İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/13424 Karar: 2024/23842 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13424 K.2024/23842

10. Ceza Dairesi 2023/13424 E. , 2024/23842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/13424 E. , 2024/23842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/13424 E. , 2024/23842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 191/10. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/2084 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57941 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57941 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " ...Adı geçen sanık hakkında evvelce işlediği 01.04.2014 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.05.2014 tarihli ve 2014/4259 soruşturma, 2014/1991 sayılı iddianame ile açılan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde ise, 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Erzurum Çocuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/306 Esas, 2014/755 Karar sayılı kararının 09.01.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranması nedeniyle davanın düşmesine karar verilerek, anılan düşme kararının itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla; Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile her ne kadar sanığın inceleme konusu 11.12.2017 tarihli eyleminden dolayı mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; kamu davası açılmasına dayanak olan sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin Erzurum Çocuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli anılan kararına konu kamu davasının 12.04.2016 tarihinde düşmesine karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı ve kovuşturma şartı henüz gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 11.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarihli ve 2017/5819 Soruşturma, 2018/63 Esas, 2018/41 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.12.2021 tarihli ve 2018/33 Esas, 2021/433 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 191/10. ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4259 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden aynı suç kapsamında daha önce iddianame düzenlendiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertenlenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de; Sanık hakkında 01.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2014 tarihli ve 2014/4259 Soruşturma, 2014/1991 Esas, 2014/236 sayılı iddianamesi ile Erzurum Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/306 Esas, 2014/755 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09.01.2015 tarihinde kesinleşmesini takiben sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması nedeniyle Erzurum Çocuk Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ek kararı ile, davanın düşmesine karar verildiği, düşme kararının 06.04.2016 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlenmiştir. Cumhuriyet savcısı tarafından erteleme kararı verilmesi zorunludur, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanması da zorunlu olup gerek görülmesi halinde şüpheli/sanık tedaviye de tabi tutulabilecektir, bu husus kovuşturma şartı olarak öngörülmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarihli iddianamesi ile, sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4259 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden aynı suç kapsamında daha önce iddianame düzenlendiği gerekçesiyle kamu davasının açılmasının ertenlenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır. Sanık hakkında 01.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2014 tarihli iddianamesi ile Erzurum Çocuk Mahkemesine açılan kamu davasında, Erzurum Çocuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş, kararın kesinleşmesini takiben sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması nedeniyle 16.03.2016 tarihli ek karar ile davanın düşmesine karar verilmiştir. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun henüz yürürlüğe girmeden 02.05.2014 tarihinde kamu davası açılmış olup sanık hakkında daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yoktur. Bu nedenle, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.12.2017 tarihli eylem yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması Kanun'a aykırıdır. Bu nedenle, Mahkemece, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki şartlar oluşmadığından, durma kararı verilerek, 11.12.2017 tarihli eylem yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, sanığın 19.06.2021, 12.08.2021, 20.10.2021 ve 04.11.2021 tarihli aynı nev'iden suçları nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2022 tarihli ve 2021/11226 Soruşturma, 2022/107 Karar sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olduğu, bu durumda inceleme konusu 11.12.2017 tarihli suçun da 07.03.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlenmiş olması nedeniyle erteleme kararı kapsamında kaldığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği, bu nedenle, inceleme konusu dosyada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından, Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilerek karardan bir örneğinin, ileride kamu davası açılması halinde TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/11226 Soruşturma dosyasına gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi, kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2018/33 Esas, 2021/433 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, karardan bir örneğinin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/11226 Soruşturma dosyasına gönderilmesine" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla