Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/9041 E. , 2025/3488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1055 E., 2023/1061 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçeli kararın katılanla
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/9041 E. , 2025/3488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1055 E., 2023/1061 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçeli kararın katılanlar vekiline 02.10.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesi uyarınca süresi içerisinde temyiz dilekçesinin verilmediği anlaşılmıştır. Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/454 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile, 1.Sanık ... hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29/1, 53. maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2.Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 53. maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/1055 Esas, 2023/1061 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, keşfe, tanık dinlenmesi gerektiğine, delil yetersizliğine, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirime, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, keşfe, tanık dinlenmesi gerektiğine, delil yetersizliğine, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirime, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Tüm dosya kapsamına göre; maktul ve sanık ...'in olaydan önce boşandıkları ancak maktulün gerek boşanma aşamasında, gerek sonrasında sanıkları ve ailesini müteaddit defalar tehdit ettiği, hakaretlerde bulunduğu, sanıkların köyde yaşayan akrabalarının evine birden fazla kez zarar verdiği, bu nedenlerle sanıkların maktulden şikayetçi olup hakkında açılmış davaların bulunduğu, yine maktulden kaynaklanan eylemler nedeniyle sanıkların ve sanık ...'in abisi tanık Hüseyin'in de maktule yönelik uzaklaştırma kararı aldığı, olay günü öncesinde de sosyal medya yoluyla tehditlerine devam ettiği anlaşılmakla maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan tüm eylemlerin ulaştığı boyut nazara alınarak haksız tahrik indiriminin asgari ile makul oranında makule yakın düzeyde uygulanması gerekirken asgari oranda indirim yapılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Gerekçeli kararın katılanlar vekiline 02.10.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde, 5271 sayılı Kanun’un 291. maddesi uyarınca süresi içerisinde temyiz dilekçesinin verilmediği anlaşıldığındantemyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri haksız tahrikin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/1055 Esas, 2023/1061 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle; TCK 62 maddenin uygulanması gerektiği yönündeki üyeler Sayın ... ve ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a bendi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre sayın çoğunluğun haksız tahrikin düzeyine ve buna bağlı olarak indirim oranının isabetli olmadığından bahisle verdiği bozma kararına aynen iştirak etmekle birlikte; Takdiri indirimi düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 62/2. maddesinde failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin takdiri indirim hususunda göz önünde bulundurulabileceğinin belirtildiği, Bu bağlamda takdiri indirim uygulama veya uygulamama yönündeki yetkinin temelde sanıkları duruşmada gözlemleyen ve delillerle bizzat yüzleşen Hakime/Mahkemeye ait bir husus olduğu tartışmasız olmakla beraber, bu yetkinin isabetli şekilde kullanılıp kullanılmadığını kanun yolu incelemesinde istinaf mahkemelerinin ya da Yargıtay'ın değerlendirip denetlemekle yükümlü olduğu açıktır. Bu yönüyle takdiri indirim maddesinin uygulanması ya da uygulanmaması bakımından verilecek karar dosya kapsamına uygun, makul ve makbul gerekçelere dayanmalı, adalet ve hakkaniyet ölçüleri içinde değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Temyize konu dosyanın incelenmesinde, maktulü öldüren her iki sanığın maktulden kaynaklanıp kendilerine yönelen haksız söz ve davranışların tesiri altında kapıldıkları yoğun hiddet ve elem duygusu altında atılı suçu işledikleri, öte yandan sabıkasız oldukları anlaşılan sanıkların pişman olmadıklarına dair beyanları bulunmadığı gibi mahkemece "suç kastlarının yoğunluğu, maktulü öldürmek için eve davet etmeleri, suçta kullanılan bıçağı mutfakta yıkamaları ve bu şekilde suç delillerini ortadan kaldırmaya çalıştıkları, suçlarını inkar ettikleri ve pişmanlık duymadıkları" biçiminde özetlenen gerekçeler dosya kapsamıyla örtüşmediği gibi yasal ve yeterli nitelikte de değildir. Bu bakımdan maruz kaldıkları haksız söz ve davranışların etkisi altında yüklenen suçu işledikleri anlaşılan sanıklar lehine haksız tahrike ilişkin bozma nedenine ek olarak takdiri indirim hükmünün de uygulanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine farklı ve ek gerekçelerle katılmadığımızı saygılarımızla ifade ederiz.