İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2025/6265 Karar: 2025/7721 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/6265 K.2025/7721)

1. Ceza Dairesi 2025/6265 E. , 2025/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/675 E., 2025/190 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı K

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2025/6265 E. , 2025/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/675 E., 2025/190 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı K

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2025/6265 E. , 2025/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/675 E., 2025/190 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine verilen İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2019/493 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/8401 Esas, 2022/8902 Karar sayılı ilâmı ile özetle; Mahkemece hükmün gerekçesinde haksız tahrik oluşturan eylemin “katılanın kendi kardeşine hakaret etmesi” şeklinde kabul edilmesi karşısında salt katılanın sanığa yönelmeyen hakaret eyleminin sanık açısından haksız tahrik nedeni oluşturmadığı, oysaki katılanın kendi kardeşine “Senin Allah’ını s....” diye hakaret etmesi üzerine sanığın katılana “sen nasıl Allah’a kitaba küfür edersin” diyerek katılanı darp ettiği olayda, katılanın sanığın da mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakarette bulunduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 3. maddesi gereğince cezada orantılılık ilkesi gözetilerek aynı Kanun'un 29. maddesi uyarınca asgari (1/4) oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılarak eksik ceza verilmesi, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasti suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2022/675 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hükmolunan cezanın, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve aynı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine aksi halde 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2022/675 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla