Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/931 E. , 2025/4926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İnfaz Hakimliği SAYISI: 2023/9885 (E), 2023/10571 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞ
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/931 E. , 2025/4926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İnfaz Hakimliği SAYISI: 2023/9885 (E), 2023/10571 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçlarından Samsun İnfaz 10.10.2022 tarihli ve 2022/9079 Esas, 2022/9104 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 8 ay hapis cezasına hükümlü ...'nın, işbu cezasının infazı sırasında, Covid-19 hastalık iznine ayrılması akabinde, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2 ve 105/A. maddeleri uyarınca hükümlünün 31.07.2023 tarihinden itibaren cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Samsun İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/8709 Esas, 2023/8604 Karar sayılı kararını müteakip, yasal süresi içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurulmaması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin Samsun İnfaz Hâkimliğinin 08.09.2023 tarihli ve 2023/9885 Esas, 2023/10571 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-55-13214-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve 2025/11253 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve 2025/11253 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Kanun'un geçici 10/2. maddesinde yer alan, " 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, İnfaz dosyası kapsamına göre, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.10.2022 tarihli ve 2021/2-24081 sayılı müddetnameye göre, 3yıl 8 ay hapis cezasının infazı amacıya hükümlünün 07.10.2022 tarihinde cezaevine alındığı, koşullu salıverilme tarihinin 11.06.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 31.08.2025 tarihi olduğu, Samsun Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce hükümlünün Covid-19 iznine ayrıldığı, Samsun İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 karar tarihi itibarıyla Covid-19 izninde bulunan hükümlünün, 31.07.2023 tarihinden geçerli olmak üzere kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi halinde açık ceza infaz kurumuna gönderileceğine karar verildiği ancak anılan kararın hükümlünün yokluğunda verildiği gibi hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir tebligatın dosya içerisinde bulunmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşılmakla, Samsun İnfaz Hâkimliğinin 27.07.2023 tarihli kararının hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir belgenin yahut tutanağın dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 7242 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası; (5) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere ondokuz kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır. 3. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Hükümlünün 3 yıl 8 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.10.2022 tarihli ve 2021/2-24081 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 07.10.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı ve cezasının infazı sırasında 5275 sayılı Kanun'un Geçici 9 uncu maddesi gereğince Covid-19 iznine çıkartıldığı, şartla tahliye tarihi 11.06.2024 olan hükümlü hakkında izinde bulunduğu sırada İnfaz Hakimliğinin 27.07.2023 tarihli ve 2023/8709 Esas, 2023/8604 Karar sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kalan cezasının şartla tahliye tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. İnfaz Hakimliğince şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilen hükümlünün, izin bitim tarihinde infaz işlemlerinin devam ettiği infaz kurumuna dönme zorunluluğu olduğunu ve dönmediği kabul edilerek hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, hükümlünün yokluğunda şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair İnfaz Hakimliğince 27.07.2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmakla, kararın hükümlünün bildirdiği bilinen adresine tebliğe çıkartıldığı anlaşılmakla, kararın tebliği ile ilgili yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygunluğunun denetlenebilmesi için, tebliğe ilişkin belgelerin getirtilerek incelenip, usulüne uygun yapılmış bir tebliğ işlemi olup olmadığı belirlenmeksizin, ayrıca hükümlünün UYAP sisteminde kayıtlı GSM numarasına cezasının infaz durumu ile ilgili SMS gönderilip gönderilmediği, gönderildi ise hangi tarihte gönderildiği, araştırılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun İnfaz Hâkimliğince verilen 08.09.2023 tarihli ve 2023/9885 Esas, 2023/10571 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.