İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/2537 Karar: 2026/3719 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2025/2537 K.2026/3719

1. Ceza Dairesi 2025/2537 E. , 2026/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/346 E., 2025/472 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf ince

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/2537 E. , 2026/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/346 E., 2025/472 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf ince

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/2537 E. , 2026/3719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/346 E., 2025/472 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2024 tarihli ve 2024/153 Esas, 2024/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.02.2025 tarihli ve 2025/346 Esas, 2025/472 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısınıın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığından suç vasfının silahlı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak belirlenmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir. 2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın ayrıca mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından da cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, müsnet suçun doğrudan kastla işlendiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde alkollü olan sanık ...'nın maktul ...'a ait kahvehanede masa üzerine başını koyarak uyuduğu esnada uyandırılmasına sinirlenerek içeride bulunanlara sinkaflı küfür etmesi üzerine tanık ...'un buna tepki gösterdiği, aralarında yaşanan tartışma ve arbede sırasında sanığın yere düştüğü, bunun üzerine kahvehanede bulunan tanıklar ... ve ... tarafından dışarı çıkartıldığı, buna öfkelenen sanığın park halindeki aracına giderek suçta kullanılan bıçağı alarak geri döndüğü, yaşanan bu olaylar esnasında maktul ...'ın kahvehanede olmadığı, binanın önünde karşılaştığı ... ve ... ile konuşarak konudan haberdar olduğu, ardından sanığın tekrar gelme ihtimaline binaen binanın giriş kapısını kilitleyerek üst kattaki kahvehaneye çıktığı, kısa süre sonra yeniden gelen sanığın binanın giriş kapısını açmak için kapının camını kırınca sesi duyan tanık ...'un, sanığın üst kattaki kahvehane kapısından içeriye girmemesi için "kapıyı bastırın" diye bağırması üzerine ... ile maktul ...'ın birlikte kapıya bastırdıkları, dışarıdan ise sanığın omuzuyla kapıya yüklenip açmaya çalıştığı ve sol eliyle de elindeki bıçağı kapı aralığından içeriye soktuğu, kapının dar açıyla gidip geldiği, bu nedenle sanığın elini hareket ettirebildiği, bu sırada sanığın elindeki bıçağı savurmasıyla kapının kol kısmında kapının arkasında hafif eğik vaziyette bulunan maktul ...'ı sağ göğsünün altından yaraladığı ardından maktulün geri çekilmesiyle kapının açıldığı, maktulün yaralı vaziyette göğsünden tutarak taksi durağına gittiği, hastaneye gitmek için bindiği taksi şoförüne ise düştüğünü söylediği, sonrasında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; sanık ve maktulün arkadaş oldukları, aralarında husumet olmadığı, sanık ile tanık ... arasında yaşanan tartışma esnasında maktulün olay yerinde olmadığı, sanığın tanık ... ile yaşadığı tartışma neticesinde duyduğu öfke ile aracından bıçağını alarak kahvehanenin bulunduğu binaya girip kahvehanenin içerisine girmeye çalıştığı, sanığın, ani gelişen ve çok kısa süren ortamda kapının arkasında görmediği maktulün hayati organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak vurduğuna dair delil bulunmaması, maktulün tek bıçak darbesi ile yaralanması, herhangi bir engel hal olmamasına rağmen kapının açılması sonrasında sanığın kendiliğinden eylemine son vermesi, maktulün olaydan sonra bindiği taksi şoförünün ne olduğunu kendisine sorduğunda sanığı koruyucu bir tutum sergilemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesinde düzenlenmiş bulunan "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.02.2025 tarihli ve 2025/346 Esas, 2025/472 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ... hakkında, maktul ...'ı “olası kast ile öldürme” suçundan Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesince, TCK 81/1, 21/2, 53/1, 58. maddeleri uygulanarak 21 yıl hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın lehe ve aleyhe istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi “Esastan Red” kararı vermiştir. Kararın lehe ve aleyhe istinafı üzerine, sayın çoğunluk olayın “Kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak” suçu olduğunu belirterek, sanığın TCK 87/4-2. cümleden cezalandırılması gerektiğinden BOZMA kararı vermiştir. Olay olası kast ile öldürme suçu olduğundan, verilen karar doğru olduğundan, kararın ONANMASI gerektiğinden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. Şöyleki; Olay tarihinde alkollü olan sanık ...'ın maktul ...'a ait kahvehanede masa üzerine başını koyarak uyuduğu, sanık ...'ın akrabası olan tanık ...'ın sanığa isterse evine gidip dinlenebileceğini söylediği, sanığın tanık ...'ın teklifini kabul etmeyip otele gideceğinin söyleyerek yerinden kalkıp kahvehanenin kapısına yöneldiği sırada, sanık ... ile tanık ... arasında ilk kim tarafından başlatıldığı tespit edilemeyen bir tartışma yaşandığı, bu tartışma esnasında, tarafların birbirlerine sinkaflı küfürler ettikleri, tartışmanın karşılıklı arbedeye dönüştüğü, arbede esnasında sanık ...'ın yere düştüğü, kahvehanede bulunan şahısların araya girmesi üzerine arbedenin sona erdiği, tanıklar ... ve ...'in sanık ...'yı kolundan tutarak kahvehanenin dışına çıkardıkları, Tanık beyanlarından ve kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere maktul ...'ın yaşanan tartışma sırasında kahvehanede bulunmadığı, tanıklar ... ve ... sanık ...'yı gönderdikten sonra kahvehaneye dönerken maktul ...'ın kahvehanenin önüne geldiği, kamera görüntülerinde görüldüğü üzere maktul ...'ın kahvehanenin girişinde kahvehaneden çıkan şahıslarla konuştuğu, bu nedenle maktulün sanık ... ile tanık ... arasında yaşanan tartışmadan haberdar olduğu, Maktulün sanık ...'nın yeniden gelme ihtimaline binaen kahvehanenin bulunduğu binaya girdikten sonra binanın demir giriş kapısını kilitlediği, sanık ...'nın kahvehaneden ayrıldıktan sonra, park halinde bulunan aracından bıçağı alarak kemerine sıkıştırıp tekrar kahvehanenin bulunduğu binanın önüne geldiği, demir kapının kilitli olduğunu görmesi üzerine kapının cam kısmını kırarak içeri girdiği ve merdivenlerden kahvehanenin bulunduğu üst kata çıktığı, camın kırılma sesini duyan kahvehanedeki şahısların hareketlendiği, tanık ...'in "kapıyı bastırın" diye bağırdığı, ilk etapta tanık ...'in kapıyı bastırdığı, ardından maktul ...'ın tanık ...'i "sen bu tarafa gel" diyerek omuzundan çektiği, maktul ...'ın kapının kol kısmının bulunduğu taraftan kapıyı hafif eğik vaziyette iki eliyle bastırdığı, tanık ...'in ise kapının menteşe kısmından bastırdığı ve sanığın içeri girmesine engel olmaya çalıştıkları, sanık ...'ın sağ omuzuyla kapıya yüklenip kapıyı açmaya çalıştığı, sol eliyle kemerine sıkıştırdığı bıçağı çıkararak kapı aralığından elini içeriye soktuğu, itişme sırasında kapının gidip geldiği, bu nedenle sanığın elini hareket ettirebildiği, sanığın kolunun dirsek kısmına kadar içeriye girdiği, sanığın elindeki bıçağı savurmasıyla maktul ...'ın göğsünden yaralandığı, maktul ...'ın "yandım anam" diyerek geri çekildiği, maktulün geri çekilmesi ile kapının açıldığı, Maktul ...'ın göğsünden tutarak binanın dışına ...'da bulunan taksi durağına doğru giderek taksiye bindiği, tanıklar ... ve ...'un da maktul ile birlikte taksiye bindiği, maktul ve tanıkların ...Hastanesi'ne acil servisinden giriş yaptıkları, sanık ...'nın olaydan sonra kahvehaneden ayrıldığı, ... Mahallesi'ne doğru gittiği, suçta kullandığı bıçağı boş bir araziye attığı, tanığın kolluk görevlisini arayarak sanığın bulunduğu yeri söylediği, kolluk görevlilerinin sanığın bulunduğu yere intikal ettiği, sanığın kolluk görevlilerine teslim olduğu, maktul ...'ın sevk edildiği ...ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybettiği, ölü muayene otopsi raporuna göre maktulün ölüm sebebinin kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve komplikasyonları olduğunun belirlendiği olayda; Sanık ve maktulün arkadaş oldukları, aralarında husumet olmadığı, sanık ile tanık ... arasında yaşanan tartışma esnasında maktulün olay yerinde olmadığı, sanığın tanık ... ile yaşadığı tartışma neticesinde duyduğu öfke ile aracından bıçağını alarak kahvehanenin bulunduğu binaya gelip dış taraftaki camı kırıp içeri girip, kahvehanenin üst katında bulunan odaya girmeye çalıştığı, sanığın kapının arkasında kahvehanede bulunan şahıslardan birinin veya birkaçının olduğunu bilmesine rağmen, hem kapıyı omuzlayıp açmaya çalıştığı hem de bıçak bulunan elini kapının aralığından sokarak bıçağı kapı arkasındakilere savurduğu, sanığın savurduğu bıçağın kapının arkasında bulunan maktule isabet etme ihtimalinin bulunduğu, bir başka ifade ile sanığın kabullendiği veya göze aldığı neticenin elindeki bıçağın kapı arkasında bulunan şahsa veya şahıslardan birisine isabet edebileceği ve bu kişilerin ölmesi veya yaralanmasına sebep olacağını bildiği, sanığın bu hususu ve neticeyi öngörmesine rağmen "olursa olsun kastı" ile hareket ettiği, bıçağı savurması ile kapının arkasında bulunan maktul ...'ın ölümü ile sonuçlanan olayda, Meydana gelen muhtemel neticenin ağırlığına göre sanığın sorumluluğunun belirleneceği, somut olayın maktul ...'ın ölüm neticesinin meydana geldiği, kabullenilen ve öngörülebilen muhtemel neticenin gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, Türk Hukuk sisteminde yerleşik hâle gelen "olası kast netice ile belirlenir, olası kastı netice belirler" kuralı karşısında, sanığın maktule yönelik eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu mahkemece belirlenerek bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sayın Çoğunluk olayın "silahla kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçu olduğunu belirterek bozma kararı vermiş ise de; sanığın olası kastla hareket ettiği, başka bir ifadeyle bıçağı savurduğu sırada hedef aldığı belirli, somut bir kişi olmadığı, bu itibarla sanığın kapının arkasında kim ya da kimlerin olduğunu bilmeden bıçağı savurmasıyla neticenin gerçekleşmesinden dolayı, somut olayda TCK'nın 87/4. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmayacağı, sanığın kapının arkasındaki kişinin kim veya kimler olduğunu bilmeden bıçağı savurduğu, arkadaşı maktulün ölümüne sebep olduğu nedenle, olası kast ile öldürmeden sorumlu olması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28/05/2019 tarih ve 2018/1-451 Esas, 2019/456 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; “Bir olayda TCK 87/4. maddesinin uygulanması için sanığın yaralama kastı ile karşı taraftaki belli ve somut bir kişiyi yaralaması gerekir ve bunun sonucunda ölüm meydana gelmeli, yaralama ile ölüm arasında illiyet bağı olmalıdır. Eğer olayda karşı tarafta yaralanan veya öldürülen kişi belli ve somut değil ise düğün yerinde kalabalıkta ateş üzerine başka kişilerin yaralanabileceği veya ölebileceği öngörülebileceğinden öngörülen muhtemel netice gerçekleşince kişi olası kastla gerçekleşen neticeye göre sorumlu olacaktır. Somut olayda sanığın olası kastla hareket ettiği, başka bir ifadeyle demir çubuğu savurduğu sırada hedef aldığı belirli, somut bir kişi olmadığından, TCK'nın 87/4. maddesinin uygulanma koşulları olayda oluşmaz” şeklinde belirtilmiştir. Sonuç olarak; Dava konusu olay, “Olası kast ile öldürme suçu” olduğundan, verilen karar doğru olduğundan, kararın ONANMASI gerekirken, olayın “Kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak” suçu olduğu belirtilerek, sanığın TCK 87/4-2. Cümleden cezalandırılması için BOZMA kararı veren, Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Alkollü olan sanık, kahvehanede yaşadığı tartışma sonrası aracından bıçak alarak binaya dönmüş, kapıyı omuzuyla zorlarken elindeki bıçağı kapı aralığından içeriye sokup savurmuş ve kapının arkasında bulunduğunu görmediği arkadaşı olan maktulü göğsünden yaralayarak ölümüne neden olmuştur. İlk derece mahkemesi olası kastla öldürmeden 21 yıl hapis cezası vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Hukuki İlke: Fail belirli ve somut bir kişiyi hedef almaksızın, kapı arkasında kim olduğunu bilmeden bıçağı savurmuşsa ve kendiliğinden eylemine son vermişse, kastının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilerek eylem TCK 87/4'te düzenlenen kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturur; olası kastla öldürme (TCK 81/1, 21/2) kabulü yerinde değildir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup, karşı oyda 'olası kast netice ile belirlenir' görüşü savunulmuştur.

Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararının suç vasfı yönünden oy çokluğuyla bozulması (CMK 302/2).

Dava Strateji Notu: Öldürme kastının bulunmadığı savunmalarında; hedefin belirli/somut bir kişi olmaması, tek darbe, engel yokken failin eylemine kendiliğinden son vermesi ve taraflar arasında husumet bulunmaması gibi olguların TCK 87/4 lehine güçlü emareler olarak öne çıkarılması etkilidir. Karardaki oy çokluğu, olası kast-yaralama sonucu ölüm ayrımının tartışmalı olduğunu ve her iki yönde de argümantasyon geliştirilebileceğini gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla