İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/4189 Karar: 2025/7235 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/4189 K.2025/7235

1. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2025/7235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/730 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2025/7235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/730 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/4189 E. , 2025/7235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/730 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/242 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2024/394 Esas, 2024/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan ilk derece mahkemesince kurulan ve resen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca ''tekerrür hükümlerinin uygulanması'' yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, canavarca his ve tasarlama hükümlerinin uygulanması, takdiri indirim ve haksız tahrik indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, canavarca his ve tasarlama hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranış bulunmadığı gözetilmeden, yazılı biçimde haksız tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.02.2024 tarihli ve 2024/394 Esas, 2024/730 Karar sayılı kararının "haksız tahrik'' yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanığın 24.11.2022 tarihinde soruşma sırasında "Yaklaşık 1 yıl önce dayı başılık yaptığım zamanlarda... cezaevine girdiğinde...'in eşi olan ... benim ile birlikte bağ arasında çalışmaya geliyordu. ... ile birlikte yaklaşık 25 kişi beraber çalışıyorduk. Sonrasında ... bana mesaj atmaya başladı. Benimle birlikte olmak istediğini söylüyordu. Bu mesajlar üzerinden uzun zaman geçtiği için cep telefonumda bulunmuyor. Ben bu mesajları ...a gösterdim. Babam da bahse konu mesajları ...'nın kayın validesi olan ...'a gösterdi. Daha sonrasında ben ...'yı işe götürmeyi bıraktım. Bu sıralarda... bu konuyu öğrenmiş. Husumetimiz ilk bu şekilde başladı. ... ile aramızda herhangi bir şekilde gönül ilişkisi ya da cinsel birliktelik olmadı. ...cezaevinden çıktıktan sonra aramızda herhangi bir sorun yaşanmadı. Ancak ... Mahallesinde bulunan kahvede zaman zaman denk geldiğimiz sırada kendisi bana "öldüreceğim seni" diyordu. Bu olaylara ilişkin tanığım yoktur. O sırada ... birlikte olduğu ismini bilmediğim başka bir erkekle evini terk ettiğini duydum. ...2022 yılı mayıs ayında benim üzüm bağındaki teller ile damlama hortumlarını keserek vanalara zarar verdi. ...'in beni tehdit ettiği ve üzüm bağlarıma zarar verdiği olaylar ile ilgili şikayetçi olmak istemiştim, ancak bekçi ...........'a bu konulardan bahsettiğimde bana bir şey çıkmayacağını söylemesi üzerine müracaatta bulunmamıştım. 2022 yılı Temmuz ayında ... beni kendisine cinsel saldırıda bulunduğumu iddia ederek şikayetçi olmuştu. O dosyada suçsuz olduğum ispatlandı. ...ve ... ile aramızda bu tür olaylar yaşandı. Bu tür olayların yaşanması sebebiyle husumet bulunuyor. Yaklaşık 3-4 aydır aramızda herhangi bir şekilde hakaret tehdit mala zarar verme veya başka bir olay yaşanmadı. 22.11.2022 günü resmi nikahlı eşim ... saat 17:30-18:00 sıralarında benim kullanmış olduğum cep telefonumdan arayarak "senin amcaoğlun... evin önünden geçiyor, korktum kapıları kilitledim, evin önündeki duvara çarpıp eve girecek" dedi. Bunun üzerine ben de ........'ya "tamam yapacak bir şey yok kapıları kilitle hayırlısı olsun" dedim. Sonrasında abim 10 dakika sonra arayarak "Nerede o orospu çocuğu" demiş. Abim beni arayarak "...seni öldürecek, kendine dikkat et" dedi. ...abimin yolunu kesmiş. Arabayla etrafı toz yapmış. Abimin...'in beni öldüreceğini bu sebeple söylediğini düşünüyorum, Olay günü "ya sen beni öldürecen ya da ben seni öldürecem orospu çocuğu" dedi.Bana hakaret etmesi gururuma haysiyet şerefime dokundu. Bir anlık öfkeyle aracımda arka koltukta zemin kısmında bulunan av tüfeğimi aldım ve...'in yanına gittim. Ben orada...'i öldürmeye gitmemiştim. Kendisi bana daha önce bağın olduğu yerlerde saldırmaya yeltendiği için yine aramızda geçen konuşmadan dolayı saldıracağını düşündüğüm için aracımda bulunan tüfeği aldım. Tüfeği alıp yanına gittiğimde kendisi bana saldırmadı. Orada ayrılabilirdim. Ama bir anlık sinirle tüfeği aldım. Bana sözlü tacizde bulundu. Bana "senin karına, çoluğuna çocuğunu, hepsini sikerim " dediğini, Sorgusu sırasında bu beyanlarına ilave olarak " ailemin ve çocuklarımın etrafında da pek çok kez dolandı, onlara hakaret ve tehdit eylemleri olduğunu", Mahkemede yine "... beni gördüğü yerde hakaret ediyordu. Ben hiç karşılık vermiyordum. Bir gün bağa gittiğimde sulama borularının, vanaların ve tellerin hepsinin kesilmiş olduğunu gördüm. Köyümüz bekçilerinden .'ı aradım. Yanında ...isimli bekçi ile beraber geldi. Ben ...'ın yaptığından emindim. Ancak buna ilişkin elimde herhangi bir delil yoktu. Sadece bana beslediği husumetten dolayı bunu yaptığını düşünüyordum. Hatta bu durumu bekçilere de anlattım. Bekçi karakola haber vermeye gerek yok, tanığın yok, şahidin yok, başkaca bir delil yok, bundan bir şey çıkmaz dedi. Biz söz konusu zararların hepsini kapattık. Tekrar boruları döşedik. Üç gün sonra tekrar tarlama gittiğimde aynı durum ile yine karşılaştık. Yine bekçiyi aradım. Ama yine...'in yaptığı konusunda elimde bir şey yoktu. Yine karakola haber vermedik. Olay günü üzüm hasat edilmişti, budak zamanıydı. Kesim işlemlerini yapıyorduk. Hatta o gün köyümüzden birisi vefat etmişti. Onun mezar açma işlemlerini de yaptık. Eşim telefon ile aradı. Ben ilk başta meşgul olduğumdan dolayı açmadım. Bu sefer whatsapptan "senin amca oğlun evin orada" şeklinde mesaj yazdı. Bunun üzerine aradım. Söylediğine göre aracı ile evin önünde patinaj yapıyormuş, çevreye bağırıyormuş. Bu sırada abim görmüş, abimin de önünü kesmiş "nerede o orospu çocuğu" demiş, bunun üzerine abim beni aradı ve "... seni arıyor, kendine dikkat et" dedi. Alaşehir'e doğru gidecektim. Ancak...'in aracı geçişi engelliyordu. ...'in aracını görünce neden benim evimin etrafında dolaştığını sordum. "benim evimin orada ne işin var dedim" oda bana çok ağır küfürler, ağza alınmayacak anneme, bana eşime küfürler etmeye başladı. Sanık savunmasını doğrular nitelikteki ağabeyi olan Tanık ...'ın "Bizim bağın telleri, hortumlar, damlama boruları defalarca kesildi. Gözümüz ile gördüğümüz bir husus yok, ancak aramızdaki husumet gereği maktul ...'ın yaptığını düşünüyoruz. Olay günü ikindi vakti maktul ... ile karşılaştık. 16:00-16:30 gibi bizim evin önünde önüme durdu. Zaten orada bekliyormuş. "nerede o orospu çocuğu, onu akşama kadar bekleyeceğim, buradan gitmeyeceğim" dedi. Bende bilmediğimi söyledim. Sonrasında eve gittim. ...'ı aradım. Dikkatli olması gerektiğini söyleyip olayı anlattım, benim bilgim bu kadardır, ... ile ...'ın gönül ilişkisi olduğuna ilişkin dedikodu çıkmıştı, ancak buna ilişkin benim bir bilgim yoktur. Ben kardeşim ...'e sorduğumda böyle bir şey olmadığını söylemişti. Sonrasında şikayet olayından sonra da hiç bir şey sormadım." şeklindeki beyanına karşılık, İlk derece mahkemesince TCK 29/1. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede; olayın öncesinde her ne kadar müteveffanın eşi ...'ın sanığın kendisine cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin şikayetçi olduğu, sanık hakkında bu eylemine yönelik 31.05.2022 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, müteveffanın olay günü sanığın evinin yakınlarında dolaştığının tanık ...'ın mahkememizce alınan : "...Ölen ... evin önüne geldi. Aracı ile ses ve gürültü yapmaya başladı. Evin duvarına çarpacak gibi yapıyordu. Bütün mahalle ayağa kalktı. Ben korkunca eşimi aradım..." şeklindeki beyanından ve tanık ...'ın mahkememizce alınan: "... Olay günü ikindi vakti maktul ... ile karşılaştık. 16:00-16:30 gibi bizim evin önünde önüme durdu. Zaten orada bekliyormuş. "nerede o orospu çocuğu, onu akşama kadar bekleyeceğim, buradan gitmeyeceğim" dedi. Bende bilmediğimi söyledim. Sonrasında eve gittim. ...'ı aradım. Dikkatli olması gerektiğini söyleyip olayı anlattım..." şeklindeki beyanından anlaşıldığı, sanık her ne kadar mahkememizce alınan beyanında: "...olay tarihinde bana " ya sen beni öldürecen ya da ben seni öldürecem orospu çocuğu" dedi. Bana hakaret etmesi gururuma haysiyet şerefime dokundu. Bir anlık öfkeyle aracımda arka koltukta zemin kısmında bulunan av tüfeğimi aldım ve...'in yanına gittim..." şeklinde beyanda bulunmuş ise de sanığın bu beyanını doğrular nitelikte olay anını gören bir tanığın bulunmadığı belirtilmiş ise de ; Mahkemenin gerekçesinin çelişki içerdiği, zira sanığın eşi olan ...ile ağabeyi olan...'in beyanlarının sanığın maktul tarafından tehdit edildiğini ve kendisine hakarette bulunduğunu, bağındaki teller ve sulama hortumlarına zarar verdiklerini kanıtladıkları gibi, ( mahkemece zarar konusu ile ilgili Köy bekçileri ...ve ...tanık olarak dinlenmemiş ise de sonucu etkili görülmemiştir.) Dolayısıyla sanığın maktulle aralarında geçen konuşmalara ilişkin savunmasının tanık beyanlarıyla aksinin kanıtlanamadığı, keza tanık olmayan sanık ile maktulun birlikte bulundukları ortamlarda maktulun kendisine tehdit ve hakaretlerde bulunduğu şeklindeki savunmalarına üstünlük tanınması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve gerekse Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay diğer ceza dairelerinin müstakar içtihatlarına göre haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla