İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/7237 Karar: 2024/8255 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/7237 K.2024/8255

1. Ceza Dairesi 2023/7237 E. , 2024/8255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/823 E., 2021/2788 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama su

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/7237 E. , 2024/8255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/823 E., 2021/2788 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama su

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/7237 E. , 2024/8255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/823 E., 2021/2788 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-b maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2018/1460 Esas, 2020/962 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/823 Esas, 2021/2788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanığın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesiuyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde ve belirlenen yaptırımda isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın bu suça yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, B. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/823 Esas, 2021/2788 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesigereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında, mağdur ...’i basit kasten yaralama suçundan, yerel mahkeme olan Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesince TCK 86/2, 86/3-e, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık mükerrir olmasına rağmen TCK 58. maddesinin uygulanmaması nedeniyle aleyhe istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi sanık hakkında TCK 86/2, 86/3-e, 29/1. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezasına ve sanığın sabıkası nedeniyle ilk defa hakkında, TCK 58/6. maddesi gereğince “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararı, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. maddesi gereğince RED’dine karar vermiştir. Bu durumda hükümlü ikinci kez mükerrirliğe karar verdiğinden hakkında şartla tahliye uygulanmayacak ve cezasının tamamını yatacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. maddesi gereğince ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk kararına muhalifim. İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf(BAM)’si tarafından TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı temyize konu teşkil edebilecek midir? Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay CGK kararlarına göre, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasını sağladığından, maddi ceza hukukuna konu teşkil ettiğinden ve yine kazanılmış hakka da konu teşkil edeceğinden, kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir. Yine kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine” karar vermesi durumunda, hükümlü şartla tahliyeden yararlanamayacağı için, kesin hüküm ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir. Mükerrirlik her ne kadar kanunda güvenlik tedbirlerinin içinde belirtilmiş olsa da, CGK gereği sonuçları itibarıyla sanığın daha fazla cezaevinde yatmasını gerektireceğinden maddi ceza hukukunu ilgilendirmekte, ayrıca kazanılmış hakka da konu teşkil etmektedir. Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezası hükmedildiği halde sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir. Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, yerel mahkemece 5 yıl veya 5 yılın altında hapis cezası verilmesi durumunda, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk defa TCK 58. maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkemesince sanık hakkında tayin olunan hapis cezasına TCK 58. maddesi eklenerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm, temyizi kabil hale gelecektir. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf( BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesigereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf (BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesigereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62 ve 53 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-b-e, 29, 62, 53 ve 58. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar vermiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için ceza istinaf mahkemesince artırılmış olsa da CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Sonuç olarak; Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. maddesi uygulanarak ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararların Bölge Adliye Mahkemesince ilk defa tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle temyizi kabil hale geleceği nedenle, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, yukarıdaki CGK kararları ve gerekçelerle sayın çoğunluk kararına muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla