Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/1447 E. , 2025/6782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2883 E., 2024/2292 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ver
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/1447 E. , 2025/6782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2883 E., 2024/2292 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2019/222 Esas, 2023/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2023/2883 Esas, 2024/2292 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 /1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 29,62,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın emyiz sebepleri özetle; delil yetersizliğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2014/36 Esas, 2014/436 Karar sayılı gece vakti hırsızlık suçuna dair ilamının tekerrüre esas nitelikte olduğu ve mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Olay tarihinde mağdurun kızı ile sanığın resmi nikahlı eş oldukları, evliliklerinde sorunlar olması nedeniyle bir süredir ayrı yaşadıkları, olay günü sanığın, kızı ve damadını barışmaları amacıyla bir araya getirdiği, tarafların aralarındaki meseleyi konuştukları esnada tartışma çıktığı, tartışamaya sanığın da dahil olduğu, yaşanan kavgada sanığın mağdurun kafasına ele geçirilemeyen taş ile vurduğu, alınan Muğla Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü raporuna göre; mağdurun hayati tehlike geçirecek ve vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarını 4. derece etkileyecek nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır. 3.Mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak ve 4. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d. maddeleri uygulanmak suretiyle bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, Kabule göre de; a.Birden fazla nitelikli hali (5237 sayılı Kanun'un 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunun 86/1. maddesi gereği temel cezaya hükmedilirken, mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı uyarınca aynı Kanunun 3. maddesindeki ''orantılılık'' ilkesi ve 61. maddesindeki kıstaslar dikkate alınarak, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, b.Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı Kanun'un 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan Adli Tıp Kurumu raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin (4.) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2019 tarihli, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 Karar sayılı kararı uyarınca sanığın cezasında makul bir oranda artırım yapılması gerekirken, (1/4) oranında artırım uygulamak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2023/2883 Esas, 2024/2292 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.10.2025 tarihinde karar verildi.