İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/2655 Karar: 2025/8045 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/2655 K.2025/8045

1. Ceza Dairesi 2024/2655 E. , 2025/8045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1751 E., 2024/83 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye tebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, bo

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/2655 E. , 2025/8045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1751 E., 2024/83 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye tebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, bo

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/2655 E. , 2025/8045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1751 E., 2024/83 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye tebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2022/621 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.Mağdur ...'ya yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b.Mağdur ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/1751 Esas, 2024/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin kasten yaralama olarak kabulü gerektiğine, tahrik ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE 1.Aracın dışından araca birden fazla kez ateş açılması şeklinde gerçekleşen eylemde sağ ön koltukta oturan ... ... hedef alınmış olsa da, aracın sürücü koltuğunda bulunan mağdur ...'nın isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu anlaşılmakla, sanığın mağdur ...'ya yönelik eyleminde doğrudan kast hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemlerini doğrudan gerçekleştirdiğine dair kabulde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı ceza tayin edildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.01.2024 tarihli ve 2023/1751 Esas, 2024/83 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak üyeler sayın ... ve ...'ün sanığın mağdur ...'ya yönelik eylemlerinin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğu, hükmün bu nedenle bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanığın daha önce aralarında husumet bulunan ...’in içinde bulunduğu aracın önünü keserek ... yönünden öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği olayda, aracın şoför koltuğunda oturan ...’nın yaralanması fiilinin olası kastla yaralama olmasına rağmen bu fiil nedeniyle de sanığı kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutan daire kararına katılmadığımızdan bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Failin suçun maddi unsurlarını tamamen kesin olarak öngörmesi ve bunlar hakkında bilgiye sahip olarak hareket etmesi halinde doğrudan kast söz konusu olacaktır. Burada fail düşündüğü, kesin olarak öngördüğü ve bildiği bir hareketi veya neticeyi gerçekleştirmek için iradesini kullanmaktadır. Buna göre, fail suçun maddi unsurlarının tamamını düşünmüş, öngörmüşse ve ayrıca bu unsular hakkındaki bilgisi tam ve kesinse doğrudan kastla hareket etmektedir. Doğrudan kastla hareket eden fail, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların mevcut olduğunu veya fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve neticeli suçlarda neticenin meydana geleceğini muhakkak surette (zorunlu olarak) öngörmektedir. Olası kast TCK’nın 21. maddesinin ikinci fıkrası, “kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, failin suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceğini ciddi biçimde öngörmesine rağmen, fiili işlemek suretiyle tipikliğin gerçekleşmesini kabullenmesi, fiili işlemekten kaçınmaması ve olursa olsun demesi durumunda olası kast söz konusu olacaktır. Olası kast durumunda doğrudan kastta olduğu gibi fail suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, doğrudan kasttan farklı olarak bu unsurların gerçekleşmesini muhakkak değil, muhtemel görmektedir. Diğer bir ifadeyle doğrudan kast ile olası kast arasında, kastın bilme unsuruna ilişkin bir yoğunluk farkı bulunmaktadır. Doğrudan kastta suçun maddi unsurlarının gerçekleşeceği mutlak niteliktedir ve fail bu konuda mutlak bir bilgiye sahiptir. Olası kastta ise, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmesi muhtemel niteliktedir ve fail bu ihtimalin bilgisine sahiptir. Bu itibarla, belli bir neticenin gerçekleştirilmesi amacıyla hareket eden failin, bu fiilin aynı zamanda muhtemelen başka neticelere neden olabileceğini öngörmesine rağmen, bu yan neticeleri kabullenerek fiili işlemesi durumunda, bu yan neticeler bakımından olası kastla hareket etmiş olacaktır. Bu bağlamda, sanığın ...’yı hedef almadığı konusunda tereddüt bulunmaması, araçta bulunan diğer iki yolcu yönünden öldürmeye teşebbüs nedeniyle dava dahi açılmamış olması, Deryanın av tüfeği kullanılarak değil tek tabanca mermisiyle vurulmuş olması, silahın hedef alma imkanı olan yakın mesafeden ateşlenmesi, olay yerinde sadece üç kovan bulunması, olay sırasında yoğun bir tabanca atışının olmaması ve araçta sağ ön kapı üst çıta bölümünde sadece bir tane muhtemel mermi sekme izi bulunması karşısında, ...’nın vurulmasının muhakkak değil, muhtemel kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle sanığı ...’ya yönelik fiili nedeniyle sanığın doğrudan kastla öldürmeye teşebbüsten sorumlu olduğuna karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla