Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/21319 E. , 2025/6094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2020/428 E., 2020/511 K. 2. 2018/760 E., 2019/713 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/21319 E. , 2025/6094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2020/428 E., 2020/511 K. 2. 2018/760 E., 2019/713 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/19345 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109761 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/109761 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1. Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/428 esas, 2020/511 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 07.02.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.07.2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, somut olayda, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın hatalı olarak kesin olduğu belirtilmek suretiyle anılan karara karşı 15 günlük süre içerisinde Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz edilebileceği hususunun gösterilmediği ve sanığın başvurabileceği kanun yolundan haberdar olmadığı gibi, Aksinin kabulü halinde dahi, sanık hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, sanığın alınan son beyanında bildirdiği ve aynı zamanda da mernis adresi olan "... Mah. ... Sk. No:.. İç Kapı No:.. ../..." şeklindeki adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, öncelikle söz konusu adrese bilinen son adres sıfatıyla 7201 sayılı Kanun'a göre normal usulde tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, sanığın doğrudan mernis adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin de usulsüz olduğu, açıklanan nedenlerle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/760 esas, 2019/713 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Adı geçen sanığın inceleme konusu 21.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2018/760 esas, 2019/713 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/428 esas, 2020/511 sayılı kararının yukarıda yazılan gerekçelerle kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmayacağı, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olacağı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/428 Esas ve 2020/511 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 07.02.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2017 tarihli ve 2017/2130 Soruşturma, 2017/87 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu gösterilmeyerek kararın kesin olarak karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 22.05.2017 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 02.05.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2017 tarihli ve 2017/2130 Soruşturma, 2017/1695 Esas, 2017/1410 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yine sanık hakkında 17.05.2017 tarihli aynı nev'i suçtan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2017 tarihli ve 2017/5978 Soruşturma, 2017/2045 Esas, 2017/1671 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının ve 10.08.2017 tarihli aynı nev'i suçtan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2017 tarihli ve 2017/9636 Soruşturma, 2017/2669 Esas, 2017/2189 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Yalova 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/363 Esas sayılı davası ile birleştirilmelerine karar verildiği, 4. Yapılan yargılama sonucunda, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2017 tarihli ve 2017/363 Esas, 2017/556 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.10.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5. Sanığın denetim süresi içerisinde 28.05.2018 ve 21.08.2018 tarihlerinde işlediği aynı nev'i suçlardan Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/760 Esas, 2019/713 karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.12.2020 tarihli ve 2020/428 Esas, 2020/511 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın kesin olarak verilmesi nedeniyle şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı gibi, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğinin de usulsüz olduğu, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. B. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/760 Esas ve 2019/713 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 21.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli ve 2018/10869 Soruşturma, 2018/2860 Esas, 2018/2443 sayılı iddianamesi ile Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yine sanık hakkında 28.05.2018 tarihli aynı nev'i suçtan Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2018 tarihli ve 2018/8043 Soruşturma, 2018/2954 Esas, 2018/2525 sayılı iddianamesi ile doğrudan birleştirme talepli açılan kamu davasının Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/760 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.12.2019 tarihli ve 2018/760 Esas, 2019/713 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan açılmış olan işbu davada; dayanak Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararının, erteleme kararının kesin olarak verilmesi nedeniyle Kanun'a aykırı olup durma kararı verilmesi gerektiğinden doğrudan açılan işbu davanın dayanaksız kaldığı anlaşıldığından, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. C. Dosyalar kapsamına göre sonuç olarak; Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesi, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesince de, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği anlaşıldığından her iki kararın kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,