Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/3574 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/472 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incel
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/3574 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/472 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2022/410 Esas, 2023/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a-d, 266/1, 29, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli ve 2024/394 Esas, 2024/472 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrik indirim oranına, sanığın eyleminin meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması niteliğinde olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın beyanlarıyla uyumlu adli tıp raporları ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve belirlenen yaptırımda isabetsizlik olmadığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas ve 2002/ 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli ve 2024/394 Esas, 2024/472 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... ile tanıklar ... ve ...'un kardeş oldukları ... ile mağdur ... arasında önceye dayalı bir husumet bulunduğu olay günü ...’in kardeşleri ... ve ...'u da alarak mağdur ...’in yanına konuşmak için geldikleri ... ile ...’in konuştuğu sırada ...’in bir anda bıçak çıkartarak ...’in üzerine yürümeye başladığı bunun üzerine ...’in korkup kaçmaya başladığı ...’in de elindeki bıçakla ...’i kovaladığı ...’un üzerinde bulunan ruhsatlı silahını çıkartarak kardeşini korumak amacıyla ...’in peşinden koştuğu ve onu durdurmak için havaya bir el ateş ettiği ancak ...’in bu uyarıya rağmen durmayıp bıçakla ...’i kovalamaya devam ettiği ...’in bir ara ayağının taşa takılıp yere düştüğünü gören sanık ...’un ...’in savunmasız kalan kardeşini bıçaklayacağını düşünerek onu engellemek amacıyla bacağından yaraladığı subut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın eyleminin haksız tahrik altında kasten yaralama olduğuna karar vermiş ise de bu karara katılmıyorum. Şöyle ki sanık ...’un öz kardeşi ... mağdur ...’in bıçaklı saldırısı altındadır, sanığın o sırada tek düşündüğü kardeşini bu saldırıdan derhal koruma düşüncesidir, sanıktan bu saldırıyı başka şekilde engelleme imkanlarini araştırması ve öncelikle onlara başvurmasını beklemek doğru değildir, kamu görevlisi olan sanığın ruhsatlı silahını bu saldırıyı engellemek için kullanması en doğru en mantıklı harekettir nitekim sanık mağdurun hemen arkasında olmasına rağmen ve almış olduğu eğitim gereği istese mağdurun hayati bölgelerine ateş edebilecekken bunu yapmamış öncelikle havaya ateş ederek mağduru durdurmaya çalışmış mağdur buna rağmen durmayınca ve kardeşi yere düşüp savunmasız kalınca son çare olarak saldırıya devam eden ...’i etkisiz hale getirmek için bacağına bir el ateş etmiştir, somut olayda meşru savunma koşulları bütünüyle gerçekleştiğinden sanığın atılı suçtan TCK 25. maddesi gereğince beraat ettirilmesi gerektiğini ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 07.01.2026