İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/22 Karar: 2026/795 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/22 K.2026/795)

1. Ceza Dairesi 2026/22 E. , 2026/795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/271 E., 2023/1160 K. SUÇLAR: Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/22 E. , 2026/795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/271 E., 2023/1160 K. SUÇLAR: Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/22 E. , 2026/795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/271 E., 2023/1160 K. SUÇLAR: Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/271 Esas, 2023/1160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-2, 86/3-e, 35, 29, 32/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2. Mağdur ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, e, 29, 32/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 11.01.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/14538 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/146623 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/146623 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, inceleme dışı diğer sanık ... yönünden Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 19.04.2024 tarihli ve 2024/479 esas, 2024/1169 sayılı kararında, '...Mağdur ... (...) hakkında ... tarafından düzenlenen 22/06/2023 tarihli sağlık kurul raporunda TCK 32/2 maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunduğunun belirtilmesi karşısında mağdura sanık sıfatı ile hakkında yaralama eylemlerinden CMK 150/2 maddesi gereğince müdafii ataması yapılmaksızın yargılamaya devamla verilen inceleme dışı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin mahallinde değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, mağdur sıfatı ile TCK 234/2 maddesi gereğince kendisine zorunlu olarak müdafii atanması yapılıp duruşmalara katılması sağlanarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,...' şeklinde belirtildiği üzere Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi, sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olduğu durumlarda, açık bir istem bulunmasa, hatta ilgilisi açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirme zorunluluğu getirmektedir. Kanun, akıl hastalığı olarak adlandırılan birtakım psişik bozukluklar nedeniyle, insanların davranışlarının hukuki anlamlarını, sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinden yoksun olmaları durumunda ilgili soruşturma ya da kovuşturmalarda bir müdafiin hukukî yardımından faydalandırılmayı adaletin selâmeti açısından zorunlu görmüş ve bunu sanık veya şüphelinin isteğine bağlı tutmadığı gibi bu hususta hiç bir istisnaya da yer vermemiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; adli muayene raporuna göre 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/271 Esas, 2023/1160 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla