Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/5948 E. , 2025/3499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1040 E., 2024/1756 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/5948 E. , 2025/3499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1040 E., 2024/1756 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2024 tarihli ve 2023/364 Esas 2024/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/1040 Esas, 2024/1756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, C. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Tüm dosya kapsamına ve sanığın savunmalarına göre; maktulün uyuşturucu madde kullanmak için ve bazı eşyaları saklamak için sanığın evine birçok kez gidip geldiği, olay tarihinde de kardeşinin çalıştırdığı iş yerinden çuvala doldurduğu nevresim gibi bazı eşyaları sanığın kulübesine götürdüğü, bu hususun tanık Metehan'ın beyanıyla da sabit olduğu, maktulün sürekli sanığın kulübesine gelerek uyuşturucu madde kullanması ve çalmış olduğu eşyaları getirmemesi konularında kendisini uyarması üzerine aralarında tartışmanın çıktığı ve kendisine bıçak çekmesi sonucu maktulü öldürdüğünü beyan ettiği anlaşılmakla; hangi tarafça başlatıldığı tespit edilmeyen kavgada, şüphe sanık lehine değerlendirilerek haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca asgari düzeyde indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/1040 Esas, 2024/1756 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Üye ... ve sayın Üye ...'ın hükme yönelik temyiz taleplerinin esastan reddi ve hükmün onanması gerektiğine yönelik karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu yapılan husus sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yolundadır. Yapılan incelemede aslında sanık ve maktulün tanıştıkları sanığın küçük bir kulübesinin olduğu maktulünde bu kulübeye uyuşturucu madde kullanmak için gelip gittiği anlaşılmaktadır. Maktul aynı zamanda bu kulübeye bazı eşyaları da götürmekte hatta kendi kardeşinin çalıştırdığı iş yerinden çuvalla nevresim gibi bazı eşyaları bu kulübede sakladığı iddiaları mevcuttur. Sanık maktule bu eşyaları getirmemesi konusunda uyarılarda bulunmuş bu hususta aralarında tartışma çıkmış bunun üzerine maktulü öldürmüştür. Davada maktulün sanığın evine bir takım eşyalar getirip bırakması sanık lehine bir haksız tahrik sağlamayacaktır. Zira zaten tanışan taraflardan maktulün zaman zaman uyuşturucu kullanmak için buluştukları sanığın tek başına yaşadığı maktulün geliş gidişlerine itiraz etmediği açıkça bellidir. Dolayısıyla hırsızlık mal konusunda bir delil olmayan eşyaların sanığın kulübesine getirilmesi iddiası sadece maktulün birkaç eşya parça eşyayı getirdiği şeklinde tanımlanmalıdır. İkinci olarak sanık aşamalarda değişen beyanları ile maktulün kendisine yönelik bir saldırıda bulunduğunu iddia etmiş ise de sanığın üzerinde buna ilişkin herhangi bir maddi emareye rastlanmamış olay yerinde de bu savunmayı güçlendirecek herhangi bir delil elde edilememiştir. Dolayısıyla sanığın değişen beyanları sadece kendi lehine tahrik hükümleri sağlamaya yönelik bir nitelik kazanmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle tahrik uygulanmaksızın verilen mahkeme hükmünün onanması gerekir iken sanık lehine asgari haksız tahrik uygulanması talebiyle bozma yönünde görüş bildiren Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum. KARŞI OY Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına, sanığın aşamalarda değiştirdiği ve geliştirdiği çelişkiler içeren savunmalarına, maktulün kendisine yönelik fiziki saldırıda bulunduğuna dair anlatımlarının adli raporlarla doğrulanmamasına, vücudunda darp - cebir izine rastlanmamasına ve mahkemenin oluşa uygun nitelikteki kabul ve değerlendirmesine göre somut olayda sanık lehine haksız tahrik koşullarının bulunmadığı ve bu itibarla isabetli görülen hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinden bahisle tesis ettiği bozma kararına katılmıyorum.