İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13528 K.2024/26030

İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli…

Esas2023/13528Karar2024/26030Tarih16 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.404 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13528 E., 2024/26030 K.

Karar tarihi
16 Aralık 2024
Konu
Bilisim Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar Detayı

1.404 kelime·7 dk okuma

İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz incelemesinden geçmeksizin 31.12.2015 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2021/27231 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63676 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63676 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"Dosya kapsamına göre, 1- Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği, 28.06.2014 tarihinden sonra yapılan infaz işlemlerinde, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; sanığa tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için tebligat yapılması, uymaması halinde, "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,

bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerektiği, somut olayda ise, Mahkemece sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildikten sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce gönderilen çağrı davetiyesinin 01.06.2015 tarihinde sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak sanığın kuruma müracaat etmemesi üzerine,

kaydın kapatılarak dava açılması üzerine yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2- İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 04.06.2014 tarihli kararın, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 18.07.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.

Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak,

mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği cihetle, mahkemesince mernis adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan "Zeytinburnu Spor Kompleksi Zeytinburnu/İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı,

sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeyen söz konusu kararın kesinleşmediği nazara alındığında tedavi denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A.

Şüpheli hakkında, 04.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2014 tarihli ve 2014/67827 Soruşturma, 2014/24857 Esas, 2014/12359 sayılı iddianamesi ile İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.

İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/453 Esas, 2014/604 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek 08.09.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C.

Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazısı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının, tedbire uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.12.2015 tarihli ve 2015/759 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, 31.12.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, D.

Sanığın 11.01.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, sanığın ek kararı temyiz etmesi üzerine, Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2020/17797 Esas, 2021/9670 Karar sayılı kararı ile,

cezaevinde bulunan sanığa yasa yolu bildiriminin usulsüz olduğu gerekçesiyle sanığın 11.01.2016 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu, 11.01.2016 tarihli temyiz isteğinin 04.06.2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilerek,

"tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verildiği, itirazı inceleyen mercii İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/834 Değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre.

İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 04.06.2014 tarihli karar, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 18.07.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

(2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur.

Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak,

MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese 35. maddeye göre tebliğ işlemi yapılabileceği anlaşılmakla, mahkemesince MERNİS adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usulüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan "Zeytinburnu Spor Kompleksi Zeytinburnu/İstanbul" adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı,

sanığa usulüne uygun tebliğ edilmeyen söz konusu kararın, Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2020/17797 Esas, 2021/9670 Karar sayılı dosyanın incelenmeksizin iadesi kararını takiben itirazı inceleyen mercii İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ve 2021/834 Değişik iş sayılı "itirazın reddi" kararı ile kesinleştiği, bu durumda tedavi ve denetimli serbestlik kararının 17.12.2021 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik kararından sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu,

denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla, sanığın tedbirin gereklerine uygun davranmadığından söz edilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5. maddesinde düzenlenen davaya devam edilmesi koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından.

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması ve tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B.

SONUÇ / HÜKÜM

İstanbul 60.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2015/759 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13528
Karar No
2024/26030
Tarih
16 Aralık 2024
Konu
Bilisim Suclari

İlgili Rehberler

  • Bilişim + Ceza Savunma Merkezi
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13526 K.2024/25488
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13525 K.2024/25487
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13519 K.2024/25482
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13509 K.2024/25233
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13503 K.2024/25227
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13496 K.2024/25240

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.