Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/13307 E. , 2024/21622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli s
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/13307 E. , 2024/21622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair karara yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1261 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61587 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61587 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 30.05.2018 tarihli ve 2018/117 Esas, 2018/2556 Karar sayılı ilamı ile; "...Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 12.12.2014 tarihli ve 2014/80992 soruşturma, 2014/545 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş, kanun yararına bozma isteminde erteleme süresinin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 19 uncu maddesine göre üç yıl olduğu belirtilerek bu yöndeki itirazın reddine dair Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.02.2015 tarihli 2015/98 Değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmünün getirildiği, bu hükmün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir...." şeklinde belirtildiği üzere de, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin 5 yıl olacağı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Kayden 13.01.2004 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşını bitirmemiş olan şüpheli hakkında, 18.10.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2022 tarihli ve 2021/213421 soruşturma, 2022/3736 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine", aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca "bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, karara şüpheli müdafiinin itiraz ettiği, B. Mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 31.10.2022 tarihli ve 2022/1361 Değişik iş sayılı kararı ile, erteleme süresinin "3 yıl" olması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/1361 Değişik iş sayılı kararı ile yaşı küçük şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 3 yıl olması gerektiğinden bahisle itirazın kabulü ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.09.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 171 inci (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 21 inci md) maddesinde; " (1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. (2) (Değişik fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun/19 uncu md) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir. (3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. (4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. (5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (6) (Ek fıkra: 17/10/2019-7188 S.K./19 uncu md) Bu madde hükümleri; A) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar, c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, hakkında uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiş olup, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) kamu davasının açılmasının ertelenmesi başlıklı 19 uncu maddesi ise; " Madde 19 - (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 39 uncu md) (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır. (2) (Ek fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun 33 üncü md) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır." şeklindedir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza adalet sistemimize ilk defa 5395 sayılı Kanun ile girmiştir. Kurum, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenerek, uygulama yönünden yetişkinleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. En son değişiklik 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7188 sayılı Kanun) ile yapılmış, yeni düzenleme ile kurumun kapsamının genişletilmesinin yanısıra etkin bir şekilde uygulanabilmesine yönelik hükümler getirilmiştir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi; hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan failin, kişiliği ve üzerine atılı suçun önemi göz önünde bulundurularak, açılması gereken davadan, belirlenecek bir süre boyunca göstereceği iyi hal dikkate alınarak vazgeçilmesidir. Şüpheli erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesi halinde ise, şüpheli hakkında kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza muhakemesinin dava açılmadan sonlanmasını sağlayarak, suça sürüklenen çocuğun lekelenmesini ve ceza muhakemesindeki olumsuz süreçlerden etkilenmesini engelleyebilmesi nedeniyle önemli bir çözüm yöntemidir. Tüm bu düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda; 5395 sayılı Kanun'un, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun değişik 19 uncu maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171 ve 231 inci maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanun'da ki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin 3 yıl olarak kabulü gerektiği, somut olayda; mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın kabulüne ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına dair kararının Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.