Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/466 E. , 2025/4178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3163 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bo
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/466 E. , 2025/4178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3163 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tehdit, hakaret, kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından İstanbul Anadolu İnfaz Hâkimliğinin 09.06.2023 tarihli ve 2023/5764 Esas, 2023/5768 Karar sayılı kararıyla 2 yıl 19 ay 501 gün hapis cezasına hükümlü ..., bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Geçici 9/5. maddesi gereğince 14.06.2023 tarihinde Covid-19 iznine ayrılmasını takiben, izninin bitiminden sonra süresi içinde infaz işleminin devam ettiği anılan ceza infaz kurumuna dönmemek suretiyle firar etmek eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-ı maddesi uyarınca 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 01.09.2023 tarihli ve 2023/173 sayılı kararına karşı yapılan şikayet üzerine hücre cezasının onaylanmasına ilişkin İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hâkimliğinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/10038 Esas, 2023/10677 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/3163 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-18103-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10067 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10067 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 15.07.2023 tarihli ve 32249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10/2. fıkrasında yer alan, " (2)-31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2023 tarihli ve 2023/2-31307 sayılı müddetnamesine göre hükümlünün mahkum olduğu hapis cezalarının infazına ilişkin olarak 05.06.2023 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, koşullu salıverilme tarihinin 20.08.2025, hakederek tahliye tarihinin 06.12.2023 olduğu, 15.07.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10/2. maddesi gereğince 31.07.2023 tarihi itibariyle cezasının infazına başlanılan ve anılan Kanun'un geçici 9/5. maddesine göre Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlü hakkında, denetimli serbestlik koşullarının oluşması nedeniyle İnfaz Hâkimliğince bu hususta bir karar verilmesi gerektiği, infaz dosyasının incelenmesinde sanık hakkında bu yönde bir değerlendirmenin yapılmadığı, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesi gereğince hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararı verilerek bu kararın hükümlüye tebliğ edilmesi halinde, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna değil, denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasının gerektiği, bu bağlamda hükümlü hakkında izin bitiminden itibaren süresi içerisinde açık ceza infaz kurumuna dönmemek suretiyle firar ettiğinden bahsedilemeyeceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, Kabule göre de, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanun'un "İnfaz Hâkimliğince Şikâyet Üzerine Verilen Kararlar" başlıklı 6. maddesinde yer alan, ''Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir. Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 - 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir. İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir." şeklindeki, 5275 sayılı Kanun'un 48/3-a maddesinde yer alan, "Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Somut olayda anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 01.09.2023 tarihli ve 2023/173 sayılı kararına karşı hükümlü tarafından yasal süre içerisinde İnfaz Hâkimliğine şikayette bulunulduğu, İnfaz Hakimliğince şikayete konu disiplin cezasına yönelik esasa ilişkin şikayetin kabulüne ya da reddine dair bir karar verilmesi gerektiği, şikayetin reddine karar verilmesi halinde anılan kararın kesinleşmesini müteakip, İnfaz Hâkimliğince disiplin cezası kararının onaylanmasına karar verilebileceği anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hâkimliğinin 04.10.2023 tarihli ve 2023/10038 Esas, 2023/10677 Karar sayılı kararı ile doğrudan anılan disiplin cezasının onaylanmasına karar verilmesi karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. 5275 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesinin 5. Fıkrası uyarınca Covid 19 iznine çıkartılan hükümlünün, aynı kanunun geçici 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca izin bitimini takip eden 15 gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kuruma dönmek zorunda olduğu anlaşılmaktadır. 5. Hükümlünün 2 yıl 19 ay 501 gün hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.06.2023 tarihli ve 2023/2-31307 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 05.06.2023 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı ve 14.06.2023 tarihinde 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 20.08.2025, bihakkın tahliye tarihi ise 06.12.2026 olarak belirlenen hükümlüye Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenerek tebliğ edilen 14.06.2023 tarihli ve 2023/4141 sayılı izin belgesinde izin bitim tarihinin 31.07.2023 saat 17.30 olarak bildirildiği ayrıca izne ayrılırken Ceza İnfaz Kurumuna vermiş olduğu cep telefonuna 27.07.2023 tarihinde "sayın ... infaz işlemlerinizin yürütüldüğü Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumuna 01.08.2023-15.08.2023 tarihleri arasında dönmeniz gerekmektedir" şeklinde SMS gönderildiği anlaşılmakla, Covid 19 izninde bulunan hükümlünün izin dilekçesinde bildirdiği uyap da kayıtlı olan cep telefonuna Covid-19 iznine ayrıldığı Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından gönderilen SMS ile izin süresinin bittiği, izin bitim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde infaz işlemlerinin yürütüldüğü ceza infaz kurumuna dönmesi gerektiği konusunda bilgilendirilen hükümlünün yasal süresi içerisinde geçerli bir mazereti olmaksızın izne ayrıldığı Açık Ceza İnfaz Kurumun müracaat etmediğinden hakkında firar eyleminden disiplin soruşturması başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, hükümlü hakkında öncelikle denetimli serbestlik kararı verilmesi gerektiğine ilişen kanun yararına bozma istemindeki değerlendirme ve gerekçe yerinde görülmemiştir. 6. Ancak, hükümlü hakkında firar eyleminden dolayı başlatılan disiplin soruşturması sonunda Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 01.09.2023 tarihli ve 2023/173 sayılı kararı ile eylemine uyan 5275 sayılı Kanun'un 44/3-(ı) maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu kararın 07.09.2023 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği, hükümlünün de yasal süresi içerisinde 11.09.2023 tarihli dilekçesi ile hakkında verilen disiplin cezasına karşı İnfaz hakimliğine şikayette bulunduğu anlaşılmakla, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme gereğince İnfaz Hakimliğince hükümlünün şikayeti yerinde görülmediği takdirde şikâyetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, somut olayda hükümlünün şikayetinin reddine karar verilmeksizin "disiplin cezasının onaylanmasına ve bu karara karşı 7 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği takdirde 7 günlük yasal süre sonunda infazına başlanmasına" dair karar verildiği anlaşılmakla, İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın bu nedenle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.11.2023 tarihli ve 2023/3163 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2025 tarihinde karar verildi.