İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/13511 Karar: 2024/25474 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13511 K.2024/25474

10. Ceza Dairesi 2023/13511 E. , 2024/25474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Ka

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/13511 E. , 2024/25474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Ka

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/13511 E. , 2024/25474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 29.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3491 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/70809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/70809 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut incelemeye konu dosyada, suça sürüklene çocuğun 12/.12.2013 tarihli uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2-5. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbî tutulmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlâl ettiğinin bildirilmesi üzerine, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesince mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Kanun'un 65. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinin konuyla ilgili 2 ve 3. fıkrasının ''(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklinde düzenlendiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/3602 esas, 2021/9067 karar sayılı ilâmı ile " ... somut olayda, Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.03.2012 tarihli kararı ile denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli kararı ile 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde CMK hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş 5320 sayılı Yasanın geçici 7/2. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yok sayılamayacağı, bu hukuka aykırılığın sanık lehine olması karşısında bozma nedeni yapılamayacağı ..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Bu haliyle, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli kararı ile denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararı ile 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde genel hükümler çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak mahkemesince suça sürüklenen çocuğun lehine olarak kanuna aykırı şekilde 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yok sayılamayacağı ve bu hukuka aykırılığın suça sürüklenen çocuk lehine olması gerektiği, bu hâliyle suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı neviden olması gerekeceği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 21.09.2021 tarihinde aynı neviden olmayan Askerî Ceza Kanunun'a muhalefet (yoklama kaçağı) muhalefet suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 12.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2014 tarihli ve 2013/122167 Soruşturma, 2014/4429 Esas, 2014/256 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli ve 2014/94 esas, 2014/338 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 02.06.2014 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2015/470 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ile 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, Dairemizin 11.01.2021 tarihli ve 2020/10697 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, D. Bozma kararından sonra, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ile, 31/3 ve 62.maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 29.06.2021 tarihinde kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 21.09.2021 tarihinde işlediği Askeri Ceza Kanunu'na Muhalefet suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddede yer alan düzenleme; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklinde olup, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, gerek uygulanma şartları, gerekse yaptırımlar ve doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından birbirinden farklı niteliktedir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi düzenlemesine göre; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurmaktadır. Kanun koyucu, kişi hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde kişilerin işledikleri birtakım suçlardan dolayı adli yönden lekelenmemeleri için bir fırsat tanımak istemiştir. 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin onbirinci fıkrası; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmünü taşımaktadır. Buna göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması durumunda hükmün açıklanabilmesi için bu ikinci suçun, denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ise; kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağından, denetim süresi içerisinde işlenen suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu ile aynı nev'iden olması gerekmekte olup, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden olmayan kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyecektir. 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır" ve 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı CMK'nın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/64 Esas, 2021/281 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiği, sanık hakkında, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/338 Karar sayılı kararı ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, mahkemece, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde CMK hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, bu hukuka aykırılığın sanık lehine olması karşısında bozma nedeni de yapılamayacağı, bu durumda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev'iden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden olmayan "Askeri Ceza Kanunu'na Muhalefet" suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasına dair karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla