İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3124 Karar: 2025/6144 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3124 K.2025/6144)

1. Ceza Dairesi 2025/3124 E. , 2025/6144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/68 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; her ne kadar mağdur ...'a Baro tarafından atanan zorunlu vekilin katılma talebine istin

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3124 E. , 2025/6144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/68 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; her ne kadar mağdur ...'a Baro tarafından atanan zorunlu vekilin katılma talebine istin

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3124 E. , 2025/6144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/51 E., 2024/68 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden; her ne kadar mağdur ...'a Baro tarafından atanan zorunlu vekilin katılma talebine istinaden Mahkemece katılma kararı verilmiş ise de mağdur hakkında düzenlenen ... Devlet Hastanesinin, 25.11.2015 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda "orta derece zeka geriliği", "bilateral çok ileri snik" ve "konuşma bozukluğu" tespit edilmesi karşısında, şikayet hakkının ve davaya katılma yetkisinin şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle, mağdurun bu hakkını ancak kanunu temsilcisi olan vasisi aracılığıyla kullanabileceği, bozma sonrası vasi ...'ın usulüne uygun şekilde davadan haberdar edildiği ancak mağdurun vasisinin şikayet ve katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen katılma kararının hukuken yok hükmünde olduğu ve mağdura atanan zorunlu vekilin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Esas No : 2025/3124 (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Başkale (Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/7 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/9393 Esas, 2020/13536 Karar sayılı ilâmı ile dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve mağdura atanmış bir vasi bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunduğu takdirde vesayet kararı dosya içerisine alınarak, aksi takdirde mağdura 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca vasi tayin edildikten sonra, vasinin duruşmadan haberdar edilmesi ve şikayet ile katılma hususunda beyanının alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233. ve devamı maddelerine aykırı davranılarak iddia hakkının kısıtlanması nedenleriyle bozulmasına, 2. Basit yargılama usulü uygulanarak verilen hükme karşı sanığın itirazı üzerine genel yargılama usulüne göre duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 15 eşit taksit halinde tahsiline, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik incelemeye, atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, dava zamanaşımının gerçekleştiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemine uyan suç için yasada öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği, sanık hakkında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle 5271 sayılı Kanun'un 231/5 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Her ne kadar mağdur ...'a Baro tarafından atanan zorunlu vekilin katılma talebine istinaden Mahkemece katılma kararı verilmiş ise de mağdur hakkında düzenlenen ... Devlet Hastanesinin, 25.11.2015 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda "orta derece zeka geriliği", "bilateral çok ileri snik" ve "konuşma bozukluğu" tespit edilmesi karşısında, şikayet hakkının ve davaya katılma yetkisinin şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle, mağdurun bu hakkını ancak kanunu temsilcisi olan vasisi aracılığıyla kullanabileceği, bozma sonrası vasi ...'ın usulüne uygun şekilde davadan haberdar edildiği ancak mağdurun vasisinin şikayet ve katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen katılma kararının hukuken yok hükmünde olduğu ve mağdura atanan zorunlu vekilin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla