Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/2814 E. , 2025/4512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/39 E., 2024/93 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz baş
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/2814 E. , 2025/4512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/39 E., 2024/93 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2.d maddesine göre, temyiz edilemez nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1.d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili, katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Suç vasfına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız bir söz veya davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; sanık ile maktulün 2015 yılında resmi olarak evlendikleri, evliliklerinin ilk yıllarında maktule ait evde ikamet ettikleri, akabinde sanığın Niğde ilinde bulunan bahçesini ve maktule ait oturdukları evi satarak olayın meydana geldiği ikameti maktulün adına satın aldıkları, aynı evde maktulün önceki evliliğinden olan oğlu ... ve temyiz dışı katılan kızı ... ve bebeği ile birlikte yaşadıkları, sanığın savunmasında; olay öncesinde maktul ... kızı ...'un kendisine yönelik hakaret içeren sözler sarf ettiklerini, evin kendilerine ait olduğundan bahisle evden gitmesini istedikleri beyan ettiği, olay öncesi Niğde'de bulunan bahçenin geç satılmasından ötürü aralarında adliyeye de intikal etmiş bir tartışmanın meydana geldiği, ancak tekrar evlerine dönüp yaşamaya devam ettikleri, olay günü, hastane randevusu bulunan maktulün, sabah 05.32 sıralarında kızı ... ile yola çıktıkları, ancak arabalarının lastiğinin patlaması nedeniyle maktulün randevusuna gidemediği, buna sinirlenen maktulün eve dönerek öğle saatlerine doğru uyumakta olan sanığa hakaret ve tehdit içeren sözler söyleyerek lastiği yaptırmasını istediği, akabinde mutfaktan aldığı bir bıçakla üstüne gelerek "öldür kendini" şeklinde sözler sarf etmesine sinirlenen sanığın bıçağı ele geçirerek eşi olan maktulü yaralayıp ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılan olayda; Sanığın hazırlık aşamasında alınan savunmasının aksini kanıtlayan bir delilin bulunmaması, bu anlatım uyarınca hakaret ve tehdit içeren sözler sarf etmesi nedeniyle ilk haksız hareketin maktulden kaynaklandığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılarak hüküm kurulması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan kurum lehine vekâlet ücretine ilişkin düzeltme yapılırken sanığın adının "..." yerine "...." olarak hatalı yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2.d maddesindeki düzenleme karşısında, anılan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılan kurum vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/93 Karar sayılı kararının haksız tahrik ve vekâlet ücretine ilişkin yanlış yazım yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.