Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/8269 E. , 2026/959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1600 E., 2024/843 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı K
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/8269 E. , 2026/959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1600 E., 2024/843 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozma üzerine verilen Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/4 Esas, 2021/1132 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/397 Esas, 2023/4142 Karar sayılı ilâmı ile özetle; gerekçeli karar başlığında ...'un sıfatının "sanık" yerine "müşteki sanık" olarak gösterilmesi, kararın denetime elverişli derecede gerekçe içermemesi, hükümde uygulanan kanun maddelerine göre sabit görülen suçu oluşturan fiilin nitelendirilmesinin yapılmaması, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87/1-c ve 87/1-son maddelerinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, birden fazla nitelikli hâl ihlaline neden olan sanık hakkında temel cezaya hükmedilirken sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, bozma ilâmı sonrası yapılan yargılamada sanığın neticeten "3 yıl 1 ay 15 gün" hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre hesap hatası yapılması nedenleriyle bozulmasına,1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın dikkate alınmasına karar verilmiştir. 2. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2023/1600 Esas, 2024/843 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bu durum kazanılmış hak teşkil ettiğinden 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi özetle; vekalet ücreti verilmediğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tanık dinletme talebinin reddedildiğine, adli raporun hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılanın hem yüzünde sabit ize ve hem de vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde nitelikte yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli hâl ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, yazılı şekilde 1 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından ve sonuç cezanın sanığın kazanılmış hakkı gereği 10 ay hapis cezası üzerinden infazı nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, Tebliğnamedeki (1-a) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilâmı ile 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilâmı gözetildiğinde aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu görülmekle, son hükümde verilen cezanın ilk hükümde tayin edilen ceza üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümde tayin edilen hapis cezasının netice ceza şeklinde hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesindeki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle, Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2024 tarihli ve 2023/1600 Esas, 2024/843 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının (8) nolu bendinde yer alan "İle Cezalandırılmasına" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (12) nolu bendinden sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.