İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/13416 Karar: 2024/23475 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13416 K.2024/23475

10. Ceza Dairesi 2023/13416 E. , 2024/23475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/17251 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düze

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/13416 E. , 2024/23475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/17251 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düze

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/13416 E. , 2024/23475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/17251 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59333 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59333 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre çıkartılan tebligatın aynı konutta oturduğunu beyan eden reşit yeğeni Suna Karaca imzasına 25/02/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmesini müteakip, şüphelinin soruşturma evresinde ifadesini verirken beyan ettiği "Hasan Kamil Demirbaş Mah. Ufuk Sok. No:9 Kilis" adresinin bilinen en son adresi olduğu ve anılan adrese öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi gereğince tebligat çıkartılması, bila iade dönmesi halinde bu defa mernis adresine tebligat çıkartılması gerektiği halde, Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısı ve uyarı yazısının doğrudan şüphelinin mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre çıkartılan tebligatların mahalle muhtarına tebliğ edildiği cihetle, çağrı yazısı ve uyarılı çağrı yazısı tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığı ve bu durumda ısrar koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, sanık hakkında geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 27.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2016 tarihli ve 2015/8714 Soruşturma, 2016/27 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 25.02.2016 tarihinde aynı konutta oturan yakını imzasına tebliğ edildiği, 15.03.2016 tarihinde tedbirin infazı için Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15.03.2016 tarihli ve 2016/162 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 29.03.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 12.04.2016 tarihli uyarılı çağrı yazısının yine doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 27.04.2016 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 11.05.2016 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek Kilis Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme kararının kaldırılmasına karar verilerek Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2016 tarihli ve 2016/3695 Soruşturma, 2016/1225 Esas, 2016/1037 sayılı iddianamesi ile Kilis 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Kilis 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.01.2017 tarihli ve 2016/323 Esas, 2017/28 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasında; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda, şüpheli hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmış ise de, 25.02.2016 tarihinde aynı konutta oturan yakını imzasına tebliğ edildiği gözetildiğinde tebligatın usulüne uygun olduğu, aynı şekilde Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı ve uyarı yazısı tebligatları da doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmış ise de, tebligatların 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi hükümlerine göre yapılmış olması karşısında tebligatların usulüne uygun şekilde yapıldığının kabulü gerektiği anlaşıldığından; mahkûmiyet kararı Kanun'a uygun olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla