Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/428 E. , 2025/3539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2817 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/428 E. , 2025/3539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2817 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/279 Esas, 2023/27 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü ...'in, işbu cezasının infazı sırasında, Covid-19 hastalık izninde bulunmaktayken 5275 sayılı Kanun'un geçici 105/A maddesi uyarınca hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bakırköy 4. İnfaz Hâkimliğinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/4441 Esas, 2023/4487 Karar sayılı kararını müteakip, 31.07.2023 tarihine kadar Covid izninin devam ettiği ancak izin bitimden itibaren 5 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurulmaması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin Bakırköy 3. İnfaz Hâkimliğinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/9479 Esas, 2023/10080 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/2817 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-26171-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve 2025/9653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve 2025/9653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesinde yer alan, " 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, İnfaz dosyası kapsamına göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.05.2023 tarihli ve 2023/7-35213 sayılı müddetnameye göre, İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına konu 2 yıl 6 ay hapis cezasının infazı amacıyla hükümlünün 24.05.2023 tarihinde cezaevine alındığı, koşullu salıverilme tarihinin 21.08.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 20.11.2025 tarihi olduğu, 24.05.2023 tarihinden itibaren covid-19 iznine ayrıldığı, Bakırköy 4. İnfaz Hâkimliğinin 05.06.2023 tarihli karar tarihi itibarıyla covid-19 izninde bulunan hükümlünün, 31.07.2023 tarihinden geçerli olmak üzere kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, izin süresinin bitiş tarihi olan 31.07.2023 tarihinden itibaren 5 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi halinde açık ceza infaz kurumuna gönderileceğine karar verildiği ancak anılan kararın hükümlünün yokluğunda verildiği gibi hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir tebligatın dosya içerisinde bulunmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşılmakla, Bakırköy 4. İnfaz Hâkimliğinin 05.06.2023 tarihli kararı ile cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ancak anılan denetimli serbestlik kararının hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir belgenin yahut tutanağın dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilemeyeceği, dolayısıyla da itirazın bu husus bakımından kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün, 2 yıl 6 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen 26.05.2023 tarihli ve 2023/7-35213 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 24.05.2023 tarihinde cezasını infaz etmek üzere ceza infaz kurumuna alındığı ve aynı gün 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 21.08.2024 olan hükümlü hakkında izinde bulunduğu sırada İnfaz Hakimliğinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/4441 Esas, 2023/4487 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kalan cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. İnfaz Hakimliğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilen hükümlünün, izin bitim tarihinde infaz işlemlerinin devam ettiği infaz kurumuna dönme zorunluluğu olduğunu ve dönmediği kabul edilerek hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün yokluğunda şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair İnfaz Hakimliğince 05.06.2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmakla, denetimli serbestlik kararının ve Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.06.2023 tarihli ve 2023/8963 sayılı altında tebliğ eden olarak hükümlünün adının ve soyadının yazılı olduğu "Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne Nakil ve Tebliğ Tebellüğ Belgesinin" hükümlüye usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, edildi ise hangi tarihte tebliğ edildiği, hükümlünün UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği, hükümlünün cezasının infazına başlandığı tarih dikkate alınarak izne ayrıldığı sırada düzenlenen ve kendisine tebliğ edilen izin belgesinin getirtilmesi, izin bitim tarihinde hakkında verilen denetimli serbestlik kararından haberdar olmama ihtimaline binaen izne ayrıldığı Açık Ceza İnfaz Kurumuna müracaat edip etmediği, etti ise hakkında ne gibi işlem yapıldığı araştırılmaksızın ayrıca hükümlünün izin bitim tarihinden bir hafta sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gittiğini ve orada bulunan görevlinin yönlendirmesi ile hareket ettiğine ilişkin savunmasının doğruluğunun, yasal süre içerisinde müracaat etmemesi konusunda geçerli ve kabul edilebilir bir mazeretinin olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılabilmesi için araştırılmasında zorunluluk bulunması dikkate alınarak eksik inceleme sonucu verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.11.2023 tarihli ve 2023/2817 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2025 tarihinde karar verildi.