Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8838 E. , 2025/4249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3905 E., 2023/1347 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8838 E. , 2025/4249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3905 E., 2023/1347 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstinaf bozması üzerine verilen Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/232 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b. Sanıklar ... ve... haklarında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/3905 Esas, 2023/1347 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ve... hakkında suçun sabit olduğuna, 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ve... hakkında suçun sabit olduğuna, suç vasfına, haksız tahrik hükmünün uygulanma koşulu bulunmadığına, 3. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, meşru savunmaya, teşebbüsün derecesine, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının somut olayda bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; katılan ile sanık ... arasında inşaat işinden kaynaklanan ücretlerin ödenmesi meselesinden kaynaklanan tartışmada katılan ...'ın sanık ...'ı darp ettiği ve tarafların ayrıldığı, tarafların barıştırılmak amacıyla bir araya getirilmeye çalışıldığı ancak ...'ın kardeşleri olan sanıklar..., ... ile tespit edilemeyen kalabalık grupla birlikte olay yerine gelerek ellerinde bulunan sopa ve keserler ile katılan ...'a saldırdıkları; katılanın aşamalarda istikrarlı olarak kalabalık grubun kendisine saldırdığına, sanıkların her üçünün de ellerinde keser, kazma sapı ve sopa gibi cisimlerle kendisine vurduklarına dair beyanı, tanıklar ... ve ...'in katılana saldıranlar arasında üç sanığın da bulunduğuna dair soruşturmada alınan beyanları, tanık ...'ın mahkeme huzurunda tüm sanıkların katılana vuran kişiler arasında olduğunu teşhis etmesi, sanık ...'ın olay yerinde olup katılana vurmadığı ve sanık ...'ın olay yerine geldiğinde olayın bittiğine dair kaçamaklı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanın kafa bölgesine sopa, keser ve benzeri aletlerle vurdukları, katılanın yere düşüp kendinden geçmesi üzerine öldü düşüncesi ile olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılan olayda, sanıklar ... ve... haklarında haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde beraat kararları verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabule ve dosya kapsamına göre; sanıkların suçta kullandıkları keser ve sopalarla katılanın kafasına vurmak suretiyle katılanı adli tıp raporuna göre hayati tehlike geçirecek, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve vücudunda hayat fonksiyonlarına ağır (6) derecede etki edecek kemik kırıklarına neden olacak şekilde yaraladıkları olayda; sanık ... hakkında teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl arasında hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek, makul ile azami had arasında bir ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde makul oranda ceza tayin edilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabule ve dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve...'ın ağabeyi olan ...'ın katılan ... tarafından darp edildiğinin tüm beyanlarla sabit olduğu, ...'ın alınan adli raporunda darp cebir izi bulunmadığın anlaşılması karşısında sanık ...'ın katılan ... tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığının kabulü ile ...'ın kardeşi olan sanık ... hakkında cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari orandan ceza indirimi yapılması yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2023 tarihli ve 2022/3905 Esas, 2023/1347 Karar sayılı kararınına beraat eden sanıklar hakkında "mahkumiyet kararı verilmesi, sanık ... yönünden teşebbüsün ve haksız tahrikin dereceleri," yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın Üye ...'ın suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiği yönünde karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus dava konusu olan eylemin hangi vasfı kazanacağı yolundadır. Taraflar arasında inşaat meselesinden kaynaklı alacak verecek nedeniyle bir gerginliğin bulunduğu olay günü sanıkların ve katılanın barıştırılmak ve konuşturulmak üzere olay yerinde buluştukları ancak sanıkların saldırması ile mağdurun yaralandığı anlaşılmaktadır. Tıbbi rapora göre keser sapı ve sopalarla yapılan saldırı sonucunda katılanın kafasında linear kırık olacak ve beyin kanaması geçirecek şekilde yaralandığı bu yaralanmaların duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu baş ve vücut bölgesinde 6. Derece kırık mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Gerek kabul gerek mağdurun beyanı başta olmak üzere tüm deliller irdelendiğinde olay öncesi katılanın sanık ...'ı darp etmesi üzerine ...'ın kardeşleri ile olay yerine geldiği sanıklarda kesici, delici bir aletin bulunmadığı, ateşli bir silahın mevcut olmadığı, kavga nedeninin öldürmeye gerektirecek bir husumete dayanmadığı ve en önemlisi künt travmalar sonucunda kafada bir çökme kırığı olmadığı müstakil bir iç organ harabiyetinin olmadığı görülmektedir. Sadece yaralanma düzeyinin yüksekliği suç vasfını değiştiremez. Zira yaralanma düzeyinin karşılığı TCK 87/2 madde de mevcuttur. Bu nedenle öncelikle suç vasfının adam öldürme olarak tanımlanması yolundaki Sayın çoğunluğa katılmıyorum.