sayın çoğunlukla aynı düşüncede olmakla birlikte, sayın çoğunluktan farklı olarak; sanık hakkında temel ceza tayin edilirken "TCK'nin 82/1-a" maddesinin değil, aynı Kanun'un 81. maddesinin tatbiki gerektiğini düşünmekteyim. Şöyle ki; Her ne kadar sanık ...'ın sanık ...'in işlediği suça yardım ettiği ve sanık ...'in de suçu "tasarlayarak" işlediği sabit ise de; bu suça yardım eden olarak sanık ... bakımından tasarlamanın şartları gerçekleşmediği gibi sanık ...'in de suçu tasarladığını bildiğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Hükmün gerekçesinde TCK'nin 40. maddesi uyarınca bağlılık kuralı gereği sanığın tasarlama nitelikli halinden de sorumlu olacağı kabul edilmiş ise de, bağlılık kuralına göre suça iştirak eden her kişinin "kendi kusurlu fiiline göre" cezalandırılacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla suça yardım eden kişinin de kendi kusuru göz önüne alınacak, nitelikli hali "bildiği" takdirde bu nitelikli halden sorumlu tutulacak, nitelikli hali bilmeyen şerikin ise bu sebeple cezası arttırılamayacaktır. Bu hususu destekler biçimde Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.09.2014 tarihli, 2014/1769 esas, 2014/4149 sayılı kararında da "5237 sayılı Yasada, şahsi ya da fiili ağırlaştırıcı sebeplerin sirayeti hükümlerine yer verilmemiştir. (765 sayılı Yasa m.66-67) Buna göre, şahsa bağlı sebeplerden yalnızca ilgilisi yararlanabilecektir. Şahsa bağlı sebeplerin cezayı artırdığı durumlarda da aynı uygulama yapılacaktır. ...... Buna karşılık, şeriklerin sorumluluğu doğrudan değildir, şerikler, suçtan bağlılık kuralı gereğince sorumlu tutulurlar. Başka bir anlatımla, şeriklerin suçla irtibatları failin şahsına ve işlediği fiile bağlılık arz etmektedir. Bu nedenle, şerikler kendilerince bilinen ve failin işlediği fiilden veya şahsından kaynaklanan nitelikli hallerden etkilenirler." denilmektedir. Sanık ...'ın, arkadaşı olan ... tarafından fiilin önceden tasarlandığını bildiğini gösteren somut olgular bulunmadığı, suçun işleneceğini kısa bir süre önce öğrendiği ve öğrendiği andan itibaren suça yardım etmeye başladığına göre, sanığın ancak bu kusurlu fiilinden sorumlu tutulabileceği, TCK'nin 40/1. maddesindeki bağlılık kuralına göre suça yardım eden veya azmettiren kişilerin ancak kendi kusurlu fiillerine göre cezalandırılabileceğinin hüküm altına alındığı, hiç kimsenin bilmediği bir sebep yüzünden daha ağır bir ceza ile cezalandırılamayacağı, TCK'nin 40. maddesinin farklı bir şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, TCK'nin 20. maddesinde düzenlenen ve kanunun temel ilkelerinden birisi olan "ceza sorumluluğunun şahsiliği" prensibinin de bunu gerektirdiği, anılan maddede yer alan "Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz." hükmü uyarınca sanık ...'ın, tasarlamayı bildiğinin ve bunu bilerek suça yardım ettiğinin ispatlanamaması nedeniyle diğer sanığın "tasarlama" fiilinden sorumlu tutulamayacağı, bağlılık kuralının da bu çerçevede değerlendirilip uygulanması gerektiği, bu itibarla sanık ...’ın TCK'nin 81/1, 35, 39/2-1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu yönden katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla