İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/3324 Karar: 2025/5637 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3324 K.2025/5637)

1. Ceza Dairesi 2025/3324 E. , 2025/5637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5385 E., 2025/46 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar kararın miktar itibariyle temyize tabi olmadığı şeklinde Tebliğname'de görüş belirtilmiş ise de; san

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/3324 E. , 2025/5637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5385 E., 2025/46 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar kararın miktar itibariyle temyize tabi olmadığı şeklinde Tebliğname'de görüş belirtilmiş ise de; san

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/3324 E. , 2025/5637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5385 E., 2025/46 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Her ne kadar kararın miktar itibariyle temyize tabi olmadığı şeklinde Tebliğname'de görüş belirtilmiş ise de; sanığın şikayetçiye yönelik nitelikli yağma suçundan açılan kamu davası hakkında İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraate ilişkin kararın Cumhuriyet savcısı tarafından (aleyhe) istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli, 2021/2515 Esas, 2022/2208 Karar sayılı ilamı ile sanığa atılı yaralama eylemi sabit olduğu halde beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyete yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlarda bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilmesi gereken kararlardan olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca, ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmemiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin beraate ilişkin hükmünün mahkumiyet kararı verilmesi yönünde aleyhe bozulması ve bozmaya uyularak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükmün kesin nitelikte olmayıp temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği kanunen reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2019/87 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verilmiş, Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2021/2515 Esas , 2022/2208 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı yaralama eyleminin sabit olduğu halde dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile beraat hükmü kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 1.Bölge Adliye Mahkemesi bozması üzerine İstanbul Anadolu 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2023/578 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/5385 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç işleme kastı olmadığına, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir. III. GEREKÇE İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2021/2515 Esas , 2022/2208 Karar sayılı bozma ilâmının, sanık aleyhine olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesi uyarınca sanığa aleyhe bozma ilâmına karşı diyeceği sorulmadan yokluğunda hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 14.01.2025 tarihli ve 2024/5385 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık nitelikli yağmadan beraat etmiş; savcının aleyhe istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi yaralama eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle bozma yapmış, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi kasten yaralamadan (TCK 86/2 vd.) 2 ay 15 gün hapse mahkûm etmiştir. Aleyhe bozmadan sonra sanığa diyeceği sorulmadan yokluğunda hüküm kurulmuştur.

Hukuki İlke: CMK 282/1-f uyarınca sanık aleyhine olan bozma ilamına karşı sanığa diyeceği sorulmadan yokluğunda hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve bozma sebebidir.

Uygulama Sonucu: Bozma (savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle)

Dava Strateji Notu: Aleyhe bozma sonrası mahkemenin sanığa bozmaya karşı diyeceklerini sormaması mutlak bir savunma hakkı ihlali oluşturur; müdafi, esasa girmeden bu usul eksikliğini öne sürerek hükmü bozdurabilir. Tutanaklarda 'diyeceği soruldu' ibaresinin ve sanığın hazır bulunuşunun denetimi kritiktir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla