İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/1694 Karar: 2024/7539 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/1694 K.2024/7539

1. Ceza Dairesi 2024/1694 E. , 2024/7539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/524 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen ka

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/1694 E. , 2024/7539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/524 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen ka

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/1694 E. , 2024/7539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/524 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/66 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1993 Esas, 2021/1791 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/1020 Esas, 2022/3419 Karar sayılı ilâmı ile yetersiz rapor ve haksız tahrik hükümlerinden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2022/305 Esas, 2023/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, haksız tahrikden yapılan indirimin yetersiz olduğuna, fazla ceza tayinine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücreti takdirine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 3.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi uyarınca verilen 13 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 11 yıl 3 ay yerine 10 yıl 15 ay olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta vekalet ücretine (3) numaralı paragrafta hesap hatasına ilişkin açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri vekalet ücreti ve hesap hatası yönünden yerinde görüldüğünden İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2023 tarihli ve 2022/305 Esas, 2023/524 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, yargılama giderlerine ilişkin fıkradan önce gelmek üzere; “Katılan Bakanlık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 29.800 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Bakanlığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan "10 yıl 15 ay" ibaresi çıkarılarak yerine "11 yıl 3 ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla