İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/8172 Karar: 2025/1563 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/8172 K.2025/1563

1. Ceza Dairesi 2023/8172 E. , 2025/1563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/955 E., 2023/1163 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemes

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/8172 E. , 2025/1563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/955 E., 2023/1163 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemes

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/8172 E. , 2025/1563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/955 E., 2023/1163 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2022/110 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/955 Esas, 2023/1163 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal koşullarının oluştuğuna, haksız tahrikin sanık lehine uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ve maktulün olaydan yaklaşık 1 yıl önce İstanbul ilinde bir iş vasıtasıyla tanıştıkları, sonraki zamanlarda da çeşitli illerde birlikte iş yaptıkları, olaydan 10 gün önce maktulün sanığın arayarak çalıştığı işyerinde işçi ihtiyacı olduğunu, işe ihtiyacı varsa gelip çalışmasını teklif ettiği ve sanığın da bu iş teklifini kabul ederek maktulün ustabaşı olarak çalıştığı işyerine giderek işe başladığı, sanık ve maktulün aynı konteynırda kaldıkları, sanığın soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanlarında maktulün kendisine cinsel taciz maksatlı önce telefonunda cinsel içerikli videolar izlettiği, sanığın bunları izlemek istemediğini davranışlarıyla belli ettiği, bir süre sonra da maktulün ayağa kalkarak sanıktan kendisini ellemesini istediği, sanığın maktulün bu söylemi üzerine çay ocağının yanında bulunan ekmek bıçağını alarak maktule saldırdığı, bir süre konteynırın içerisinde boğuştukları, ardından konteynırın kapısının açılması ile dışarıya düştükleri, sanığın bıçağı maktulün göğsüne saplayarak bıraktığı ve olay yerinden kaçtığı, maktulün aldığı bıçak darbeleri neticesinde kot kesileri ile birlikte iç organ yaralanması ve damar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında alınan raporlar arasında çelişkinin bulunmadığı, eksik incelemenin bulunmadığı, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin kanuni şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Oluşa ve dosya kapsamına göre; kriminal rapora göre maktule ait cep telefonu içerisinde müstehcen ve erotik içerikli 31.133 adet fotoğraf ve 1.473 adet videonun olduğu, maktul ile birlikte aynı işyerinde çalışan ve aynı zamanda aynı konteynırda kalan sanığın sıcağı sıcağına alınan ilk savunmasında maktulün kendisine bu fotoğraf ve videoları zorla gösterdiği, videoları izletmek istediği ve bundan rahatsız olduğu, mahkeme huzurunda alınan son savunmasında da benzer şekilde beyanlarının olduğu, en son maktulün kendisini ellemesini istemesi üzerine eline aldığı bıçakla maktule saldıran sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi kapsamında haksız tahrik nedeniyle cezasından asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmekle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/955 Esas, 2023/1163 Karar sayılı kararının "haksız tahrik yönünden" 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamına göre, suç tarihinde maktulün 60, sanığın 25 yaşında olduğu, Adana Dr. ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.03.2019, 04.04.2019 tarihli hasta muayene evraklarına göre sanığın opioid kullanımına bağlı bağımlılık sendromu, 20.03.2019 ve 19.04.2019 tarihli hasta muayene evraklarına göre kannabinoid kullanımına bağlı bağımlılık sendromu tanı kodlarıyla muayene olduğu, 22.03.2019 tarihinde sıkıntı şikayeti, 26.03.2019 tarihinde şüphecilik ve sigara ile kendine zarar verme şikayetiyle başvurduğu anlaşılmıştır. Sanık sulh ceza mahkemesindeki sorgusunda "elle" dediği hususunda sorulduğunda sanığın; "elleden kastettiğim benim telefonumu ellemeydi, mesajımı at" dediği, ancak kendisinin anlamadığını, beni "elle demesinden, kast ettiğinin kendisinin ellenmesi olup olmadığını bilmediğini, beyan etmiştir. Sanık ağır ceza mahkemesindeki savunmasında; Adana'da uyuşturucu madde ticareti yaptığı sırada ... isimli şahsa 620.000 TL borçlandığını, bu borcuna karşılık ...'ın ailesi ve kendisini tehdit etmesi nedeniyle ve onun azmettirmesi sonucu ...'yu öldürdüğünü, maktulün kendisine yönelik herhangi bir cinsel eyleminin olmadığını, kendisinin daha önce Adana'da uyuşturucu tedavisi gördüğünü, bu savunmasının doğru olduğunu, beyan etmiştir. Aynı iş yerinde çalışan tanıklar ... ve ...; sanığın maktulün tavsiyesi üzerine işe alındığını, aralarında husumet olmadığını, maktulün sanığa cinsel bir yaklaşımını görmediklerini ve duymadıklarını, söylemiştir. Sanık ile maktulün daha önce tanıştıkları, maktulün sanıktan 35 yaş büyük olduğunu, maktulün telefonda cinsel içerikli fotoğraf ve videolar bulunduğu, ancak bunların erkek erkeğe olmadığı, maktul yalnız kaldığında bunlara baktığı, yine sanığın savunmasına göre, sanığın geldiğini gören maktulün telefonu hemen kapattığı, kendisinin de bu durumunu görmemezlikten geldiğini söylediği, bu hususta sanığa yönelik herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı, maktulün evli olup dosyaya katılan 4 çocuğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, dosyamızda, haksız tahrik sayılabilecek tek hususun, sanığın jandarmada maktulün kendisine "beni elle" sözü olabileceği; Ancak, sanığın sulh ceza sorgusunda, maktulün "elle" sözünden kastettiğinin kendisinin telefonunun ellenmesi olduğunu, kendisinin telefondan mesaj atması anlamında bu kelimeyi kullandığını beyan etmiş, Kovuşturma aşamasında, uyuşturucu borcundan dolayı uyuşturucu satıcısının azmettirmesi nedeniyle ...'i öldürdüğünü söylemiştir. Tanıklar ... ve ... maktulün sanığa karşı herhangi bir olumsuz söz ve davranışlarını duymadıklarını ve görmediklerini beyan etmişlerdir. Belirtilen nedenlerle; maktulün sanığa, istemediği halde cinsel içerikli fotoğraf ve video gösterdiğine yönelik delil bulunmadığı gibi, sanıktan habersiz ve gizli olarak maktulün telefonunda bu görüntüleri izlediği sırada sanığın üzerine geldiğinde maktulün telefonu kapattığı, sanığın da görmemezden geldiğini beyan ettiği, "beni elle" sözünü ettiğine dair ilk savunması ile kovuşturma aşamasında sonradan geliştirdiği savunmasına rağmen, sulh ceza ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, başka nedenlerle ...'i öldürdüğünü beyan ettiği, haksız tahrike ilişkin sanığın aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu, sanığın tedavi evrakları gözetildiğinde, asabi yapıya sahip olduğu, maktul ile aralarında hiçbir husumet bulunmadığı, kendisinden 35 yaş büyük maktulü 77 kez bıçaklamasının bu çelişkili savunmaya dayandırılmasının inandırıcılıktan uzak ve dosya kapsamıyla uyuşmadığından, sayın çoğunluğun sanık hakkında haksız tahrik uygulaması gerektiği yönündeki bozma düşüncesine katılmamaktayız.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla