Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/6412 E. , 2026/2628 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/495 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/6412 E. , 2026/2628 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/678 E., 2024/495 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2020/293 Esas, 2023/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85/1, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/678 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-e, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle, sanık hakkında takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekâlet ücretine, 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik incelemeye, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, gerekçeye, savunma hakkının ihlal edildiğine, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Olay tarihi olan 07.08.2017 tarihinde maktul ...'in, ablaları tanıklar ...ve ... ile birlikte fıstık toplamak için tarlada bulunduğu, sanığın da o esnada komşu tarlada olduğu, sanığın, ...'in yanına doğru beyanına göre selam vermek için gittiği, giderken arabasının içinde bulunan yarı otomatik tüfeği de arabadan aldığı, maktul ile sanığın karşılıklı konuştukları ve yürüdükleri sırada sanığın elinde bulunan ve namlusu maktule dönük vaziyette duran tüfeğin tetiğine basması sonucu tüfeğin ateş aldığı ve maktul ...'in kasık bölgesinden ağır şekilde yaralandığı, maktulün önce ...Devlet Hastanesi'ne buradan da ......... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığı fakat hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, savunma hakkının ihlal edilmediğine, vekâlet ücretinin tek tayin edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunmaması, sanık ile maktulün arasında olay sırasında bir tartışma olmaması, tüfeğin maktulün eline geçip geçmediği konusunda sanıkların çelişkili beyanları, olay yerinde 2 kartuş bulunmasına karşın maktulde bir isabet bulunması, kartuşlar arasındaki mesafe, maktulün olay sonrasında ameliyata alındığı, ameliyat sonrasında saat 17.00 itibariyle yoğun bakım ünitesine alındığı, atış artığı svap numunesinin 17.32 itibariyle alındığı ve atış artığına rastlanmadığı hususları nazara alındığında sanığın doğrudan kasıtla veya neticeyi kabullenerek maktule ateş ettiğinin kesin olarak saptanmadığı, oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek sanığın aşamalardaki istikrarlı şekilde tüfeğin tetiğine bilerek basmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilmesi gerektiği ve sanığın öngördüğü ancak istemediği neticeye bilinçli taksirle neden olduğundan, eylemin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bilinçli taksir yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/678 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi 21.03.2024 tarihli, 2023/678 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararında; sanık ...'ın maktul ...'ı Kasten Öldürdüğü ve 5237 sayılı TCK'nın 82/1-e, 62/1 maddeleri uyarınca Müebbet Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Dairemiz, sanığın eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğunu belirterek oy çokluğuyla kararın bozulmasına karar vermiştir. Dairemizin bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyleki; Olay tarihinde maktul ...'ın, ablası ... ve ... ile birlikte Fıstık toplamak için tarlada bulundukları, sanığın da o esnada komşu tarlada olduğu, sanığın yarı otomatik av tüfeğini alarak, maktulün bulunduğu yere gittiği, karşılıklı konuştukları sırada sanığın elinde bulunan ve namlusu maktule dönük vaziyette duran tüfeği iki kez ateşlediği ve maktul ...'ın kasık bölgesinden ağır şekilde yaralandığı ve daha sonra öldüğü sabittir. Otopsi raporuna göre maktul ...'ın ölüm sebebinin av tüfeği toplu saçma tanesi yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama olduğunu tespit edildiği, Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 05.10.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre sanık ...'a ait tüm svaplar üzerinde atış artıklarının tespit edildiği buna karşılık maktul ...'a ait svaplar üzerinde ise atış artığına rastlanılmadığı, ayrıca ...'a ait pantolon üzerinde bulunan delinme bölgesinde atış artıklarının tespit edildiği ve atışın yakın atış olduğunun belirtildiği, Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 25.08.2017 tarih ve 2017/2786 uzmanlık numaralı rapora göre; olay yerinde ele geçirilen 2 adet av tüfeği kartuşunun suçta kullanılan bu silahtan atıldığının tespit edildiği, Sanık savunmalarında, maktulün kendisinden av tüfeğini ısrarla istediğini, kendisinin av tüfeğini maktule verdiğini, maktulün bir el fıstık ağacına doğru ateş ettiğini, tüfeği kendisine teslim ederken tüfeğin bir anda ateş aldığını, kendi parmağının tetiğe değip değmediğini, tüfeğin namlusunun yukarıda mı yoksa aşağıda mı olduğunu hatırlamadığını savunmuşsa da; maktulden alınan svaplar üzerine yapılan incelemede atış izine rastlanılmadığı, sadece sanıktan alınan svaplarda atış artığının tespit edildiği, olay anında olay yerinde bulunan ve olayı ayrıntılı olarak gören tanıklar ..., ... istikrarlı ve birbiriyle uyumlu beyanlarında, maktulün tüfekle ateş etmediğini, tüfeği eline dahi almadığını, maktul ile sanığın karşılıklı konuşurken, sanığın elinde bulunan tüfeğin bir anda ateş aldığını belirtmişlerdir. Sanığın olayın oluş şekline uygun olmayan birbiriyle çelişen savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Sanığın bilerek ve isteyerek tetiğe iki defa bastığı sabittir. Dosya kapsamındaki deliller ve olay öncesi, olay sırası, olay sonrası, sanığın davranışları birlikte değerlendirildiğinde sanığın bilerek ve isteyerek maktulü kasık bölgesinden av tüfeği ile ateş ederek vurduğu ve bunun sonucunda maktulün öldüğü, sanığın çocuğa karşı Kasten Öldürme suçunu işlediği sabittir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediği ve Kararın Onanması gerektiği görüşündeyim. K A R Ş I O Y Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde ...4. Ağır Ceza Mahkemesice çocuğa karşı kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince bozma kararı verildiği, bozmanın gerekçesinin eksik araştırma yapıldığına ve eylemin bilinçli taksirle işlenip işlenmediğine dair tartışma yapılmamasına dayandığı, ...4. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden hüküm kurulduğu, bu defa sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince karar kaldırılarak çocuğu kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce eylemin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı kanaatiyle bozma kararı verilmişse de sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturacağı kanaatinde olduğumdan Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. Şöyle ki; olay günü sanığın kullandığı tüfeğin yarı otomatik ve sağlam vaziyette olduğunun kriminal rapor ile belirlendiği, sanığın olay günü iki atış yaptığının olay yerinde bulunan iki ayrı kovanın sanığın silahından atıldığının kriminal rapor ile belirlendiği, olay yerinde iki kez tüfeğin ateşlendiğinin olay yerinde bulunan tanıkların beyanıyla da sabit olduğu, her ne kadar sanık savunmalarında av tüfeğinin maktul tarafından bakılmak maksadıyla alınıp tekrar kendisine iade edilmesi sırasında patladığını savunmuş ise de olaydan sonra yalnızca sanıkta svap izi çıktığı maktulde atış artığına rastlanmadığı, bu hususun tüfeğin maktul tarafından sanığa verilirken patladığı savunmasını maddi delille çürüttüğü, sanığın elinde bulunan ve sağlam olması sebebiyle doldurulup tetiğe basmaksızın patlaması mümkün olmayan silahı ölüm neticesini öngörüp olursa olsun şeklinde davranmak suretiyle maktule tutarak yakın mesafeden kasıklarına ateş etmek suretiyle öldürdüğü, sanığın tetiğe dokunan olduğunun sabit olması ve maktul tarafından tüfeğe dokunulmadığı anlaşılmakla eylemin taksirle işlenmediği anlaşıldığından olası kastla öldürme suçundan mahkûm edilmesi gerektiği ve bu yönde bozma kararı verilmesi gerektiği görüşündeyim.