Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/4296 E. , 2024/7837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E. 2024/64 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Direnme ret Katılan kurum vekilinin usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasını talep ettiklerine dair dilekçe ibraz ettiği, hükmü temyiz etme
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/4296 E. , 2024/7837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E. 2024/64 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Direnme ret Katılan kurum vekilinin usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasını talep ettiklerine dair dilekçe ibraz ettiği, hükmü temyiz etmediği anlaşılmıştır. Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/6 Esas, 2024/64 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/5249 Esas, 2023/7687 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesi, 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/6 Esas, 2024/64 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/5249 Esas, 2023/7687 Karar sayılı ilamı ile ''sanığın suçun işlenmesinden sonra olay yerini terk etmeyerek, aksi sabit olmayan savunmalarına göre suç yerinin adresini kolluk güçlerine ve sağlık görevlilerine verebilmek için tanık Ö.M.F'ye sorması, kendi telefonundan polisi ve ambulansı araması, maktulün çalıştığı şirketin sahibi olan tanık Ö.M.F'nin olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan kolluk ifadelerinde sanık savunmalarını destekler nitelikte beyanlarda bulunarak gerçeğin aydınlatılacağı nazara alındığında sabıkasız olan sanık hakkında yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmamasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, sanığın ölüm neticesinin doğmaması yönünde aktif hareketlerde bulunmasına rağmen maktulün ölmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanması mümkün değilse de, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarına göre Yargıtay bozma ilamının içeriği doğrultusunda takdiri indirim hükmünün uygulanması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmaması ve sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde mahkûmiyet kararı verilmesine, suçtan zarar gören kurum vekilinin katılan vekili olarak davayı takip etmiş olmasına karşın Mahkemece katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi '' nedenlerini içeren bozma ilamına takdiri indirim hükümleri yönünden kısmen direnilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 53. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Özetle; takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, eylem yaralama suçunu oluşturduğundan suç vasfının hatalı belirlendiğine, haksız tahrikin varlığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde mahkumiyet kararı verilmesine ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına karar verilmiş olmasına göre ve bozma ilamının içeriğine uygun şekilde katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla; tebliğnamedeki (2) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Daire tarafından yapılan inceleme neticesinde; Mahkemece; ''sanığın fiilden sonra yaralı bulunan maktulü kurtarmaya yönelik herhangi bir müdahalede bulunmaması, ilişkisi olduğu maktul sebebiyle eşinin evi terk etmesinden maktulü sorumlu tutarak doğrudan hayati bölgesine hedef almak suretiyle ateş etmesi, yargılama sürecinde sürekli olayın maktulden kaynaklandığı yönünde dosya kapsamı ve tanık beyanları ile uyuşmayan beyanlarla maktulü suçlaması'' nedenleriyle direnme kararı verildiği, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre olaydan hemen sonra eşini arayarak eşinin evi terk etmesi yüzünden suçladığı maktulü öldürdüğünü belirtmesi ve bu suretle pişmanlık göstermemesi değerlendirildiğinde sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiği şeklindeki mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden direnme kararı yerinde görülmüştür. IV. KARAR 1. Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/6 Esas, 2024/64 Karar sayılı direnme kararı yerinde görüldüğünden; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/5249 Esas, 2023/7687 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 2. Gerekçe bölümünde (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/6 Esas, 2024/64 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenleri; 1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanığın fiilden sonraki davranışları, olaydan hemen sonra maktulün yaşamasına rağmen tanık ...'ın beyanına göre ateş ettikten sonra 112'yi aramış ise de yaralı bulunan maktulü kurtarmaya yönelik herhangi bir müdahalede bulunmaması, ilişkisi olduğu maktul sebebiyle eşinin evi terk etmesinden maktulü sorumlu tutarak doğrudan maktulün hayati bölgesine hedef almak suretiyle ateş etmesi, yargılama sürecinde sürekli olayın maktulden kaynaklandığı yönünde dosya kapsamı ve tanık beyanları ile uyuşmayan beyanlarla maktulü suçlaması ve herhangi bir pişmanlık göstermemesi gözönüne alınarak fiilde ve failde takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir hal bulunmadığından sanık hakkında TCK'nin 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu açıktır. Bu bilgiler ışığında somut olayda; sanığın suçun işlenmesinden sonra olay yerini terk etmeyerek, aksi sabit olmayan savunmalarına göre suç yerinin adresini kolluk güçlerine ve sağlık görevlilerine verebilmek için tanık Ö.M.F'ye sorması, kendi telefonundan polisi ve ambulansı araması, maktulün çalıştığı şirketin sahibi olan tanık Ö.M.F'nin olaydan hemen sonra sıcağı sıcağına alınan kolluk ifadelerinde sanık savunmalarını destekler nitelikte beyanlarda bulunarak gerçeğin aydınlatılacağı nazara alındığında sabıkasız olan sanık hakkında gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmamasının failin geçmişi, sosyal ilişkileri veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerine uygun düşmeyen ve kollukta ki ifadesinde ve 12.12.2020 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurunda pişman olduğunu ifade etmesi sebebiyle savunma kapsamındaki beyanlarının hatalı değerlendirilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak TCK'nin 62. maddesinin talepte bulunan sanık hakkında uygulanması gerektiği için ilk derece mahkemesinin kararının bozulması düşüncesiyle onama yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27.11.2024