İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2024/5458 Karar: 2025/1032 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2024/5458 K.2025/1032

1. Ceza Dairesi 2024/5458 E. , 2025/1032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/105 E., 2018/471 K. 2. 2022/2035 E., 2023/822 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesin

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2024/5458 E. , 2025/1032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/105 E., 2018/471 K. 2. 2022/2035 E., 2023/822 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesin

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2024/5458 E. , 2025/1032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/105 E., 2018/471 K. 2. 2022/2035 E., 2023/822 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildikten sonra anılan Mahkemenin 26.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/471 Karar sayılı ek tavzih kararıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına verilmiş ise de, Mahkemece hüküm kurulduktan sonra yargılamadan el çekilmiş olacağı, tavzihine karar verilen hatanın "maddî yanılgı" ya da "yazım hatası" olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilemeyeceği anlaşılmış olup Mahkemenin 26.03.2018 tarihli tavzih kararı ve 02.03.2023 tarihli hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet kararının yok hükmünde olduğu kabul edilmiş, temyiz incelemesi sanık ve katılanın yüzüne karşı verilen Mahkemenin 14.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararına ilişkin yapılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2013/375 Esas, 2014/543 Karar sayılı kararıyla hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkumiyete ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 05.12.2016 tarihli ve 2016/5159 Esas, 2016/20082 Karar sayılı ilâmı ile haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-(e), 87/1-(c), 87/1-son, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanın temyiz isteği özetle; sanığa verilen cezanın az olduğuna, vesaire ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; yüze karşı verilen hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde hüküm fıkrasında bu hususa yer verilmemesine, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ile katılanın aynı iş yerinde çalıştıkları, sanayi sitesi esnafının yardımlarıyla yaşamını sürdüren, akli dengesi yerinde olmayan, kendisine gösterilen tutum ve davranışlar karşısında zaman zaman olumsuz tepkiler verdiği taraflarca bilinen İsa isimli şahsa, sanık ile tanık beyanına göre katılanın kışkırtıcı davranışta bulunması üzerine İsa'nın sanığa tükürdüğü, bu olaydan katılanı sorumlu tutan sanığın cam bardakla katılana vurmak suretiyle sol frontalde epidural hematom, sol kulak, sol kaş ve sol burun bölgesinde kesi oluşacak şekilde katılanı yaraladığı, yaralanmaların yaşamsal tehlike ve yüzde sabit iz oluşmasına neden olduğu olayda, 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın eylemi sonucu katılanın meydana gelen zararının giderildiğine dair dosyaya yansıyan bilgi ve belge bulunmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmış olup, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışından hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın, katılanı silahtan sayılan cam bardak ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hâl (5237 sayılı Kanun'un 87/1-(c) ve (d) maddeleri) ihlaline neden olan sanık hakkında hüküm kurulurken aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi ölçütler ve 3. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesine göre belirlenen ... cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ve sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine göre ek savunma hakkı tanınarak 5237 sayılı Kanun'un 87/1-(d) maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Katılanın kışkırtıcı davranışı üzerine akli dengesi yerinde olmayan İsa'nın sanığa tükürdüğü, bu olaydan katılanı sorumlu tutan sanığın, katılanı cam bardak ile yaşamsal tehlike geçirecek ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı olayda haksız tahrikte etki-tepki dengesi gözetildiğinde, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesine göre asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden (2/3) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/105 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararına yönelik katılan ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’den farklı düşünce ile, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2014 tarihli ve 2013/375 Esas, 2014/543 Karar sayılı kararından kaynaklanan kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla