Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/13365 E. , 2024/22351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezala
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/13365 E. , 2024/22351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/27104 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61280 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61280 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/372 Karar sayılı ek kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 21.10.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hakkındaki erteleme kararının kaldırılması ile hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de; Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararını müteakip verilen kararların, anılan mahkeme kararının kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı düşünülerek yapılan incelemede; 1-Dosya kapsamına göre, sanığın İl Jandarma Komutanlığı Korgeneral Hulusi Sayın Kışlasında jandarma er olarak görev yaptığı, 10.10.2013 günü saat 20.00 sıralarında, Kule Nöbetçisi Halit Yarar’ın, sanığın tel örgü dışındaki bir şahıstan uyuşturucu hap aldığını, paranın eksik kalan kısmını saat 22.00’de aynı yerde şahsa vereceğini ihbar etmesi üzerine, saat 22.00 sıralarında çevrede tertibat alındığı, ancak bölgeye kimsenin gelmediği, daha sonra yemekhanede yakalanan sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı, bilgi sahibi sıfatıyla beyanlarına başvurulan Hüseyin Şentürk ve Eren Özcan’ın sanığı tel örgü dışındaki bir şahısla konuşurken gördüklerini beyan ettikleri, Yunus Kaptan ve Halit Yarar’ın ise sanığın hap aldığını gördüklerini beyan ettikleri olayda; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanlar dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, Yunus Kaptan ve Halit Yarar’ın beyanlarında belirttikleri hapların ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 2- Kabule göre de, suç tarihi olan 10.10.2013 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, anılan Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal birzorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik anılan Kanun'un 191. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 10.10.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2014 tarihli ve 2013/11914 Soruşturma, 2014/33 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2016 tarihli ve 2013/11914 Soruşturma, 2016/1965 Esas, 2016/1509 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.10.2017 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 25.01.2018 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.10.2019 tarihinde işlediği "basit yaralama" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/372 Karar sayılı ek kararı ile erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/372 Karar sayılı ek kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 21.10.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de; Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararını takiben verilen kararların, anılan mahkeme kararının kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı düşünülerek yapılan incelemede; 1. Dosya kapsamına göre, sanığın İl Jandarma Komutanlığı Korgeneral Hulusi Sayın Kışlasında jandarma er olarak görev yaptığı, 10.10.2013 günü saat 20.00 sıralarında, Kule Nöbetçisi Halit Yarar’ın, sanığın tel örgü dışındaki bir şahıstan uyuşturucu hap aldığını, paranın eksik kalan kısmını saat 22.00’de aynı yerde şahsa vereceğini ihbar etmesi üzerine, saat 22.00 sıralarında çevrede tertibat alındığı, ancak bölgeye kimsenin gelmediği, daha sonra yemekhanede yakalanan sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı, bilgi sahibi sıfatıyla beyanlarına başvurulan Hüseyin Şentürk ve Eren Özcan’ın sanığı tel örgü dışındaki bir şahısla konuşurken gördüklerini beyan ettikleri, Yunus Kaptan ve Halit Yarar’ın ise sanığın hap aldığını gördüklerini beyan ettikleri olayda; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanlar dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, Yunus Kaptan ve Halit Yarar’ın beyanlarında belirttikleri hapların ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği, suçun maddi delilinin elde edilemediği, bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; suç tarihi olan 10.10.2013 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, anılan Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik anılan Kanun'un 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Batman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2- e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.