İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17439 Karar: 2025/5418 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17439 K.2025/5418

10. Ceza Dairesi 2023/17439 E. , 2025/5418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 39.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/693 E., 2015/784 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 2

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17439 E. , 2025/5418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 39.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/693 E., 2015/784 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 2

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17439 E. , 2025/5418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 39.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/693 E., 2015/784 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 25.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 29.04.2019 tarihli ek karar ile "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 24.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/10436 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102695 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/102695 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 sayılı kararı yönünden; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğine ilişkin tebligat evrakının bulunmadığı gibi, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin belirtilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 sayılı ek kararı yönünden; Sanık hakkında 29.11.2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231/5-6 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair kararın 25.12.2015 tarihinde kesinleştiği, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk sebebiyle değil, genel hükümler uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince verildiği nazara alındığında, sanığın denetim süresinde 24.08.2018 tarihinde işlediği yaralama suçundan Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/135 Esas, 2019/300 sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2015 tarihli ve 2015/2264 Soruşturma, 2015/247 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 22.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, kararın infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2015 tarihli ve 2015/2264 Soruşturma, 2015/26786 Esas, 2015/22288 sayılı iddianamesi ile İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.11.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 25.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.08.2018 tarihinde işlediği yaralama suçundan Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/135 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.04.2019 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı ek kararı ile, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yaralama suçundan hükmün açıklanamayacağı gerekçesiyle "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" dosya üzerinden karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 1. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde belirtilen kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 2. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında 29.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair kararın 25.12.2015 tarihinde kesinleştiği, söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle değil, genel hükümler uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince verildiği dikkate alındığında, sanığın denetim süresinde 24.08.2018 tarihinde işlediği yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" karar verilmesi, Kanun'a aykırı ise de; İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile kanun yararına bozulması gerektiğinden ve bozma sonrası Mahkemesince "durma" kararı verileceğinden, ortada açıklanacak bir hüküm kalmayacağı ve Mahkemesince aynı esas ile dosya üzerinden ek karar ile "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" karar verildiği de dikkate alındığında, "hükmün açıklanmasına yer olmadığına" dair ek kararın kanun yararına bozulmasında hukuki yarar kalmadığı anlaşıldığından; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, B. İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2019 tarihli ve 2015/693 Esas, 2015/784 Karar sayılı ek kararına yönelik KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla