Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4033 E. , 2025/2833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/28 E. 2024/312 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılana yönelik
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4033 E. , 2025/2833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/28 E. 2024/312 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına yönelik hükümlerin hapis cezalarının 5 yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle miktar itibariyle temyize tabi olmadığı, ancak istinaf bozması öncesinde verilen 08.04.2021 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekçeleri ile bozulmasından sonra, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezalarıyla cezalandırılmalarına karar verildiği, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde Bölge Adliye Mahkemesinin bozması sonrası, İlk Derece Mahkemesince cezanın 5 yılın altına düşmesi durumunda, esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkumiyet hükümlerinin temyizi edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durum bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamı üzerine, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 gün ve 2022/481 Esas, 2023/780 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/28 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar hakkında temel cezanın eksik belirlenmesi ve mükerrir olan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hususları eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken, sanıkların eylemlerinin ayrı ayrı net bir şekilde tespit edilmediği ve somut delillerle ilişkilendirilmediği, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri, delilleri ve nitelendirilmeleri ile buna göre hükümler kurulması icabettiği nazara alınmadan, bu ilkelere uyulmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/28 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanıklar hakkında ceza miktarları yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.