Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5723 E. , 2025/6959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, hükümlü veya tutuklunun kaçması, görevi yaptırmama
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5723 E. , 2025/6959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, hakaret, hükümlü veya tutuklunun kaçması, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme ve 2313 Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından ...İnfaz Hâkimliğinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/7703 Dosya, 2021/7571 Karar sayılı içtima kararıyla 28... ay 245 gün hapis cezasına hükümlü ...'in, iş bu cezalarının infazı aşamasında, ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.03.2022 tarihli ve 2022/7-1645 sayılı müddetnameye yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin ...İnfaz Hâkimliğinin 06.01.2023 tarihli ve 2023/103 Dosya, 2023/251 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli ve 2023/38 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 94660652-105-54-25086-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/68792 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve 2024/68792 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ...İnfaz Hâkimliğinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/7703 Dosya, 2021/7571 Karar sayılı kararı ile içtima edilen 28... ay 245 gün hapis cezasının infazına ilişkin ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.03.2022 tarihli müddetnamede, hükümlünün içtimalı cezalarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde işlenmiş olanlar hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un Ek 2/1. maddesine göre 1/2 ve ayda 6 gün indirim üzerinden hesaplanarak infaz edilmekteyken, hükümlünün 04.11.2021 tarihinde Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ettiği, firar sebebi ile 647 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi uyarınca cezalarının infazı gerekeceği, bu nedenle 1/2 ve ayda 6 gün indirim yapılarak hesaplanan infaz rejiminden yararlanamayacağından bahisle hükümlünün 03.01.2022 tarihli dilekçesi ile ...Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2022 tarihli müddetnamesine yönelik şikayetinin reddine karar verilmiş ise de, Şikayete konu 01.03.2022 tarihli müddetnamede, hükümlünün tekerrüre esas olmayan içtimalı cezalarının 5275 sayılı Kanun'un 107/2. maddesi esas alınarak koşullu salıverilme süresinin hesaplandığı ve bu cezaları dışında içtimaya konu tekerrür hükümlerinin uygulandığı cezaları nedeniyle de koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi açısından uygulanması gereken 5275 sayılı Kanun'un 108/1-2. maddesine göre 2/3 infaz oranının müddetnamede gösterildiği, anılan müddetnamede hükümlünün hem ikinci kez mükerrir olduğu ilâmların hem de diğer ilâmların birlikte bulunduğu, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 26.07./2029, hakederek tahliye tarihinin ise 05.03.2049 olarak belirlendiği anlaşılmış ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddesinde yer alan "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir." şeklindeki düzenleme, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamında, "...koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı cezalar diğer cezalarla toplanmamalıdır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Hükümlünün ikinci kez mükerrer olduğu ilamlara ilişkin ayrıca müddetname düzenlenerek, söz konusu müddetnamede koşullu salıverilme tarihine yer verilmeksizin cezasının infaz edileceği, evvelki ilâmların infazının durdurularak, ikinci kez mükerrer olduğu ilamların diğerlerinden ayrı olarak derhal infazına başlanması gerektiği anlaşılmakla, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması" başlıklı 99 ncu maddesi; (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Mahkemece verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamında, "...koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığı cezalar diğer cezalarla toplanmamalıdır." şeklinde kabul edilmiştir. 5. Hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa, hükümlünün bu mahkumiyet hükmü nedeniyle 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin 3. fıkrası gereğince şartla tahliyeden yararlanması mümkün olmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2019/1-434 Esas, 2021/155 Karar sayılı ilamıda dikkate alınarak, öncelikle bu mahkumiyet hükmünün infaz edilmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmekteydi ancak 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik sonrası hükümlü hakkında kesinleşen ve infazı gereken cezaları arasında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkumiyet hükmü varsa bu mahkumiyet hükmünün öncelikle infaz edilmesi gibi bir uygulama yapılmasına gerek kalmadığından, bu mahkumiyet hükmünün, diğer infaza konu mahkumiyet hükümleri ile içtima edilerek infaz edilmesinin ve hükümlünün şartla tahliyeden yararlanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin belirlenmesi gerekmektedir. 6. Şikayete konu 01.03.2022 tarihli müddetnamede, hükümlü hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulandığı için hükümlünün şartla tahliyeden yararlanamayacağına ilişkin yapılan bir açıklama ve gösterilen mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, hükümlü hakkında infaza konu birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen mahkûmiyet hükümleri ile diğer mahkumiyet hükümlerinin suç tarihleri dikkate alınarak her bir mahkumiyet hükmü yönünden uygulanması gereken infaz rejiminin ayrı ayrı gösterilmesi suretiyle hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi gereken sürenin hesaplandığı, hükümlünün cezasının infazı sırasında 04.11.2021 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar etmesi nedeniyle 647 sayılı Kanun'un ek madde 2 nin altıncı fıkrasında yer alan, "Yarı açık veya açık müesseselerden ve 2 nci fıkrada belirtilen nitelikleri haiz olduğu halde kapalı müesseselerden firar edenlerle, ...... hiçbir surette indirimden yararlanamazlar." hükmü dikkate alınarak ek 2 maddenin birinci fıkrasında yer alan ayda 6 gün indirimden yararlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün müddetnameye yönelik şikayetinin reddine dair verilen karara karşı yaptığı itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2025 tarihinde karar verildi.