Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/14917 E. , 2024/20276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/203 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet (her iki sanık hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/14917 E. , 2024/20276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/38 E., 2023/203 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet (her iki sanık hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma (her iki sanık yönünden) Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 63 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka uygun toplanmadığına, aramanın usule aykırı olduğuna, her türlü şüpheden uzak kesin yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin soyut ifadelere dayalı olması nedeniyle hatalı olduğuna, kararın sanık lehine bozulmasını talep ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Değişen Suç Vasfına Göre Kullanmak İçin Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Bulundurma Suçu Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan açılan kamu davalarına ilişkin dosyaların getirtilerek dosya arasına alındığı, sanığın daha önce 10.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, usulüne uygun olarak düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının yine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşmesinin ardından sanığın 16.12.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işleyerek ihlal ettiğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 07.06.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli 2019/774 Esas ve 2020/147 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün 25.04.2022 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla incelemeye konu 22.05.2019 tarihli bu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi koşullarının bulunmadığı ve aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 22.05.2019 tarihli bu suçun doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olduğu anlaşılmış ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicil kaydında yapılan incelemede, sanık hakkında; 25.03.2019 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçu nedeniyle 28.05.2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.06.2021 tarihli 2019/235 Esas ve 2021/436 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün 25.04.2022 tarihinde kesinleştiği, temyize konu dosya yönünden ise sanık hakkında 22.05.2019 tarihli eylemi nedeni ile 14.06.2019 tarihinde iddianame düzenlendiği, iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümlerdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Değişen Suç Vasfına Göre Kullanmak İçin Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Bulundurma Suçu Yönünden Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan açılan kamu davalarına ilişkin dosyaların getirtilerek dosya arasına alındığı, sanığın daha önce 17.02.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, usulüne uygun olarak düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinin ardından sanığın 25.01.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işleyerek ihlal ettiğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 24.05.2017 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli 2017/1159 Esas ve 2019/652 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün 19.06.2020 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla incelemeye konu 22.05.2019 tarihli bu suç yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi koşullarının bulunmadığı ve aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 22.05.2019 tarihli bu suçun doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olduğu anlaşılmış ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicil kaydında yapılan incelemede, sanık hakkında; 04.11.2018 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle 03.12.2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.01.2021 tarihli 2019/533 Esas ve 2021/17 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün 14.03.2022 tarihinde kesinleştiği, temyize konu dosya yönünden ise sanık hakkında 22.05.2019 tarihli eylemi nedeni ile 14.06.2019 tarihinde iddianame düzenlendiği, iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümlerdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.