Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/7770 E. , 2026/1613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1729 E., 2024/1944 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanma
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/7770 E. , 2026/1613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1729 E., 2024/1944 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Katılan ...'un nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükümde suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı ve bu nedenle hükmü katılan vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükme karşı sanık müdafiinin, nitelikli yağma suçundan verilen hükme karşı katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2022/299 Esas, 2024/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-h, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-b-d, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/1729 Esas, 2024/1944 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, takdiri indirim nedenlerine, vekalet ücretine, 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle, cezai ehliyete ilişkin raporun yerinde olmadığına, suç kastı olmadığına, haksız tahrike, fazla ceza tayinine, lehe hükümlere ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, cezai ehliyete ilişkin alınan raporların yeterli olup dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik inceleme bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, haksız davranış ve saldırı niteliğinde tek eylemin sanıktan geldiğinden haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, hükmolunan hapis cezalarının miktarı itibarıyla yasal koşulları oluşmadığından seçenek yaptırımlara çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesindeki takdiri indirim maddesinin amacı verilen cezayı gerek olaya ve gerekse suçluya uydurarak daha adil ve daha insaflı bir sonuca varılabilmesi amacıyla hakime bir özgürlük alanı oluşturmaktır. Yasada "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecindeki davranışları" örnek olarak sayılmış olup bunlar sınırlı değildir. Varsa başka sebeplere de dayanılarak takdiri indirim uygulanabileceği gibi uygulanmayadabilir de ancak her iki halde de hakim tarafından mutlaka gerekçe yazılmalı ve bu gerekçe dosya kapsamı ile uyumlu olmalıdır. Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelenmesinde diğer hususların yanında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasının isabetli olup olmadığı hususunda denetim yapabileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Somut olaya bakıldığında Mahkemece sanık hakkında "sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecindeki davranışları" gibi yasada geçen kalıp cümleler kullanılarak herhangi bir somutlaştırma yapılmadan takdiri indirim yapıldığı görülmüş ise de sanığın geçmişinde başka suçları da işlendiğinin görüldüğü, olumlu sosyal ilişkileri olduğuna ilişkin bir bilginin dosyaya yansımadığı, fiilden sonra kaçtığı ve polisin yaptığı sıkı takip ile araştırma sonucunda saklandığı yerde iki gün sonra yakalanabildiği, sanığın yargılama sürecinde tutanaklara yansıyan olumlu bir söz veya davranışının tespit edilemediği (samimi pişmanlık) sanığın işsiz olup bir mesleğinin olmadığı, bekar olduğu, alacağı fazla cezanın sanığın işini, mesleğini veya ailevi durumunu olumsuz etkilemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, dolayısı ile cezanın sanığın geleceği üzerinde bir etki etmesinin de mümkün görünmediği, Mahkemenin takdiri indirime gerekçe olarak belirttiği durumların dosya kapsamı ile uyuşmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinde belirtilen takdiri indirim nedenlerinin olaya uygulanmaması gerektiği halde, uygulanması suretiyle eksik cezalar tayini, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan ... vekilinin nitelikli kasten öldürme suçuna yönelik temyiz istemi yönünden: Katılan ...'un nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükümde suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı ve bu nedenle hükmü katılan vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından verilen hükümler yönünden: Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/1729 Esas, 2024/1944 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükme karşı aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.