Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/10530 E. , 2023/9285 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı madd
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/10530 E. , 2023/9285 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/264 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararı ile sanık ... Sait'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2022/795 Esas, 2023/278 Karar sayılı kararı ile sanık ... Sait hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Sait müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına, 2. Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, 3. Suçun nitelikli hallerinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay 1 kapsamında yapılan hukuki değerlendirme; 15.10.2020 günü, hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı verilen sanık ... Sait'in, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ...'a uyuşturucu madde satacağının anlaşılması üzerine yapılan fiziki takipte, ...'ın sanığın aracına bindiğinin görülmesi üzerine aracın takip edildiği, araç Milli Egemenlik Bulvar'ında durakladığında, araç içerisinde bulunan sanık ... Sait ve ...'ın birbirlerine bir şeyler verdiklerinin görüldüğü, akabinde araçtan inen ...'dan eroin ele geçirildiği, Her ne kadar sanık ... Sait alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, ...'ın fiziki takip tutanağı ile uyumlu soruşturma aşamasındaki beyanı, telefon görüşme içerikleri ve fiziki takip tutanağı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; sanığın, ...'a uyuşturucu madde sattığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, satmış olduğu uyuşturucu maddenin eroin olmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmıştır. Olay 2 kapsamında yapılan hukuki değerlendirme; 17.10.2020 günü, telefon görüşmelerinden sanık ... Sait'in, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Furkan'a uyuşturucu madde satacağının anlaşılması üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın Furkan'ın aracına bindiğinin görülmesi üzerine aracın takip edildiği, akabinde aracın 2215. sokakta bulunan Moon Cafe karşısında park edildiği, sanığın araçtan inerek 2208. sokağa doğru ayrıldığı, bu esnada aracın beklemeye devam ettiği, akabinde sanığın tekrar aracın yanına geldiği ve aracın arka koltuğunda oturan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Doğan'a aracın camından bir şey verdiği, ardından Doğan'dan metamfetamin ele geçirildiği, Her ne kadar sanık alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, Furkan ve Doğan'ın fiziki takip tutanağıyla uyumlu savcılık aşamasında verdikleri ifadeleri, telefon görüşmeleri içerikleri ve fiziki takip tutanakları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; sanığın uyuşturucu madde sattığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş, keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre satışın gerçekleştiği yer ile Özel Zilan Hastanesi arasındaki mesafenin 155 metre olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmıştır. Sanık ... Sait yukarıda açıklanan olay 1 ve 2 olarak gösterilen eylemleri aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiğinden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz isteğini öne sürdükten sonra, sanığın 04.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Sait hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükmün hukuka uygun olarak toplanan delillere dayandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Dosya kapsamına göre, 17.10.2020 günü, sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Doğan'ın içinde bulunduğu aracın yanına giderek, araç içinde bulunan Doğan'a, aracın camından uzanarak metamfetamin verdiği, böylece uyuşturucu madde satışının araç içinde gerçekleştiği, özel araçların, “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden, nitelikli hal uyarınca artırım yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ile birlikte (b) bendi de gösterilerek sanığın eylemi birden fazla nitelikli hal bulunduğu gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Sait hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2022/795 Esas, 2023/278 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2021 tarihli ve 2020/327 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı gereğince özel araçların "umumi veya umuma açık yer" kapsamında olmadığı, bu sebeple dosyamızda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulları bulunmadığı şeklindeki çoğunluk görüşüne; yasa koyucunun fıkrada belirtilen kurumların özelliğini ve burada verilen hizmetin niteliğini gözeterek söz konusu düzenlemeyi yapmış olması, uyuşturucu satıcısı sanığın satışa arz için suça konu uyuşturucu maddeleri üzerinde bulundurduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi belirtilen yere 200 metreden yakın mesafede durmakta olan tanığın aracının yanına geldiği, aracın camından uyuşturucu maddeyi sattığı, bu haliyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki seçimlik hareketlerden satış için bulundurma, satışa arz etme ve satış eylemlerini aynı anda işlediği, satış için bulundurma ve satışa arz etme eylemlerinin aracın yanına geldiği noktada 200 metrelik mesafe içinde gerçekleştiği dolayısıyla bu eylem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin unsurlarının oluştuğu, araç içerisindeki satış için CGK kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmayacağı düşünülse bile, satış için bulundurma ve satışa arz eylemleri yönünden oluştuğu, zira sanığın aynı eylemiyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında birden çok seçimlik hareketi gerçekleştirmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince ağır olan eylemi açısından cezalandırılması gerekliliği de nazara alındığında bu hususun yasal zorunluluk olduğu, bu nedenlerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle katılmamaktayım, ancak; 15.10.2020 tarihli eylemde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ihlal edilmiş olması, 17.10.2020 tarihli eylemde 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin ihlal edilmiş olması karşısında, tek eylemde iki ağırlaştırıcı sebep gerçekleşmemesine rağmen, birden fazla nitelikli hal ihlali gerekçe gösterilerek temel cezaların alt sınır aşılarak tespiti nedeniyle farklı gerekçe ile hükmün bozulması gerektiği kanaatindeyim. 31.10.2023