İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/16453 Karar: 2025/916 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16453 K.2025/916

10. Ceza Dairesi 2023/16453 E. , 2025/916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/334 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başs

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/16453 E. , 2025/916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/334 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başs

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/16453 E. , 2025/916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2023/334 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 24.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 28.07.2023 tarihli ve 2023/11748 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90843 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90843 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin sabit olmadığından bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.12.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 30.12.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın itiraz etmemesi üzerine anılan kararın kesinleştiği, sanığın kendisi hakkında belirlenen tedavi ve denetim proğramlarından bireysel görüşme yükümlülüğünü 10.06.2020 tarihinde ihlal etmesi üzerine 29.06.2020 tarihinde usulüne uygun olarak uyarıldığı ancak sanığın 01.07.2020 tarihinde ikinci kez bireysel görüşme yükümlüğünü ihlal ederek denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/41361 esas, 2022/1181 karar sayılı ilamında yer alan ''...CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yerine sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden,...'' şeklindeki açıklama değerlendirilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında,17.09.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2019 tarihli ve 2019/128985 Soruşturma, 2019/3933 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 30.12.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde şüpheliye tebliğ edilerek 14.01.2020 tarihinde tedbirin infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2020 tarihli ve 2019/128985 Soruşturma, 2020/30378 Esas, 2020/21556 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/515 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 30.06.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 22.11.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 37.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.03.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/334 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına", hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının kaldığı yerden devamına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.12.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 30.12.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşmesini takiben 20.01.2020 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, tedavi programına uyması sonrasında Rehberlik ve İyileştirme Program Takvimi hazırlandığı, 10.06.2020 tarihli vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 29.06.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra 01.07.2020 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığı gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, "durma" kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/81 Esas, 2023/334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla