Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5783 E. , 2025/1057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/490 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1.
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5783 E. , 2025/1057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/490 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve 307/3. maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/202 Esas, 2018/539 Karar sayılı kararı ile verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/528 Esas, 2019/2311 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/6643 Esas, 2022/9685 Karar sayılı ilâmı ile ... ve ...'ın tanık sıfatıyla beyanlarının alınmaması ve sanığın suç tarihinde kullandığı telefon numara ya da numaralarının tespiti ile, bu numara/numaralara ait görüşme kayıtlarının getirtilip incelenmemesi suretiyle eksik inceleme nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine; Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın katılana karşı haksız tahrik altında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama eylemine azmettirme suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29, 38. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/13 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Katılan ile sanık arasında önceki bir olay nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü bir restoranda karşılaşmaları üzerine tartışmaya başladıkları ancak kavga yaşanmadan katılanın oradan ayrıldığı, bu arada kız arkadaşı ile orada bulunan sanığın kız arkadaşını gönderdikten sonra aynı yerde beklemeye devam ettiği, bir süre sonra katılanın aynı yere tekrar geldiği ve sanıkla kavga etmeye başladığı, hemen akabinde gelen maskeli bir şahsın katılana doğru gelmesi üzerine katılanın kaçmak istediği, ancak sanık ve maskeli şahsın katılanın peşinden gittiği ve katılanın yere düşmesi üzerine maskeli şahsın katılanı yakalayarak sırtından bıçakladığı, daha sonra sanıkla birlikte aynı yöne doğru kaçtıkları sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın beraatine ilişkin kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; maskeli şahsın kimliği tüm araştırmalara rağmen tespit edilememiştir. Sanığın ise bu maskeli şahıs ile irtibatı tespit edilemediğinden beraatine karar verilmiş ise de sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu ve olay günü karşılaştıklarında bu husumet nedeniyle tartışma yaşadıkları sabittir. Sanık, katılanın tekrar olay yerine döneceğini düşünerek kız arkadaşını olay yerinden gönderip kimliği tespit edilemeyen maskeli şahsın, katılanın tekrar olay yerine gelmesi halinde müdahale etmesi için olay yerini gören yakın bir yerde hazır bulundurmuştur. Sanık ile bu maskeli şahsın ne şekilde irtibat kurduğu anlaşılmasa da katılanın başka birisi ile husumetinin bulunmadığı olay yerinden tesadüfen geçen birisinin sanığa destek için maske takarak katılanı kovalayıp bıçaklamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, görgü tanıkları ve katılanın anlatımlarına göre maskeli şahıs ile sanığın olay sırasında birlikte hareket ettikleri izlenimi edindikleri ve olaydan sonra aynı yöne kaçmış olmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın maskeli şahsı, katılanın tekrar olay yerine gelmesi halinde müdahale edip bıçaklaması konusunda azmettirdiği sabit olduğundan sanığının cezalandırılması gerektiğini ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.