İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/5379 Karar: 2023/7162 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/5379 K.2023/7162

1. Ceza Dairesi 2023/5379 E. , 2023/7162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI 2021/302 değişik iş KARAR :İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanu

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/5379 E. , 2023/7162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI 2021/302 değişik iş KARAR :İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanu

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/5379 E. , 2023/7162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI 2021/302 değişik iş KARAR :İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 19.01.2010 tarihli ve 2010/42 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 6 ay 1000 gün hapis cezasına hükümlü ...'in işbu cezasının infazı sırasında, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2012/110 değişik iş sayılı kararı ile 02.02.2012 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının adı geçen hükümlünün bihakkın tahliye tarihi olan 22.02.2021 tarihinden önce 13.10.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/716 Esas, 2016/458 Karar sayılı kararıyla 25 gün hapis cezası ve 29.07.2016 tarihinde işlediği silahla yağma suçundan Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/470 Esas, 2017/338 Karar sayılı kararıyla 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına mahkum edildiğinden bahisle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin 12 ve 13 üncü fıkraları gereğince hükümlü hakkında şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmesi talebinin kabulü ile şartla tahliyenin geri alınmasına, 13.10.2015 tarihinde işlediği suçtan mahkum olunan 25 gün hapis cezasının iki katı (50 gün) ve 29.07.2016 tarihinde işlediği suçtan mahkum olunan 26 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasının iki katı (4 yıl 6 ay 30 gün) sürelerin hak ederek tahliye tarihini aşması sebebiyle, ikinci suçun işlendiği 29/07/2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 22.02.2021 tarihleri arasındaki sürenin (1669 gün) aynen çektirilmesine dair İstanbul İnfaz Hakimliğinin 15.02.2021 tarihli ve 2021/2765 Esas, 2021/2703 Karar sayılı kararını takiben, ihbara konu suçların 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmediği gerekçesi ile İstanbul İnfaz Hakimliğinin 15.02.2021 tarihli aynen infaz kararının kaldırılarak, hükümlü hakkındaki koşullu salıverme kararının kaldırılmasına yer olmadığına ilişkin İstanbul İnfaz Hakimliğinin 04.03.2021 tarihli ve 2021/2765 Esas, 2021/2703 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/302 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-9989-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60357 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve 2023/60357 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yer alan, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklinde yer alan düzenleme ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde "maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hakederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hakederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir." yer alan düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/4563 Esas, 2022/3327 Karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken sürenin hesabının 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi karşısında, infaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından lehe olduğu ve çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 30.05.2018 tarihine kadar devam edeceği, bu halde şartla tahliye edilen hükümlünün bihakkın tahliye tarihi dolmadan 10.12.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçun denetim süresi içerisinde işlendiği.. 5271 sayılı CMK'nin 309 ncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar karşısında, Hükümlü hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 19.01.2010 tarihli ve 2010/42 değişik iş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 6 ay 1000 gün hapis cezasına hükmedildiği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanun'un 19 ve ek 2 nci madde hükümleri dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle düzenlenen 09.01.2012 tarihli ve 2012/7-8 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 22.02.2021, koşullu salıverilme tarihinin ise 02.02.2012 olarak tespit edildiği, Hükümlünün koşullu salıverildiği tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında (deneme süresi içerisinde) 13.10.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/716 Esas, 2016/458 Karar sayılı kararıyla 25 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın temyiz edilmeksizin 23.01.2017 tarihinde kesinleştiği, diğer yandan 29.07.2016 tarihinde işlediği silahla yağma suçundan Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2016/470 Esas, 2017/338 Karar sayılı kararıyla 2 yıl 3 ay 15 hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 27.04.2018 tarihinde kesinleştiği, Koşullu salıverilme ile ilgili mevzuat incelendiğinde; Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un "Şartla Salıverilme" başlıklı 19 ncu maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik fıkra: 11.03.1986 - 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½'ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler." , aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinde "Hükümlülerin yarı açık veya açık cezaevlerine seçilmelerine karar verme işlemi, Adalet Bakanlığınca her yılın Ocak ayı içerisinde tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen şartla salıverilme tarihine göre yapılır. Bakanlıkça bildirilen bu tarih aşılmamak ve kapalı kurumlarda çalışanlara öncelik tanınmak kaydıyla; 9, 10 ve 11 ... maddeler gereğince tabi tutulacakları müşahadeleri sonucu yarı açık veya açık müesseselere naklolunan hükümlülerin; anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19 uncu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır." şeklinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik fıkra: 07.12.1988 - 3506/1 md.) şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz." şeklinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Koşullu Salıverme" başlıklı 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." ve altıncı fıkrasında, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Hükümlünün, 07.07.2000 tarihinde işlediği örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Muhakemesi Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 12.06.2006 tarihli ve 2005/205 Esas, 2006/121 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 12 yıl 6 ay hapis ve 100.000,00 Türk lirası adli para cezasının infazı sırasında, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli ve 2012/110 değişik iş sayılı kararı ile 02.02.2012 tarihinden itibaren şartla tahliyesine karar verildiği, koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehe olan hükümlerin alınarak karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, bu haliyle hükümlünün 15.12.2016 ve 29.07.2016 tarihlerinde işlemiş olduğu kasıtlı suçların denetim süresi içerisinde işlenmiş sayılması gerektiği, 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemenin hükümlü aleyhine olması karşısında, 15.12.2016 ile bihakkın tahliye tarihi olan 22.02.20221 arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yer alan "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlünün 07.07.2000 tarihinde işlediği örgütlü bir şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan almış olduğu 12 yıl 6 ay ve 1000 gün hapis cezasının infazı sırasında, cezasından 647 sayılı Kanun'un 19 ve ek 2 nci madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle 02.02.2012 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 22.02.2021 olarak tespit edilen hükümlünün dosya içerisinde bulunan adli sicil kaydı ve mahkûmiyet hükümlerine göre, denetim süresi içerisinde 13.10.2015 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 25 gün hapis cezasına, 22.10.2015 tarihinde işlediği tehdit suçundan 6 ay 7 gün hapis cezasına, 29.07.2016 tarihinde işlediği nitelikli yağma suçundan 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına, 09.05.2017 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmaktadır. 4. Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi ve koşullu salıverilme kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında koşullu salıverilme süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir. 5. İnfaz Hakimliğince, denetim süresi içinde işlemiş olduğu hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçlar nedeniyle hükümlü hakkında verilen hapis cezalarının süreleri esas alınarak daha önce verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, denetim süresinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ne kadar olduğunun ayrı ayrı hesaplanarak her bir suç için aynen infazına karar verilecek sürenin ve hangi tarih aralığını kapsadığının kararda denetime imkan verecek şekilde açıkca gösterilmek suretiyle, 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasındaki 7242 sayılı Kanun'un 48 ... maddesiyle değişiklik öncesi düzenlemenin mi yoksa değişiklik sonrası düzenlemenin mi lehe olduğu tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2021 tarihli ve 2021/302 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla