İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/13528 Karar: 2024/26030 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13528 K.2024/26030

10. Ceza Dairesi 2023/13528 E. , 2024/26030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/13528 E. , 2024/26030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/13528 E. , 2024/26030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz incelemesinden geçmeksizin 31.12.2015 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/27231 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63676 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63676 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği, 28.06.2014 tarihinden sonra yapılan infaz işlemlerinde, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için tebligat yapılması, uymaması halinde, "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerektiği, somut olayda ise, Mahkemece sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildikten sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen çağrı davetiyesinin 01.06.2015 tarihinde sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak sanığın kuruma müracaat etmemesi üzerine, kaydın kapatılarak dava açılması üzerine yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2- İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 04.06.2014 tarihli kararın, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 18.07.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği cihetle, mahkemesince mernis adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan "Zeytinburnu Spor Kompleksi Zeytinburnu/İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı, sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeyen söz konusu kararın kesinleşmediği nazara alındığında tedavi denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 04.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2014 tarihli ve 2014/67827 Soruşturma, 2014/24857 Esas, 2014/12359 sayılı iddianamesi ile İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/453 Esas, 2014/604 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek 08.09.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazısı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının, tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.12.2015 tarihli ve 2015/759 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, 31.12.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın 11.01.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, sanığın ek kararı temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2020/17797 Esas, 2021/9670 Karar sayılı kararı ile, cezaevinde bulunan sanığa yasa yolu bildiriminin usulsüz olduğu gerekçesiyle sanığın 11.01.2016 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu, 11.01.2016 tarihli temyiz isteğinin 04.06.2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilerek, "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verildiği, itirazı inceleyen mercii İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/834 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 04.06.2014 tarihli karar, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 18.07.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese 35. maddeye göre tebliğ işlemi yapılabileceği anlaşılmakla, mahkemesince MERNİS adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan "Zeytinburnu Spor Kompleksi Zeytinburnu/İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı, sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeyen söz konusu kararın, Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2020/17797 Esas, 2021/9670 Karar sayılı dosyanın incelenmeksizin iadesi kararını takiben itirazı inceleyen mercii İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/834 Değişik iş sayılı "itirazın reddi" kararı ile kesinleştiği, bu durumda tedavi ve denetimli serbestlik kararının 17.12.2021 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla, sanığın tedbirin gereklerine uygun davranmadığından söz edilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5. maddesinde düzenlenen davaya devam edilmesi koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması ve tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 60.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2015/759 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla