İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13525 K.2024/25487

Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63672 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının,…

Esas2023/13525Karar2024/25487Tarih2 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13525 E., 2024/25487 K.

Karar tarihi
2 Aralık 2024
Konu
Bilisim Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bor Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 18.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2020/13505 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63672 sayılı

Karar Detayı

1.194 kelime·6 dk okuma

Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63672 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda,

sanığın yokluğunda verilen Bor Sulh Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli kararı tebliğe çıkarılmadığı gibi Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 14.10.2014 tarihli çağrı kağıdının sanığın bilinen son adresi ve aynı zamanda mernis adresi olan "Akdeniz Mah. 39732 Sk.

No:7B İç Kapı No:9 Mezitli/Mersin" adresine 19.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, doğrudan mernis adresi şerhiyle 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, tebligat işleminin usulsüz olduğu,

2-Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra yapılan infaz işlemlerinde, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için tebligat yapılması, uymaması halinde, "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,

bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerektiği, somut olayda ise, Mahkemece sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildikten sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen ilk çağrı davetiyesinin 19.11.2014 tarihinde sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve yukarıda anlatıldığı üzere usulüne uygun olmadığı,

uyarının ise hiç yapılmadığı, ısrar şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın kuruma müracaat etmediğinden bahisle kaydın kapatılarak dava açılması üzerine, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, durma kararı verilmesi yerine yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A.

Şüpheli hakkında, 07.01.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bor Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2014 tarihli ve 2014/718 Soruşturma, 2014/183 Esas, 2014/106 sayılı iddianamesi ile Bor Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.

Bor Sulh Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/ 271 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, kararın 04.09.2014 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C.

Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14.10.2014 tarihli ve 2014/2566 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 05.11.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 25.11.2014 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 27.11.2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, D.

Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak, Bor Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.11.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

E. Dosya kapsamına göre. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

7201 sayılı Kanun'ın 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda.

Bor Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 12.06.2014 tarihli ve 2014/165 Esas, 2014/ 271 Karar sayılı kararın, sanığa tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, kararın 04.09.2014 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu,

denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla, sanığın tedbirin gereklerine uygun davranmadığından söz edilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5. maddesinde düzenlenen davaya devam edilmesi koşullarının oluşmadığı, Kaldı ki.

Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14.10.2014 tarihli ve 2014/2566 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 05.11.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 25.11.2014 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 27.11.2014 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği dikkate alındığında, Müdürlükçe yapılan çağrı yazısı tebligatının da yukarıda açıklanan 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak usulsüz şekilde yapılmış olduğu, Anlaşıldığından.

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesi ve tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B.

SONUÇ / HÜKÜM

Bor Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/17 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13525
Karar No
2024/25487
Tarih
2 Aralık 2024
Konu
Bilisim Suclari

İlgili Rehberler

  • Bilişim + Ceza Savunma Merkezi
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13519 K.2024/25482
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13509 K.2024/25233
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13503 K.2024/25227
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13496 K.2024/25240
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13487 K.2024/25242
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13476 K.2024/25226

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.