Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/6836 E. , 2025/6957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/470 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli dolandırıcılık, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak ve hükümlü veya tut
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/6836 E. , 2025/6957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/470 değişik iş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli dolandırıcılık, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2019 tarihli ve 2019/1108 değişik iş sayılı içtima kararı ile 4 yıl 12 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğinin 05.02.2021 tarihli ve 2021/437 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile 05.02.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 05.06.2022 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 05.06.2022 tarihi ile hak ederek tahliye tarihi olan 11.07.2023 arasındaki sürenin aynen çektirilmesine yönelik talebin, hükümlünün denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin yarısı olduğu bu nedenle ikinci işlenen suçun denetim süresinin bitiminden sonra işlendiğinden bahisle reddine ilişkin ... 2. İnfaz Hakimliğinin 16.02.2024 tarihli ve 2024/1414 Esas, 2024/1579 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarih ve 2024/470 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-34-8272-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve 2024/104137 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2024 tarihli ve 2024/104137 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, ... 2. İnfaz Hâkimliğinin 16.02.2024 tarihli kararı ile hükümlü tarafından işlenen ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmemesi sebebiyle yasal şartların oluşmadığından bahisle şartla tahliyenin geri alınması talebinin reddine hükmedilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli, 2018/2219 Esas, 2018/5254 Karar sayılı ilamında, " Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğundan, somut olayda 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre değil 765 sayılı TCK'nin 17. maddesi hükümlerine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu,..." şeklinde açıklamalar karşısında, İnfaz hukukunda hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 11.07.2023 olacağı, bu haliyle bu tarihten önce 05.06.2022 tarihinde denetim süresi içinde işlenen suç dolayısıyla koşullu salıverilme kararının geri alınması gerektiği, Bu halde, hükümlünün denetim süresinde 05.06.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan ... Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2023/128 Esas, 2023/397 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği cihetle, şartla tahliye kararının geri alınmasına ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 13. fıkrasının (a) bendinde yer alan "kalan cezasının aynen" ibaresi "başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin" ibaresi şeklinde değiştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 7/2-3 ve 5275 sayılı Kanun'un 98/1. maddeleri dikkate alınarak yeni düzenleme gereğince hesaplama yapıldığında ise, ikinci suçun işlendiği 05.06.2022 tarihi ile 11.07.2023 tarihi arasındaki sürenin bihakkın tahliye tarihi olan 11.07.2023 tarihini geçtiği gözetilmek suretiyle, 05.06.20 22... .07.2023 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 14.10.2016 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 2 yıl 6 ay hapis, 03.05.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 ay hapis, 18.06.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl hapis, 06.04.2018 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezasına mahkum olan hükümlünün, cezasının infazı sırasında 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci ve 108 inci madde hükümleri dikkate alınarak 05.02.2021 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 11.07.2023 olan hükümlünün 05.06.2022 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. 3. Şartla tahliye edilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın kanun gereği yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabul edilmesinin zorunlu olduğu, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün denetim süresine tabi tutulacağı, bu denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve süreli hapislerde bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür. 4. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonrası 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar olacağı ve süreli hapislerde bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceği öngörülmüştür. 5. 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde şartla tahliye kararının geri alınacağı, aynı maddenin 14 üncü fıkrasında, denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı kabul edilmiştir. 6. Hükümlünün infaza konu suçun işlendiği suç tarihinden sonra şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca lehe kanun uygulamasında temel kural, eski ve yeni kanun hükümlerinin ayrı ayrı bir kül olarak değerlendirilip, hangi kanunun lehe olduğunun belirlenmesi ve şartla tahliye edilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir. 7. Bu açıklamalara göre; hükümlünün 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki mevcut düzenlemeye göre hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlünün şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 06.04.2018 tarihinde işlemiş olduğu suçun cezasından 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. madde hükmü uyarınca 1/4 oranında, diğer üç suçtan almış olduğu cezasından ise aynı kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak şartla tahliye tarihinin tespit edilmesi gerektiği, 21.07.2018 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün daha önce gözaltında ve tutuklulukta geçen süreleri mahsup edildiğinde şartla tahliye tarihinin 21.11.2021 olarak belirlenmesi gerektiği, 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre tabi olacağı denetim süresinin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı ve denetim süresi açısından lehe gibi gözükse de şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre açısından hükümlünün aleyhine olduğundan lehe kabul edilerek uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. 8. 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci ve 108 nci madde hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu 05.02.2021 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün, denetim süresinin 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 6 ncı fıkrasına göre ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadar olduğunun ve bu sürenin bihakkın tahliye tarihini geçemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. 9. Hükümlünün, şartla tahliyeye hak kazanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre ile buna bağlı olarak belirlenmesi gereken denetim süresinin sadece yapılan yasal değişikliklerin bir bölümü esas alınarak tespit edilmesi ve uygulanmasının mümkün olmadığı, yasal düzenlemenin bir bütün halinde olaya uygulanarak hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, bihakkın tahliye tarihi 11.07.2023 olan hükümlünün 05.06.2022 tarihinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşılmakla, şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2024 tarih ve 2024/470 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2025 tarihinde karar verildi.