Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/8676 E. , 2026/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/292 E., 2025/503 K. SUÇLAR : Olası kastla nitelikli öldürme, olası kastla öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'n
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/8676 E. , 2026/2056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/292 E., 2025/503 K. SUÇLAR : Olası kastla nitelikli öldürme, olası kastla öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/301 Esas, 2020/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/335 Esas, 2022/1971 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2022/8941 Esas, 2023/7679 Karar sayılı ilâmı ile "gerekçesizlik" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2025 tarihli ve 2024/292 Esas, 2025/503 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında: a. Maktuller ..., ... , ... , ... yönelik olası kastla nitelikli öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 4 kez 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Maktuller ... ile ...'e yönelik olası kastla öldürme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 21/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 kez 19... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; olası kast hükümlerinin üst dereceden uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; olası kast hükümlerinin üst dereceden uygulanması gerektiğine, cezalardan takdire bağlı indirim yapılmaması gerektiğine, vekâlet ücretine, ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, eksik incelemeye, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dava dosyasının bozma üzerine yapılan 24.03.2025 tarihli duruşmasında sanığın savunmasının hazır bulunan müdafii ile tercüman eşliğinde alındığı ve aynı duruşmada sanığın talebinin kabulüyle 5271 sayılı Kanun'un 196/1. maddesi uyarınca duruşmalarda hazır bulunmaktan bağışık tutulmasına karar verildiği, sanık müdafii tarafından sunulan 02.09.2025 tarihli dilekçe ile yokluğunda verilen esas hakkındaki mütalaaya karşı yazılı savunmada bulunduğu, yine hükmün yargılama konusu suçlardan tutuksuz olarak yargılanan sanığın müdafiinin yokluğunda 5271 sayılı Kanun'un 188/1-2. cümlesine uygun olarak tefhim edildiği ve bozma ilâmının sanık aleyhine gerekçe içermediğinin de anlaşılması karşısında; Tebliğnamedeki savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle hükümlerin bozulması gerektiğine yönelen düşünceye iştirak olunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, maktullere yönelik eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın maktullere yönelik eylemlerine uyan suçların vasıfları ile suçlara iştirakinin niteliğinin doğru biçimde belirlendiği, olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle belirlenen ceza miktarlarında isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Dava dosyasında kendini vekil vasıtasıyla temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi suretiyle oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden, Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2025 tarihli ve 2024/292 Esas, 2025/503 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 48.000 TL. maktu vekâlet ücretinin sanık Muhammad Al Huseyn'den alınarak, katılan Bakanlığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğame’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.